Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, YENİ Parti lideri Özgür Özel ile bir araya geldi.

Görüşmenin ardından Hatimoğulları, Bakırhan ve Özel, basın mensuplarının karşısına çıkarak açıklamalarda bulundu.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü: Sıcaklıklar mevsim normalleri civarında seyredecek
Meteoroloji Genel Müdürlüğü: Sıcaklıklar mevsim normalleri civarında seyredecek
İçeriği Görüntüle

Basın toplantısında ilk konuşmayı yapan Bakırhan, 'süreç' kapsamında YENİ Parti'nin olumlu ve uzlaşmacı bir yaklaşım sergilediğini ifade etti. Bakırhan, “Dünya kadar baskıya maruz kalmalarına rağmen, dışarıdan direnç olmasına rağmen doğru yerde durdular” sözleriyle partinin tutumunu değerlendirdi.

Bakırhan, yasanın hayata geçirilmesinde toplumun yanı sıra emek ve meslek kuruluşlarına, sendikalara, siyasi partilere ve TBMM'ye önemli sorumluluklar düştüğünü vurguladı.

"İlk günkü tutumumuzu son ana kadar değiştirmedik"

Özel ise şu ifadeleri kullandı:

"Bir ülkede demokrasinin var olması muhalefetin özgür olmasına, muhalefetin hem toplumsal muhalefetin hem siyasi muhalefetin rahat bir şekilde görevini yapmasından ölçülüyor. Bu konuda iki görev var. Biri iktidara düşen görev. Türkiye'deki iktidarın bu konuda herhangi bir katkısı ya da bir özeni olmadığı açık. Hem toplumsal muhalefeti susturabilmek için hem de siyasi muhalefeti baskı altına alabilmek için ellerindeki bütün imkânları fazlasıyla kullanıyorlar. Muhalefete düşen ise birbiriyle diyaloğu, bazı konularda farklı da düşünülse, siyasi yelpazelerin başka taraflarında da olsa birbirleriyle olan diyaloğu sağlıklı ve düzenli bir şekilde sürdürmektir. Biz YENİ Parti olarak hep bunu savunuyoruz.

Türkiye'deki barış sürecinde, terörün sona ermesi, silahların bırakılması ve çatışmaların bir daha geri gelmemek üzere son bulmasından bu topraklarda yaşayan hiç kimsenin zararı yoktur. Buradan herkes faydalı çıkar. Biz, 'Tarihin doğru tarafında yer almak gerekir' dediğimiz ilk günkü tutumumuzu son ana kadar değiştirmedik ve bu tutumumuzu tekrar teyit ediyoruz."

"Seçilmişler hala hapiste yatıyor"

"Muhalefetin diyalog içinde ülkenin temel meselelerinin göğüslenebildiği ve kaybedeninin olmayacağı kazanımların ülkeye kazandırılması önemlidir. Bu anlamda Türkiye'deki barış süreci; terörün sona ermesi, silahların bırakılması, çatışmaların bir daha geri gelmemek üzere son bulmasında bu topraklar üzerinde yaşayan hiç kimsenin zararı yoktur. Herkes faydalı çıkar, kârlı çıkar. Hem ülke yeni acıları yaşamaz hem de bundan sonra silahlanmaya, savunma harcamasına, terörle mücadeleye değil, kalkınmaya bütçe ayrılır. Ülkenin geleceğine yatırım yapılır. Ülkede yaşayan herkesin tüm farklılıklarıyla kardeşçe yaşayabileceği bir ortam için önemlidir. Biz bu noktada 'Tarihin doğru tarafında yer almak gerekir' dediğimiz ilk günkü tutumumuzu son ana kadar değiştirmedik ve bu tutumumuzu tekrar teyit ediyoruz. Tabii yukarıda da görüştük. Buranın da gündemi, Meclis'in de en önemli, bence bu yılki gündemi, biz altına hep birlikte imza attığımız bir komisyon raporu var. Komisyon raporunun 6. kısmına ilişkin bir yasama faaliyeti ağustos ayının 10'unda gerçekleşti. Ama bunun devamında yapılması gerekenler, yani esas olarak raporun 7. kısmı, demokratikleşme adımları, Meclis'te altında imzası bulunan herkesin gayretini ve bir an önce harekete geçmesini bekliyor. Düşünün ki seçilmişler hâlen daha hapiste yatıyorlar ve bu konuda atılan hiçbir adım yok."

