YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davadaki savunmasına ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.
İmamoğlu’nun üç gündür sürdürdüğü savunmada hakkındaki iddialara tek tek yanıt verdiğini belirten Özel, savunmada çeşitli delillerin ortaya konulduğunu söyledi. Özel, iddia makamının bu açıklamalara karşı yanıt vermediğiniileri sürerek iddianameyi eleştirdi.
“İddia makamı perişan durumdadır”
İmamoğlu’nun savunmasında hakkındaki suçlamalara karşı deliller sunduğunu savunan Özel, özellikle Cebeci meselesi üzerinden yapılan açıklamalara dikkat çekti.
Özel, Cebeci konusunun İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgisi olmadığını İmamoğlu’nun belgelerle ortayakoyduğunu ileri sürdü. İzinlerin ilgili bakanlıklar tarafından verildiğini ve yüzde 10’luk payın İstanbul Valiliğitarafından alındığını belirten Özel, iddia makamının bu açıklamalara yanıt veremediğini savundu:
"Savcılık makamı, iddia makamı bir bütündür. Yani geçmiş dönem İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olan bugünkü Adalet Bakanı dahil o dönem onunla bir bu iddianameyi oluşturan herkes bugün burada savcı tarafından temsil edilmektedir. Bu iftiraları atanlar dönüp Ekrem İmamoğlu’nun gözünün içine bakabiliyor mu? Bir kelime söz söyleyebiliyor mu? Ekrem Başkan bütün iddiaları çürütürken, 'Hayır efendim, doğru söylemiyor, doğrusu budur' diyebiliyor mu? Bunların hiçbirisi olmuyor.
İddia makamı perişan durumdadır. İddianame yüz tanelik peçete gibi teker teker 156 tane peçete Ekrem İmamoğlu tarafından alınıp atılmaktadır. İddianame acziyet içindedir. İddia makamı acz içindedir. Bütün milletin gözünün önünde iddianame perişan olmuş durumdadır."
Özgür Özel’den canlı yayın ve Halk TV tepkisi
Özel, İmamoğlu’nun savunmasının kamuoyuna canlı yayınla aktarılmamasını da eleştirdi. Daha önce duruşmalarıncanlı yayınlanmasını istediklerini hatırlatan Özel, Halk TV’ye yönelik işlemlerin savunmanın duyulmasını engellediğiniöne sürdü.
Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslenerek şu ifadeleri kullandı:
"Şimdi hal böyle olduğu bir noktada Halk TV niye kapatıldı savunmadan birkaç saat önce anlamak daha mümkün. Çünkü duysun istemiyorlar milletin kulağına savunma gitsin istemiyorlar. Şimdi anlıyor musunuz biz niye büyük bir öz güvenle canlı yayın istiyorduk da Devlet Bey de yayınlansın dediği halde, Erdoğan da Devlet Bey istiyorsa elbette olur dediği halde niçin canlı yayınlanmadığını görüyor musunuz? Hani burada bir iftiracı savcı tarafından tehdit edilip de Ekrem Başkan’a diklenince Akın Gürlek ne demişti? 'Acaba hâlâ canlı yayın istiyorlar mı?' İstiyoruz. Akın Bey istiyoruz. Biz buradayız. Ama siz bırakın canlı yayınlamayı burada muhabir bulundurup canlı yayınında kapı önünden bunu anlatacak Halk TV’den korktunuz, Halk TV’yi kapattınız."
“Büyük bir yalan çökmüştür”
İmamoğlu’nun savunma yapmasının daha önce de çeşitli nedenlerle geciktirildiğini öne süren Özel, savunmanın kitaplaştırılmasının ardından toplatma kararı verildiğini de hatırlattı.
Savunmada hakaret veya suç unsuru bulunmadığını savunan Özel, sürece ilişkin eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:
"Ekrem Başkan’ın savunmasının önce yaptırılmamaya çalıştığını bir hatırlayalım. 9 Mart’tan 9 Temmuz’a kadar yaptırılmadı. 9 Temmuz günü hakim tatile gideceğim diye 9 Temmuz günü iki gün tanımadı. Ağustosta yaptırılmadı. Selin, felaketin İstanbul’u bulduğu bir gün sabahleyin Halk TV kapattırılarak yaptırmaya mecbur kaldıkları savunmanın duyulmasını istemedikleri için şimdi bu durumdalar. Ekrem Başkan’ın yapılmayan savunmasını kitap olarak bastığımızda kitaba toplatma kararı verdiler. Dinliyorsunuz savunmanın orijinalini. Burada kitap toplatacak ne var? Kime hakaret var? Kime kötü söz var? Kaldı ki kitap toplamak için bu savunmada geçen herhangi bir ifadenin kanunda yeri var mı? O yüzden Adalet ve Kalkınma Partisi, Adalet Bakanı boşuna korkmuyor. Çünkü büyük bir yalan çökmüştür. Ekrem Başkan hakikati milletimize sunmaktadır. Hakikatin manifestosu satır satır kayda geçmektedir."
