Defalarca verilen vaatler, üstelik de üç bakanlığın devreye girmesine, kefil olmasına rağmen tutulmayan sözler Doruk Maden işçilerini yine Ankara’ya getirdi. Bu kez Ankara’ya gelenler Türk-İş’e bağlı Türkiye Maden İş üyesi işçiler ve aileleri idi. Beypazarı’ndan gelen işçiler de aileler de “Yeter artık, biz sadece hakkımızı, alın terimizin karşılığını istiyoruz. Neden verilen sözler tutulmuyor, neden holding patronlarına bir şey yapılmıyor?” diye sordular.

Doruk Maden Işçileri Tmaden Iş5

“Biz gaza basmasını da frene basmasını da çok iyi biliriz”

İşçiler, Ulus’tan Meclis’e yürümelerine izin verilmediği için Gar’a yürüyerek, akşam saatlerine kadar Gençlik Parkı’nda beklediler. Daha sonra misafirhaneye giden işçiler, haklarını alana kadar Ankara’dan ayrılmayacaklarını ifade ederken, Sendika Şube Başkanı Talih Kocabıyık, “Bir mücadele veriliyor, büyüklerimiz bu mücadeleye sessiz kalmasın. Biz gerektiğinde gaza basmasını da frene basmasını da çok iyi biliriz” diye seslendi.

İşçiler seçimleri hatırlattı!

Öncesinde de Gar önünde konuşan Kocabıyık, “Buradan yineliyorum, bu çocukların yüzü gülmeden, hakkımızı almadan Ankara’dan gitmeyeceğiz, gerekirse bir ay burada kalacağız. 600 vekil, 20 bakan eğer bir holdinge baskı kuramıyorsa sözün bittiği yerdeyiz. O zaman kimse yaptıklarımıza gönül koymayacak” dedi. Seçimlere atıf yapan Kocabıyık, “Önümüzde seçimler var, oy isteyecekseniz. Biz, emekçiler o gün geldiğinde bunu unutmayacağız” dedi.

Doruk Maden Işçileri Kadınlar3-1

Kadın işçiler, eşleri ve evlatları için gelen kadınlar ve çocuklar yaşadıklarını 24 Saat Gazetesi’ne anlattılar:

15 yıldır Doruk Madencilik’te çalışan Huriye Şenocak, önce ücretsiz izne çıkarıldıklarını, sonra da çıkışlarını alıp haklarını istediklerinde maaşlarının da tazminatlarının da ödenmediğini söyledi. İçeride iki aylık maaşı, 15 yıllık kıdem tazminatı kaldığını, onun için buralara kadar gelmek zorunda kaldıklarını anlatan Huriye Şenocak, “buradan emekli olmayı beklerken bir anda bu duruma düştük. Bırakın emekli olmayı, alın terimizin karşılığını almak için mücadele etmek zorunda bırakıldık” dedi.

Emekliliğine daha 6-7 yıl kaldığını da söyleyen Huriye Şenocak; “15 senedir Doruk Madencilik’te çalışıyorum. Bizi ücretsiz izne çıkardı, biz de çıkışımızı aldık. Maaşlarımızı ödemiyor. İki aylık maaş, 15 yıllık kıdem tazminatım var. Sendikal alacaklarımız da var ama ödemiyor. Bir çare bulunmasını istiyoruz. Hep Cumaları bekledik ama olmuyor işte. Cumhurbaşkanımız el atsın da bizim paralar yatsın” diye konuştu.

Doruk Maden Işçileri Kadınlar2

“Buralara gelmeye meraklı değiliz”

İdari işlerde çaycılık ve temizlik yaptığını belirten ve “işimi severek yapıyordum” diyen Şenocak şunları söyledi:

“Biz buralara gelmeye hayran değiliz, hiçbirimiz. Evimizde durmayı isteriz. Ama para da olmayınca ay gelmiyor. Hep alacaklar, krediler. Bankalar da vermiyor artık kredi, ödeyemeyince. Ancak akrabalarımıza yöneliyoruz onlar da nereye kadar. Beypazarı’nda kendi çapında yaşayan insanlarız biz.

