Uluslararası yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Quacquarelli Symonds (QS) tarafından hazırlanan 2027 Dünya Üniversiteleri Sıralaması yayımlandı. Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan açıklamaya göre; akademik itibar, işveren itibarı, öğretim üyesi başına atıf, uluslararası öğretim elemanı oranı, uluslararası öğrenci oranı, uluslararası araştırma ağı, istihdam çıktıları ve sürdürülebilirlik göstergeleri temel alınarak yapılan değerlendirmede, 106 ülke ve bölgeden 1504 üniversite incelendi. İnceleme sonucunda ilk 500'de 6, ilk 1000'de ise 11 Türk üniversitesi yer almayı başardı.
En iyi Türk üniversiteleri sıralaması
Sıralamada İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) 279. sıraya yükselerek en üstte yer alan Türk üniversitesi oldu. Listede Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) 305'inci, Koç Üniversitesi 329'uncu, Boğaziçi Üniversitesi 345'inci, Sabancı Üniversitesi 357'nci, Bilkent Üniversitesi ise 454'üncü sıradan ilk 500'e girdi. İlk 1000 içerisindeki diğer kurumlardan Hacettepe Üniversitesi 570'inci, İstanbul Üniversitesi 629'uncu, Yıldız Teknik Üniversitesi 634'üncü, Ankara Üniversitesi 731-740 bandında, Gebze Teknik Üniversitesi ise 851-900 bandında yer buldu. Ege, Gazi, Marmara, Atatürk, Dokuz Eylül, Erciyes, İstanbul Aydın üniversiteleri ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Özyeğin, Selçuk, Akdeniz, Çukurova, Karadeniz Teknik ve Sakarya üniversiteleri ise 1000-1500 bandında yer aldı.
Üniversitelerin işveren itibarı sonuçları
Açıklanan verilere göre, "işveren itibarı" kategorisinde 3 Türk üniversitesi dünyanın en iyi 100 üniversitesi arasına girdi. Bu alanda ODTÜ 63'üncü, İTÜ 73'üncü ve Boğaziçi Üniversitesi 75'inci sırada yer aldı. Boğaziçi Üniversitesi ayrıca mezun istihdam başarısı göstergesinde de dünyada 93'üncü sıraya yerleşti. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, kalite odaklı politikaların ve üniversite-sektör işbirliklerinin performanslara olumlu yansıdığını ifade etti.
Özvar, elde edilen sonuçlara ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Mezunlarımız yalnızca ülkemizde değil, küresel ölçekte de tercih edilen, rekabet gücü yüksek bireyler olarak öne çıkıyor. İşverenlerin Türk üniversitelerine duyduğu güvenin artması, yükseköğretim sistemimizin en önemli kazanımlarından biri. Sonuçlar, üniversitelerimizin yalnızca akademik üretimde değil, yetiştirdikleri insan kaynağının niteliğiyle de daha güçlü konumlara yükseldiğini ortaya koymaktadır."




