Öztrak: Tek adam rejimi tüm kurumları yıpratmış durumda

ANKARA – KÜTAHYA – CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Afyonkarahisar’da; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Faizi savunanla beraber olamam” sözlerini değerlendirdi. Erdoğan’ın, Merkez Bankası Başkanı’nın ve Hazine ve Maliye Bakanı’nın açıklamalarının birbiriyle tutarlı olmadığını dile getiren Öztrak, “Biri doğru söylüyor. O da bakan, bakan. Doğruyu söyleyen bakan. Ama diğerleri aldıkları talimat çerçevesinde hareket etmek istiyorlar” dedi. CHP Ekonomi Masası, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak başkanlığında, Afyonkarahisar’ın ardından Kütahya’da ekonominin nabzını tuttu.
Öztrak, Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun çelişkili açıklamalarını hatırlatarak, “Türkiye mikro olarak üç tane krizi arka arkaya yaşıyor. 2001 krizini görmüş ve krizi yöneten bürokrasideki en üstü düzeydeki kişilerden biri olarak benim gördüğüm şu. Önce güveni bitirdiler. Güven krizi başladı. Şimdi bir döviz, kur krizi içine giriyoruz. Ama bu burada kalmaz. Bu arkasından döner finansal sistemde krize neden olur. Finansal sistemdeki krizin işi nerelere götüreceğiz belli olmaz. Bugün ihracatçı iyi durumdayız diyor. İhracatçının durumunun da kötüye gittiğini görürüz” diye konuştu.
DIŞ BORÇ 836 MİLYAR LİRA ARTTI
Türk lirası değer kaybettiği için Türkiye’nin dış borcunun 836 milyar Türk lirası arttığına dikkat çeken Öztrak, “Sadece devletin bütçesini değil iş insanlarının bütçesini, ailelerin bütçesini de altüst ediyor. Çünkü Türkiye en fazla dövizle borçlanan ülkelerden bir tanesi” diye bilgi verdi.
“İş bir finansal krize dönüşürse bundan önceki krizler gibi toplaması çok kolay olmaz” diyen Öztrak, finansal krizin yaşanmaması için atılan güçlü temelin ciddi şekilde zorlandığını kaydederek, “Bir dönem bir 128 milyar dolar rezerv meselesini gündeme getirdik. Bugün hala geçerlidir. Nedir bu 128 milyar dolar meselesi? Merkez Bankası kendi sahibi olduğu rezervi sattı. Ne zaman sattı? 2018’de ve referandum sürecinde sattı. Niye sattı? Ekonomide istikrar havası verebilmek için sattı” diye vurguladı.
Rezerv satarak Türk lirasının değerindeki kaybın durdurulamayacağını belirten Öztrak, “Kayınpeder damat bir araya geldiler. 128 milyar doları sattılar… Merkez Bankası elinde yeterli cephaneye sahip olduğunu gösterebilse, bu günlük dalgalanmalar şiddetli olmaz. Bu tabii faizde diğer konularda yapılan hataların bedeli olacaktır. Ama kısa vadede Merkez Bankası’nın elinde cephane kalırdı. O da kalmadı” dedi.
Öztrak, ekonomi yönetiminde başarısızlık olduğunu belirterek, özetle şunları ekledi:
“Bu nasıl bir kitap yazmak? Bütün bunların arkasında tek adam rejimi var. Tek adam rejiminin devlette yarattığı yönetim krizi var. Kurumlar artık yasal görevini bile saraydan talimat almadan yerine getirmiyorlar.
Yangında, selde bu böyle oldu. Türkiye’yi uçuracağız dediler, uçak uçuramadılar. Ülkeyi sel götürdü, vatandaşı şikayet ettiler, ‘dere yataklarına ev yapıyorlar’ diye. Esas mühim olan son dönemde yaşadıklarımız. Geçenlerde Hazine ve Maliye Bakanı çıktı. Merkez Bankası Başkanı’nı anlatmıştım, çıktı, ‘Manşete değil, çekirdek enflasyona bakacağız, sonra da çekirdeğe değil cari açığa bakacağız, fiyatları bu şekilde düşüreceğiz’ dedi.
Hazine ve Maliye Bakanı çıktı, ‘Enflasyonda arzuladığımız seviyede değiliz. Kurumlar üzerine düşeni yapmalı, cari açığı düşürmek hükümetin görevi ‘dedi. Arkasından Cumhurbaşkanı çıktı, dün; ‘Faiz sebep, enflasyon sonuçtur. Bunun tersini söyleyen benimle yürümesin’ dedi. Zaten o konuşmayı yaptıktan sonra dolar 11 liraya dayandı.
“BİRBİRLERİNİN SÖYLEDİĞİ TUTARLI DEĞİL”
Bu konuşmaları kim yapıyor. Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanının atadığı bakan, Cumhurbaşkanının atadığı Merkez Bankası Başkanı. Bu söylenenlerin hiçbiri tutarlı değil. Biri doğru söylüyor. O da bakan, bakan. Yani doğruyu söyleyen bakan. Ama diğerleri aldıkları talimat çerçevesinde hareket etmek istiyorlar. Burada üzücü olan, yapılan hatalara Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan AK Parti Genel Başkanı’nın dini kisveyle örtmeye çalışması. Bu, faize ideolojik yaklaşım. Son derece yanlış.”
Öztrak, iktidara geldiklerinde ekonomiyi nasıl düzelteceklerini üç “y” ile anlatarak, yeni kadrolar, yeni kurallar ve yeni kurumlarla bunu yapacaklarını anlattı.