Çocukların göz sağlığı konusunda dikkat edilmesi gerekenler

Gelişim çağındaki çocuklarda sıkça görülen göz tembelliği, kırma kusurları, şaşılık, renk körlüğü, göz kayması, göz kapağı düşüklüğü, miyopi, hipermetropi, astigmat, göz yaşarması benzeri belirtilerin göz rahatsızlıklarının habercisi olduğunu belirten Prof. Dr. Halil İbrahim Altınsoy, göz sağlığı konusunda bilgi vererek, dikkat edilmesi gerekenleri sıraladı

NAZ AKMAN/ ANKARA – Çocukluk dönemindeki dünyayı anlamlandırma ve tanıma sürecinde görme duyusu en önemli rolü üstleniyor. Ancak bu dönemde yapılan bazı ihmaller ve meydana gelen göz rahatsızlıkları ilerleyen dönemlerde çocuğun sosyal yaşamını negatif yönde etkileyecek sonuçlara neden olabiliyor. Bu nedenle ciddi sonuçların önüne geçmek için çocuklarda meydana gelebilecek göz tembelliği, kırma kusurları, şaşılık ve renk körlüğü gibi göz rahatsızlıklarının doğru bilinmesi gerekiyor. Çocukluk yaşlarında yapılan ihmaller nedeniyle ileriki yaşlarda tedavisi oldukça zorlaşan sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Göz rahatsızlıkları özellikle gelişim dönemindeki çocuklar için psikolojik travmalara yol açan bir süreci başlatabiliyor. Öğrenim sürecindeki bilgilerin yüzde 80’inin görme duyusuyla elde edildiğini belirten Dünyagöz Ankara’dan Prof. Dr. Halil İbrahim Altınsoy, çocuk göz sağlığında meydana gelebilecek rahatsızlıkları, önlemleri ve dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.