"BUGÜN 1 KAMERA 1 MUHABİR EKSİK"

Öte yandan, gazetecilerin durumuna dikkat çeken Özel, şunları kaydetti:

"İktidar partisinin sözcüsünün talimatıyla 'Buradan sonra tavizsiz olarak hukuken ve siyaseten sahaya iniyoruz' dedikten sonra 2 gazeteci hapse, 2 gazeteci ev hapsine gidiyor ve bütün akademisyenlerin, gazetecilerin, yani muhalefet eden kim varsa hem de düşünce özgürlüğü sınırlarının içinde kimseye hiçbir söz söylemeyen paylaşımları bile saatler içinde erişim engeline tabi tutuluyor. Ve hatırlatmak isterim ki bugün 1 kamera eksik burada, 1 muhabir eksik burada. Muhalefete en çok alan açan Halk TV'de şu anda bant yayın yapılıyor. Yani muhalefetin tüm renklerine, seçilmiş tüm renklerine alan açan, meşruiyetini kendi üyesinden, kendi seçmeninden alan muhalefetin tüm aktörlerine alan açan Halk TV şu anda susturulmuş durumda."

Özel: "Biz o kurşun askerler içinde değiliz"

Siyasi parti liderlerine, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un 'erken seçim' tartışmalarıyla ilgili tarih vererek yaptığı açıklamalara ilişkin sorular soruldu.

Tuncer Bakırhan, "Biz cevap vermek için siyasetçileri muhatap alıyoruz. Biz sokakta bulunan bir siyasi partiyiz Sokakta siyaset yapan bir siyasi partiyiz. Seçim kararı alınırsa en hazır partilerden biriyiz ama şu an öyle bir gündemimiz yok" ifadelerini kullandı.

YENİ Parti lideri Özel ise "Biz seçimlerin birkaç hafta yada 1 ay öne alınması erken seçim değil, anayasanın arkasından dolaşmak olarak görüyoruz. Biz bu tartışmaya kapalıyız" dedi.

Özel konuya ilişkin şunları kaydetti:

"Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 280 milletvekili var. MHP'ninkini ilave ettiğinizde erken seçim kararı alınabilmesi için 40'a yakın milletvekilinin bir desteği gerekiyor Cumhur İttifakı'nın dışında. Ben diyorum ki bizden böyle bir şey konuşulmadı, konuşulması da mümkün değil. Zaten biz seçimlerin birkaç hafta ya da 1 ay öne alınmasını erken seçim değil, Anayasa'nın seçimlerin öne alınması maddesinin arkasından dolaşmak, Anayasa'ya karşı muvazaalı bir işlem yapmak olarak görüyoruz. Zaten bizim açımızdan biz bu tartışmaya kapalıyız.

E şimdi bunun dışında 2 grup kalıyor bu sayıya erişebilecek. Sayın Eş Genel Başkan da diyor, 'Bizim böyle bir görüşmemiz, konuşmamız yok' Sayın Mehmet Uçum o zaman Meclis'in iradesini ipotek altına alan ve 'Bu tarih kesinleşti' dediği taahhüdü kimden almış, onu bir açıklasın. Yani ben seçilmemiş bir genel başkana gidip 'Bu soruyu sorun' diyemeyeceğim size gazeteci olarak. Ama orada bir grup daha kalıyor ortaya. Yani Mehmet Uçum'un söylediği grup, butlanla müdahale ettikleri bir siyasi partinin kalan grubunu söylüyorsa o zaman o meseleyi ya Mehmet Uçum açıklasın ya da herkes kendi pozisyonunu doğru tarif etsin. Bu, Cumhuriyet Halk Partisi'ne yapılan butlan girişiminin bir ürünü olarak oradan erken seçime bir destek taahhüdü aldıklarını söylüyorsa söylesinler, söylemiyorsa netleşsin. Çünkü bir başka partiye soracak durum yok.

3 ihtimal var burada. Zaten İYİ Parti'nin yaklaşımı ortada ve sayısı yeterli değil bu anlamda. Yani İYİ Parti bir an için 'Olur' bile dese yine de 3 gruptan birinin daha destek vermesi gerekiyor. Ne Yeni Yol grubu ne İYİ Parti grubu aranan desteği verebilecek milletvekili sayısına sahip değil. 91 milletvekiliyle biz 'yokuz' diyoruz. DEM Parti, 'Böyle bir konu görüşülmedi, böyle bir şey gündemimizde yok' diyor. O zaman Mehmet Uçum butlanı mı ifade ediyor? Ya da Meclis üzerindeki bir tahakkümünü savunacak nasıl bir aritmetik kurmuş? Ona bir bakmak lazım. Sorun, Saray'da oturanların kendini Meclis'in üzerinde görme sorunu. Sorun, Saray'da oturan, bütün kararların Saray'dan tek elden verildiği ve bu kararların uygulanacağı kurşun askerlerin de Meclis'e dizildiği algısı. Biz o kurşun askerler içinde değiliz."

Kaynak: HABER MERKEZİ