İçişleri Bakanlığı uyardı: İstanbul, İzmir ve çok sayıda il için sarı kodlu uyarı
İçişleri Bakanlığı uyardı: İstanbul, İzmir ve çok sayıda il için sarı kodlu uyarı
İçeriği Görüntüle

İzmir’de devam eden sıcak hava dalgası ve yetersiz yağışlar, şehrin barajlarındaki su seviyelerini alarm seviyelerine düşürdü. İzmir'de yaşanan orman yangınlarında ise yangın söndürme uçak ve helikopterlerinin baraj ve göletleri kullanma zorunluluğu nedeniyle bu yaz bölgede su sıkıntısı daha yoğun yaşanıyor. Çeşme ilçesinde, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’ndaki doluluk oranı yüzde 5'in altına inmesiyle birlikte, 25 Temmuz itibarıyla her gece 23.00-06.00 saatleri arasında zorunlu su kesintileri uygulanmaya başlandı.

Şehirdeki diğer barajlar da endişe verici seviyelere geldi. Gördes Barajı’ndaki su seviyesi yüzde 0,08 ile en düşük doluluk oranını kaydederken, Tahtalı Barajı’nda ise su seviyesi yalnızca yüzde 8,88 seviyesinde kaldı. Ayrıca, Aydın il sınırlarında bulunan İkizdere Barajı’nda su doluluk oranı yüzde 17’ye, Muğla’daki Mumcular Barajı’nda ise yüzde 27’ye düştü. Birleşmiş Milletler’in Dünyadaki Kuraklık Noktaları 2023-2025 Raporu ise bu tabloya dair verileri kapsamlı bir şekilde içeriyor.Raporda, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası’ndaki kuraklık riski ele alındı ve ülkemizin topraklarının yüzde 88’inin çölleşme tehdidiyle karşı karşıya olduğu vurgulandı. Ayrıca, 21. yüzyılın sonuna kadar Türkiye’deki yağışların yüzde 30 oranında azalacağı öngörüsüne yer verildi.

24 Saat'e konuşan Su Politikaları Derneği Başkanı DSİ eski yöneticisi ve su politikaları uzmanı Dursun Yıldız Türkiye'nin tatil yörelerinde artan mevsimsel su talebinin etkili bir şekilde yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Yıldız, özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerindeki turistik alanlarda, yaz aylarında nüfus artışlarının 10 katına kadar çıkmasıyla birlikte su talebinin de aynı oranda arttığını belirtti. Bu bölgelerde su teminini karşılayacak projelerin ekonomik olarak sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Yıldız siyasi rant veya kısa vadeli planların su yönetimi konusunda etkili olmayacağını belirterek, yeni çıkan İklim Kanunu'nun içerisinde ulusal su politikasına ilişkin herhangi bir karar veya yol haritası bulunmamasını eleştirdi.

Izmirde Barajlar Alarm Veriyor Tugaydan Cagri Geldi 1Yıldız, Türkiye'nin su politikası olmadığına dikkat çekerek, su krizlerinin dışında da bütüncül bir plan ihtiyacına dikkat çekti

"Su sorunu yaşanmadan adım atılmalı"

Yıldız, iklim değişikliği ve plansız kentleşmenin etkisiyle su sorunlarının her geçen yıl daha da büyüdüğüne dikkat çekti. Son iki yıl içinde yaşanan bölgesel kuraklıkların, bu yörelerde su kesintilerine yol açtığını ve önümüzdeki yıllarda kuraklıkların şiddetinin artacağı uyarısında bulundu. Ayrıca, kontrolsüz yer altı suyu çekiminin çevresel bozulmalara yol açtığını ve Bodrum gibi yerlerde yer altı suyuna deniz suyu girişinin arttığını söyledi. Yıldız yer altı suyuna deniz suyu karışmasının ise su kalitesini düşürdüğü uyarısında bulundu.

"Arz ve talep yönetimi birlikte olmalı"

Yıldız, su arzını sadece yönetmek yerine, su talebinin de etkin bir şekilde yönetilmesi gerektiğini belirtti. Tatil yörelerinde, su kayıp ve kaçaklarının en düşük seviyeye çekilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, su verimliliği konusunda toplumsal bilincin arttırılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, aşırı su tüketiminin denetim altına alınması ve suyun adaletli bir şekilde dağıtılması gerektiğini söyledi.

Değişken su tarifeleri çözüm mü?