15 senelik kıdem tazminatım var, ne kadar hesaplarlarsa… Gelen de hep borçlara gidecek. Benim elime 100 lira kalırsa şükredeceğim, o kadar alacağımdan… Her yere borç… artık dönmüyor. Son çare buraya geldik.

Ha bugün düzelir, ha yarın düzelir… Yok.

Emekliliğime 6-7 sene var. Ben burada emekli olurum diyordum, çok da seviyordum. Müdürlerimiz iyi Allah sorar sonra. Ama paramızı ödemeyen kişi belli, Allah ona hidayet nasip etsin ne diyelim.

Maaş da gelmeyince olmuyor. İki çocuğum var. Birisi Samsun’da öğretmenlik okuyor. Çok zor şartlarda okutuyoruz. Bir kızım burada çalışıyor, asgari ücret alıyor. Bir onun maaşına bakıyoruz, evi o geçindiriyor.

Ailelerimizin desteği ile bugünlere geldik ama aileler de tükendi gayrı. Anneme, babama, kardeşime ödettireceğim faturayı ama yok. Onlarda da kalmadı. Siz de sesimizi duyuruyorsunuz sağ olun.

Hakkımızı aramayınca da bir şey olmuyor. Mecbur kaldık. Kepaze olduk böyle.”

Resmi Gazete'de yayımlandı: Polis Akademisi İç Güvenlik Fakültesi 350 öğrenci alacak
Resmi Gazete'de yayımlandı: Polis Akademisi İç Güvenlik Fakültesi 350 öğrenci alacak
İçeriği Görüntüle

Bir başka kadın işçi de otelde çalışan Aynur Pektekin… “Temizlik yapıyorum. 2013’ten 2026’ya kadar çalıştım. Benim de maaş alacağım, tazminatım var. Alamadım, bekliyoruz. Yardımcı olmalarını istiyoruz bakalım” dedi.

Doruk Maden Işçileri Kadınlar

“Sadece hakkımızı istiyoruz”

Biri konuşurken diğer kadınlar da söze karışarak, hep bir ağızdan, “Biz fazla para istemiyoruz ki, hakkımızı istiyoruz. Bunca sene emek verdik” diye seslendiler.

İşlerini severek yaptıklarını, en verimli zamanında çalıştıklarını, ama şimdi maalesef haklarının verilmediğini söylediler. Emekli olmalarına da çok yılların olduğunu ekleyen kadınlar, “İşimizi severek yaptık, çok iyi çalıştık ama maalesef karşılığı bu oldu” dediler ve eklediler: “Maaşımızı alamadık ki emekliliği düşünelim. Biz sadece hakkımızı istiyoruz. Çoluğumuzun çocuğumuzun rıskını istiyoruz.”

“Bebeğe bez, mama alacak para yok”

Oğlu Mehmet Eken için geldiğini söyleyen anne, “ Oğlum tır operatörü olarak 15-16 senedir çalışıyor. Tazminatları, maaş alacakları var. Onun için geldik” dedi. Oğlunun iki küçük çocuğu olduğunu belirten anne, “Oğlumun iki çocuğu var, yazık eve hiçbir şey getiremiyor. Çocuk 1,5 yaşında bez, mama alacak parası yok. Çocuk her şey ister ama yok. Her şey çok pahalı... Bayram geldi, bayramda bile maaş vermediler kimseye. Bayramda para verilmez mi?” diye sordu.

Bayramda maaş vermeyen patronun, “Onların anası babası yok mu, onlar yardım etsin” dediğini hatırlatan anne, “olsa veririz ama bizim de borçlarımız var, bizde de yok. Her şey iyice pahalandı zaten, hiçbir şey alınmıyor ki, bir şeye güç yetmiyor ki” dedi.

Doruk Maden Işçileri Kadınlar3

“Alın terimizin karşılığını istiyoruz”

Madende çalışan işçi Murat Kaya’nın eşi Meliha Kaya da oğlu ile eşine desteğe geldiklerini söyledi. Eşinin 15 yıldır yeraltında çalıştığını ama şimdi haklarını alamadıklarını hatırlatan Meliha Kaya, “Biz alın terimizin karşılığını istiyoruz, fazla bir şey istemiyoruz ki. Versin hakkımızı. Başka bir şey istemiyoruz” dedi.