“Akın Gürlek adeta ekranın arkasına gömülmüştür”
İmamoğlu’nun belediye yönetimi, mali işlemler ve metro projeleriyle ilgili açıklamalarına değinen Özel, savunmadasunulan belgelerin iddialara yanıt niteliğinde olduğunu ileri sürdü.
İBB’nin mali durumu ve metro yatırımları hakkında değerlendirmelerde bulunan Özel, belediyenin geçmişte yaşadığı finansman sorunlarının ardından birçok projeyi eş zamanlı yürüttüğünü savundu.
Metro projelerine ilişkin finansman işlemlerinin yolsuzluk olarak değerlendirilmesini eleştiren Özel, İmamoğlu’nun savunmasında bu işlemlerin gerekçelerini açıkladığını söyledi:
“Savunma hakkı kutsaldır”
Özgür Özel, İmamoğlu’nun savunması hakkında soruşturma açıldığına ilişkin soruyu yanıtlarken savunma hakkınınkısıtlanmaması gerektiğini söyledi.
Savunmanın ikinci ve üçüncü günleri arasında soruşturma açılmasının İmamoğlu’nun kendisini ifade etme hakkınıtehdit ettiğini savunan Özel, savunma sırasında kullanılan ifadeler nedeniyle yeni bir soruşturma yürütülmesini eleştirdi.
Özel, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Keşke, imkân olsa. Burada kararı bu hakim değil de kurayla belirlenecek 100 İstanbullu hem iddianameyi dinlese hem Ekrem Bey’i dinlese. Bir tanesi iddianameye hak verirse 50 yıl yatsın Ekrem İmamoğlu. 100 tarafsız, vicdanlı insan gelsin burada, burayı dinlesin ve bir tanesi desin ki, Ekrem İmamoğlu İstanbul’da yolsuzluk yaptı. Teker teker anlatıyor. Borçlarını nasıl ödemiş, faizleri nasıl bitirmiş, yapılan yardımları nasıl beş katına çıkarmış, Üsküdar’ı sudan nasıl kurtarmış. Daha bugünlerde dereler taşıyor. Nasıl tek bir dere yatağına imar izni vermemiş. İstanbul’a karşı ihanet projesi olan Kanal İstanbul’a nasıl direnmiş ve nasıl dünyanın en kolay kredi verilen kurumu haline gelmiş. Türkiye’nin kredi notu en yüksek kurumu haline İBB’yi nasıl getirmiş.
Devraldı İBB vergi borçlusu, SGK borçlusu, dünyadan kredi bulamayan 10 metronun durdurulduğu, dondurulduğu bir yerdeyken aynı anda on metroya birden kaynak bulan, bu metroları çalıştıran, inşaatlarını ilerlettiren Ekrem İmamoğlu’nun bu başarısını nasıl hazmedememişler. Bunları görsünler. 10 metroyu bir metre ilerletemez hale getirdikleri İstanbul’dan aynı anda 10 metronun yer altında hızla ilerlediği bir noktaya geldi İstanbul ve son söz bu metro için dışarıdan bulunan parayı İBB’nin parasıyla ödedin diye o tutarı yolsuzluk hanesine yazmışlar. Açıkça dün ispatladı. 'Biz cebimizden aldık, öbür cebimize koyduk. İlk önce metro için para istedik ama o sırada parayı beklemeden İBB’nin parasıyla metroyu yaptım. Yurt dışından metronun kaynağı gelince de buradaki borcu kapattım. Bunun neresi suç?' dedi. Savcı, ekranın arkasına gömüldü. Yok oldu. Orada dün yok olan savcı adeta koltuğun altına kaçan savcı, gözünü bizden, ailelerden kaçıran savcı bir insan değil. Topyekûn iddia makamı Akın Gürlek o. Akın Gürlek adeta ekranın arkasına gömülmüştür. Kimsenin yüzüne bakamıyorlar, iddianame çökmüştür. Ekrem İmamoğlu’nun savunması tarihe geçecek niteliktedir. Hadi bakalım buradan, iktidara yakın medya kuruluşları, gelin de içeride duyduklarınızı çıkın anlatın bakalım. Bir tane iftiracının lafına altı tane köşe yazısı yazanlara söylüyorum. Gel de Ekrem İmamoğlu’nun savunmasına köşende şu kadar yer ver bakalım."




