Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, Akyazı’daki dolgu alanında ve arkasındaki yamaçlarda tehlikeli bir hareketliliğin başladığını belirtti. ANKA Haber Ajansı'ndan Esra Nur Pervan'a konuşanBektaş, özellikle yapay zekâ destekli InSAR (radar) uydu verilerinin yamaçların hâlâ aktif olduğunu ve ivmelenmenin arttığını kanıtladığını vurguladı.

"3,8’lik deprem bile yetti"
Sarsıntının büyüklüğünün küçük olmasının aldatıcı olmaması gerektiğini savunan Bektaş, "27 Ocak’taki 3,8’lik deprem dahi yamaçların stabilitesini bozmuş durumda. Küçük ve orta ölçekli depremler, yer altında birkaç futbol sahası büyüklüğünde alanları kırarak tonlarca dinamit etkisi yaratıyor. Bu da hassas dengedeki şevleri harekete geçiriyor," dedi.
Akyazı Stadı'nda daha önce yaşanan oturma ve çökmelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten profesör, şu uyarılarda bulundu:
"Yamaçlardaki hareket kuzeye (denize doğru) yöneldiği için sahil kenarındaki stadın ve hastanenin zeminini yatayda zorluyor. Bölgedeki aşırı yağışlar, kırıklı yapıdaki heyelan sahasını tetikleyen en büyük unsurlardan biri. Zemindeki kayma, her iki yapıda da ciddi deformasyonlar oluşturma potansiyeline sahip."
"Trabzon’un kuzey yamaçları eski heyelan sahasıdır"
Trabzon’un coğrafi yapısına dikkat çeken Prof. Dr. Bektaş, kentin denize bakan yamaçlarının tamamen eski heyelan bölgelerinden oluştuğunu hatırlattı. Bektaş, "Bu bölgeler zaten kritik eşikte duruyor. Şehir Hastanesi ve stat, bu heyelan alanının tam önünde inşa edildi. Stat bize bir uyarı vermişti; şimdi aynı risk hastane zemini için de geçerli," ifadelerini kullandı.
Bölgede şu an için ani bir yıkım tehlikesi bulunmadığını ancak "tehlikenin olmamasının riskin bittiği anlamına gelmediğini" söyleyen Bektaş, acil eylem planını "Buradaki iki dev yapı da sürekli olarak uydudan 24 saat boyunca gözlemlenmeli. Deformasyonların hızı ve yönü milimetrik olarak takip edilerek olası bir felaketin önüne geçilmelidir" şekilde özetledi.