Prof. Dr. Halil İbrahim Altınsoy

Bu belirtilere dikkat!
Göz kayması, göz kapağı düşüklüğü, göz yaşarması, göz kapaklarındaki şişlik, miyopi, hipermetropi, astigmat gibi belirtilerin göz rahatsızlıklarının habercisi olduğunu kaydeden Altınsoy, uzman bir hekime danışılarak gerekli önlemlerin alınması konusunda önerilerde bulundu. Altınsoy, teknolojik cihazların kullanımında ebeveynlerin kontrollü davranması gerektiğinin altını çizerek, “Çocukların göz sağlığı 0 – 16 yaş arasındaki dönemde doğru şekilde takip edilmelidir. Bebeklik döneminde, okul öncesi dönemde veya okul süresince düzenli göz muayenelerinin yanı sıra göz sağlığının takibi birçok göz hastalığını küçük yaşlarda ortaya çıkarmaktadır. Göz kayması, göz kapağı düşüklüğü, göz yaşarması, göz kapaklarındaki şişlik gibi belirtilerin göz ve göz çevresinde meydana gelmesi durumunda mutlaka uzman bir hekime danışılmalıdır. Bunun yanı sıra ilerleyen yaşla birlikte çocukların hayatına giren teknolojik cihazların kullanımına da dikkat edilmelidir. Bu cihazlara sürekli yakından bakmak miyopi rahatsızlığına davetiye çıkarmaktadır. Bu riski minimuma indirmek için çocukların, dijital ekranların başında geçirdiği zamanın kontrol altında tutulması önemlidir” dedi.
Doğum sonrası göz muayenesi şart
Doğumla birlikte belirli periyotlarla yapılacak kontrollerin tanıları kolaylaştıracağını belirten Altınsoy, “Çocuklarda meydana gelebilecek göz rahatsızlıklarının okul öncesi dönemde yapılacak göz muayeneleri ile tespit etmek mümkün. Doğumdan sonra 4-6 hafta arasında mutlaka göz muayenesinin yapılması gerekmektedir. Bu dönemde yapılacak muayene erken doğan bebeklerin gözlerinde görülen Prematüre Retinopatisi hastalığının veya genetik rahatsızlıkların tanısını kolaylaştırmaktadır. Bebeklerde 6 ay 1 yaş arasında yapılacak muayeneler ise özellikle şaşılığın tespiti ve tedavisi için önemlidir.1 yaşında gerçekleştirilecek kırma kusuru muayenesi ise göz tembelliklerini net bir şekilde ortaya çıkarmaya yardımcı olmaktadır” bilgisini verdi.
Çocuklarda en sık görülen 6 göz rahatsızlığı ve tedavi yöntemleri
Miyopi, hipermetropi, astigmat, şaşılık, göz tembelliği, renk körlüğü başta olmak üzere çocuklarda en sık görülen göz rahatsızlıkları konusunda detaylı bilgi veren Altınsoy, tedavi yöntemlerini de açıkladı. Altınsoy çocuklarda en sık görülen 6 göz rahatsızlığı hakkında şöyle konuştu:
“Gözün önden arkaya olan çapının uzaması veya göz merceğinin ışığı fazlasıyla yansıtması, miyopa yol açabilir. Uzaktaki cisimleri net olarak göremeyen kişilerde görülen miyopi, 0-6 yaş arasındaki çocukların yüzde 4’ünde gözlemlenirken, 5-17 yaş arasında görülme oranı yüzde 9’dur. Gözlük ve lens kullanımının yanı sıra ilerleyen dönemlerde gözlerin uygun görülmesi halinde lazer ile tedavi edilebilir. Halk arasında yakını görememe hastalığı olarak bilinen bir başka kırma kusuru olan hipermetropi, gözün önden arkaya olan çapının daralması ile oluşur. Doğuştan oluşabilen hipermetropi, 0-6 yaş arasındaki çocukların yüzde 21’inde görülürken, 5-17 yaş arasında görülme oranı yüzde 13’tür. Gözlük ve lens kullanımının yanı sıra ilerleyen dönemlerde gözlerin uygun görülmesi halinde lazer ile tedavi edilebilir. Kırma kusurları arasında çocuklarda en sık görülen bir diğer rahatsızlık olan astigmat, göze gelen ışınların tek bir noktada kesişmemesi ile oluşur. Göz küresindeki uyumsuz eğrilerin sebep olduğu astigmatta görüntü bulanıklaşır. Miyopi ve hipermetropi hastalarında gözlemlenen astigmat, 0-6 yaş arasındaki çocuklarda görülme oranı yüzde 15 ile 28’i arasındadır. Gözlük ve kontakt lens kullanımı ile kontrol altına alınabilen astigmat, ilerleyen yıllarda operasyon ile tedavi edilebilir.
Göz doktorları tarafından ihmal edilmemesi şiddetle tavsiye edilen şaşılık, halk arasında göz kayması olarak da biliniyor. İlerleyen dönemlerde görme kaybına varabilecek ciddi sonuçlar oluşmasına yol açabilir. Şaşılık, 0-6 yaş arasındaki çocukların yüzde 3’ünde görülür. Tedavi başarısı için, erken başlamak büyük önem taşır. Herhangi bir kırma kusuru olan hastalarda 18 yaşına kadar gözlüğe devam edilmesi tavsiye edilir. Sadece bir gözde oluşan şaşılıklarda ise kapatma tedavisi uygulanır. Gözlerde veya göz sinirlerinde herhangi bir yapısal problem bulunmamasına rağmen, bir gözün diğerine oranla veya her iki gözün düşük görme kapasitesine sahip olması sebebiyle oluşan göz tembelliği, 0-6 yaş arasındaki çocukların yüzde 3’ünde görülür. Şaşılık, kırma kusurları, doğuştan katarakt, korneal leke veya göz kapağı düşüklüğü sebebiyle oluşabilen göz tembelliği teşhisinin özellikle 7 yaşın altında teşhisi konulması önem taşıyor. Sık göz kırpma, sıklıkla ovalama, dijital ekranlara bakarken başı bir yana eğme veya yazıları parmakla takip etme, göz tembelliğinin habercisi olabilir. Göz tembelliği, gözlük ve kapama tedavileri ile kontrol altına alınabiliyor. Kırmızı, yeşil ve mavi renklerden bir veya daha fazlasını ayırt edememe ile ortaya çıkan renk körlüğü, erkek çocuklarda bulunan X genine bağlı olarak gelişen bir rahatsızlık. Doğumsal bir rahatsızlık olmasına rağmen, çocukların renkleri ve çevreyi öğrenme çağında olması sebebiyle kolaylıkla fark edilemiyor. Erkek çocukların yüzde 2’sinde görülen renk körlüğünün bir tedavisi bulunmuyor. Renklerin ayırt edilebilmesi için özel olarak üretilen kontakt lensler sayesinde etkili sonuçlar alınabiliyor.”