ABD doları, ABD Hazine Bakanlığının tahvil piyasasında yaşanan sert satışları sınırlamak amacıyla attığı adımların ardından değer kaybetti. Dolar endeksi üç ayın en düşük seviyesine yaklaşırken, euro son üç ayın en yüksek seviyesine yükseldi.
Dolar endeksi üç ayın en düşük seviyesini gördü
Dolar endeksi 98,723 seviyesine gerileyerek 14 Mayıs'tan bu yana kaydedilen en düşük seviyeye indi. Euro da dolar karşısında 1,1692 seviyesine yükselerek mayıs ayının ortasından bu yana en yüksek değerine ulaştı.
ABD Hazine Bakanlığının tahvil piyasasına yönelik adımları sonrasında döviz piyasasında doların zayıfladığı görüldü. Eurodaki yükseliş de dolar karşısındaki hareketin öne çıkan gelişmeleri arasında yer aldı.
ABD tahvil faizinde gerileme yaşandı
ABD'nin 30 yıllık tahvil faizi, haftanın başında yüzde 5,337 seviyesine çıkarak 19 yılın en yüksek değerine ulaşmıştı. Hazine Bakanlığının uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırması ve borçlanmanın daha büyük bölümünü kısa vadeye yönlendirmesinin ardından söz konusu faiz yaklaşık yüzde 5,20 seviyesine geriledi.
Tahvil faizindeki düşüş, Hazine Bakanlığının piyasalardaki satış baskısını azaltmaya yönelik adımlarının ardından gerçekleşti. Uzun vadeli tahvil faizlerinde görülen hareketlilik doların seyrinde de etkili oldu.
Doların gerilemesi yene destek verdi
ABD dolarındaki değer kaybı Japon yenininin dolar karşısındaki hareketini de destekledi. Dolar/yen paritesi 158,41 seviyesinde işlem gördü.
Döviz piyasasında doların zayıflamasıyla birlikte yen tarafındaki hareketlilik de takip edildi. Paritedeki son durum 158,41 seviyesinde gerçekleşti.
Fed tutanaklarında faiz artışı mesajı
ABD Merkez Bankasının (Fed) temmuz ayında gerçekleştirdiği toplantıya ilişkin yayımlanan tutanaklar, üyelerin enflasyon konusunda daha temkinli bir yaklaşım sergilediğini ortaya koydu. Tutanaklarda bazı üyelerin faiz artışına açık olduğu görüldü.
Bununla birlikte son dönemde enflasyon, istihdam ve ekonomik aktiviteye ilişkin açıklanan zayıf veriler, yakın vadede faiz artırılacağı yönündeki beklentilerin sınırlanmasına neden oldu. Böylece Fed'in para politikasına ilişkin değerlendirmelerde hem enflasyon görünümü hem de ekonomik verilere ilişkin gelişmeler öne çıktı.




