BM Genel Kurulu salonunda delegasyonlara seslenen Vucic, örgütün kurumsal otoritesine ve ilkelerine duyulan güvenin ivedilikle yeniden inşa edilmesi gerektiğini belirterek, dünyada halihazırda geri dönülemez biçimde yaşanmış olan jeopolitik dönüşümün mevcut kurumlarca ne ölçüde yönetilebileceği konusunda ciddi endişeleri olduğunu dile getirdi.

"Gücün karmaşık dağıldığı, çatışma riskinin zirveye çıktığı bir çağdayız"

Küresel sistemin artık iki kutuplu çekim alanı ile stratejik, ekonomik, askeri ve teknolojik kapasitesini artıran bölgesel güçlerin mücadelesine sahne olduğunu aktaran Sırbistan Cumhurbaşkanı, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Gücün daha karmaşık ve daha az öngörülebilir biçimde dağıldığı, olası çatışma riskinin son birkaç on yılda olduğundan daha yüksek seviyeye çıktığı bir döneme giriyoruz. Artık bölgesel aktörler kendi yakın çevrelerini dizayn etmeye ve küresel denklemi kendi şartları doğrultusunda etkilemeye çalışıyor."

Mevcut tehditlerin yalnızca devletler arasındaki konvansiyonel silahlı çatışmalarla sınırlı kalmadığına dikkat çeken Vucic; ekonomik yaptırımlar, teknoloji transferi yasakları, hammadde ve pazar paylaşım kavgaları, siber taarruzlar, dezenformasyon dalgaları ve kitleleri manipüle etme girişimlerinin modern mücadelenin ana araçları haline geldiğini söyledi.

Batı'ya Kosova ve Ukrayna üzerinden çifte standart suçlaması

Ukrayna'daki savaş nedeniyle uluslararası kamu hukuku ilkelerine ve sınırların dokunulmazlığına sürekli atıfta bulunan ülkelerin geçmiş tutumlarını sorgulayan Aleksandar Vucic, Kosova'nın bağımsızlığını tanıyan Batılı başkentleri sert sözlerle hedef aldı:

Kremlin'den Ukrayna açıklaması: “Geçici ateşkes yerine barışa ulaşmak lazım”
Kremlin'den Ukrayna açıklaması: “Geçici ateşkes yerine barışa ulaşmak lazım”
İçeriği Görüntüle

"Ukrayna bağlamında uluslararası hukuka uyulması çağrısı yapan aynı ülkelerin büyük çoğunluğu, bizzat kendilerinin BM Şartı'nı ayaklar altına aldıkları ve uluslararası kamu hukuku sisteminin temellerini yıktıkları gerçeği karşısında utanmazca ve pervasızca sessiz kalıyor. Bugün ise ne pahasına olursa olsun bu ilkelere dönmek istiyorlar. Kendi yaptıkları hukuksuz ihlallerin, bugün daha güçlü aktörler tarafından tekrarlandığını görüyorlar."

Ülkesinin dış politika rotasına da değinen Vucic, Sırbistan'ın Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik hedefinin stratejik bir öncelik olmaya devam ettiğini ancak hem Birlik içinde hem de aday ülkelerde hissedilen uzun soluklu "genişleme yorgunluğunun" artık inkar edilemez bir gerçek olduğunu vurguladı.

"Buna rağmen BM'ye her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var"

Kriz anlarında BM Güvenlik Konseyi'nin kilitlenerek işlevsizleştiğine, teşkilatın diğer birimlerinin ise kronik bütçe baskıları, çakışan bürokratik yetkiler ve üye ülkelerin somut netice alma baskısı altında ezildiğine işaret eden Vucic, sorunların üzerini örtmenin kimseye fayda sağlamayacağını belirtti:

"Bildiğimiz uluslararası sistem çöktü, artık mevcut değil. Ancak bütün bunlar, BM'ye daha az ihtiyaç duyduğumuz anlamına gelmez. Tam aksine, BM'ye belki de her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Devletler son 80 yılda aynı çıkarları paylaştıkları için değil, anlaşmazlıkları silah zoruyla çözmenin faturasının çok ağır olduğunu anladıkları için bu çatı altında buluştu. Çok taraflılık da tam olarak bu anlayıştan doğdu."

Konuşmasının sonunda Belgrad yönetiminin dış politika yaklaşımını özetleyen Vucic; Sırbistan'ın sınır komşularıyla barışçıl ilişkileri muhafaza ederek, küresel barış gücü misyonlarına aktif katılım sağlayarak, yardıma muhtaç coğrafyalara el uzatarak ve karşıt görüşte olduğu taraflarla dahi müzakere masasını açık tutarak çok taraflı diplomasiye somut katkı sunmayı sürdüreceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: AA