Yangını etkileyen kentlerden biri olan İzmir'de, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 26 Temmuz'da yaptığı açıklamada değişken su tarifesinin uygulanabileceğinin sinyalini verdi. Tugay, bir hane için yeterli su kullanım miktarı olan 10 metreküp için indirime gideceklerini ancak suyun israf edilmemesi için 10 metreküpten fazla kullanıma indirim yapılmayacağını açıkladı. Tugay açıklamasında, "Fazla tüketim istemiyoruz. Su, hepimizin paylaşarak kullanması gereken değerli bir materyal. Susuzluk maalesef İzmir’in de Türkiye’nin de bir gerçeği. Her yerde su krizi var. İnsanlar ‘Canım istediği kadar su kullanayım ama bu da ucuza olsun’ demesin. İhtiyacınız kadar olan suyun ucuz olması lazım, onu ayarlayacağız ama fazla tüketimi ucuz yapamayacağız. Bu keyfi bir şey değil. İnsanlardan tek beklentimiz suyu dikkatli kullanması” sözlerini kullandı. Yıldız, su krizinin yaşandığı her yaz mevsiminde benzer söylem ve kararların alındığını belirterek, sadece dönemlik değil tüm bir yılı kapsayan bütünsel bir planlama yapılmasına dikkat çekti. Yıldız, tatil yörelerinde su tüketiminin yoğun olduğu dönemlerde değişken su tarifelerinin uygulanması gerektiğini belirtti. Bu tarifelerin, su kullanım miktarına ve kullanım amacına göre şekillendirilebileceğini söyledi. Ayrıca, su verimliliğinin denetlenmesi ve verimli projelerin teşvik edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Su talebini yönetmek için fiyat temelli ve teşvik temelli programların birlikte uygulanması gerektiğini vurgulayan Yıldız, sürdürülebilir bir çözüm için dinamik su fiyatlandırma stratejisinin önemine değindi.

Orman-yangınıOrman yangınları su kaynaklarını uzun süre olumsuz etkiliyor

Orman yangınları su kalitesini de etkiliyor

Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, Colorado Üniversitesi tarafından yapılan, orman yangınlarının su kalitesi üzerindeki uzun vadeli etkilerini inceleyen araştırmayı örnek göstererek alınması gereken tedbirleri sıraladı. Yıldız, Batı ABD'de yapılan çalışmanın, orman yangınlarının su kaynakları üzerinde sekiz yıla kadar sürebilen ciddi etkiler yarattığını gösterdiğine dikkat çekti.

Colorado Üniversitesi Çevre Bilimleri Araştırma Enstitüsü (CIRES) tarafından yapılan çalışmada, 500'den fazla su havzasından alınan 100.000'den fazla su örneği analiz edilerek, yangın sonrası su kalitesindeki değişiklikler uzun yıllar boyunca incelendi. Sonuçlar, orman yangınlarının ardından su kaynaklarında organik karbon, fosfor, nitrojen ve tortu gibi kirleticilerin sekiz yıl boyunca yüksek seviyelerde kaldığını ortaya koydu. Araştırma, yangınların ormanları ve su havzalarını tahrip ettikten yıllar sonra bile, bölgedeki nehirlerin kirlenmeye devam ettiğini gözler önüne serdi.

Dursun Yıldız, Colorado Üniversitesi'nin araştırmasını değerlendirerek Türkiye'deki su kaynakları yönetimine de benzer önlemler getirilmesi gerektiğini belirtti. Yıldız, orman yangınlarının etkilerinin sadece kısa vadeli olmadığını, uzun vadeli su kirliliği sorunlarına yol açtığını vurgulayarak, "Orman yangınlarının ardından su kalitesindeki bozulma, su kaynaklarını kirleterek içme suyu arıtma süreçlerini zorlaştırır. Bu, özellikle yaz aylarında su talebinin arttığı turistik bölgelerde ciddi sorunlara yol açabilir" dedi.

Yıldız, tatil yörelerinde ve ormanlık alanlarda yaşanabilecek benzer krizlere karşı Türkiye'de de acil önlemler alınması gerektiğini ifade ederek, "Su kaynaklarının yönetimi, sadece arzla değil, talep yönetimiyle de ele alınmalıdır. Yüksek su kayıpları ve aşırı su tüketimi gibi sorunlar, orman yangınları sonrası oluşan kirleticilerle birleşerek daha büyük bir tehdit oluşturabilir" diye ekledi.

Muhabir: Ahmet Çağatay Bayraktar