Yaşamın zorluğundan, gelirin olmadığından bahseden Meliha Kaya, “Ben merdiven temizlemeye gidiyorum, ayağımda platin var. Zorla çalışıyorum. Evim kira. Kiralarım geldi, elektrik, su faturaları geldi, kartlarımız birikti. Çok zor durumdayız.

Duysun sesimizi ya. Sürekli kul hakkı yiyor. Mağdur etmesin bizi, biz fazlasını istemiyoruz ki, hakkımızı versin” diye konuştu.

Diğer kadınlar da söze girerek, “Bu adamın 30 tane madeni varmış. Bütün madenciler böyleymiş, Nasıl izin veriyorlar buna biz de onu anlamıyoruz?” diye sordu ve eklediler: “Nasıl Fetö zamanında şirketlere el koydular, şimdi de el koysunlar şirketlere. Niye bu kadar mağdur ediyorlar insanları. Çoluk çoçuk rezil kepaze ediyorlar. Şu insanlara yazık günah, sıcağın altında…”

Doruk Maden Işçileri Çocuklar1

“Yüreğim acıdı”

Babası için annesi ile birlikte gelen 12 yaşındaki Nazar Saraç ise “neden burada olduğunu biliyor musun?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Babalarımızın 15 senedir alamadıkları hakları için buradayız. Yıllardır haklarını arıyoruz ama alamadık henüz. Ama elbet bir gün alacağız.”

Babasının hakkını almak için burada olduğunu yineleyen Nazar haklarını vermeyen patronu hatırlatarak, “O şimdi evinde rahatça yatarken, biz burada yanıyoruz sıcaktan... Geçen babam eve geldiğinde kolları kıpkırmızıydı, güneşten yanmıştı. O zaman işte yüreğim acıdı” dedi.

Okulların tatil olduğunu ama kendilerinin tatili bile anlamadıklarını belirten Nazar, “Okullar tatil ama istediğim yere bile gidemiyorum. Babamın hakkını aramaktan tatil bile olduğu belli değil benim için. Harçlık istemeye bile çekiniyorum. Parası yattığında bile harçlık isteyebileceğimden emin değilim” diye konuştu.

Hayali, karne hediyesi olarak elektrikli bisiklet idi ama…

Tazminatların 23 Temmuz’da yatacağı sözü verildiğinde karne hediyesi olarak kardeşiyle birlikte elektrikli bisiklet seçtiklerini belirten çocuk üzüntülü, “Elektrikli bisiklet hayalim vardı. Takdir aldık, hediyemiz o olacaktı. Ama işte yatırmadı parayı, bizim de elektrikli bisiklet hayalimiz suya düştü” diye konuştu. “Bir çocuk olarak oyun oynamak yerine burada olmanın üzücü olduğunu” da belirten çocuk, “Ama yine de babamın yanında olduğum için hafif de gururlu hissediyorum” dedi.

Doruk Maden Işçileri Tmaden Iş2

“Telefon almak isterdim”

Babası için gelen başka bir çocuk da 14 yaşındaki Esma Karaöz idi. Babasının yanında olduğu için mutlu olduğunu ama tatilde olmayı istediklerini de belirten Esma Karaöz, “Aslında tatilimiz beklediğimiz gibi iyi geçmiyor. Tam bir hayal kuruyorsun, ama para yatırılmayınca hayalin suya düşüyor” derken, hayalinin de bir telefon olduğunu söyledi. “Telefon almak isterdim, telefonum yok” diyen Esma, gözleri dolarak, güçlükle konuştu. Verilen sözlerin tutulmamasının, paralarının yatırılmamasının kendilerini çok üzdüğünü, hiçbir şey yapamadıklarını söyledi. Yapmak istediğinin de daha önce olduğu gibi arkadaşı Nazar ile tatilde köye gitmek olduğunu söyledi.

Muhabir: Sultan Özer