Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) 23 Ekim tarihinde gerçekleştirdiği toplantısının özeti yayımlandı. Kurul, eylül ayında enflasyonun temel eğiliminin yeniden yükselişe geçtiğini belirterek, "Veriler dezenflasyon sürecinin yavaşladığını göstermektedir. Öncü verilere göre gıda fiyatlarındaki olumsuz seyir hız kesmekle birlikte sürmektedir" tespitinde bulundu.
Bununla birlikte, özette, özellikle gıda fiyatları olmak üzere, son dönemdeki fiyat artışlarının enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları üzerindeki etkilerinin dezenflasyon sürecini riske attığı ifade edildi.
Merkez Bankası, kararlı duruşunu yineleyerek, şu mesajı verdi:
"Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin bir biçimde ayrışması durumunda, para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.
Küresel ve finansal koşullar
PPK toplantı özetinde, küresel ticaret politikalarındaki belirsizliklerin devam ettiği ve küresel büyüme tahminlerindeki sınırlı iyileşmeye rağmen aşağı yönlü risklerin güçlendiği belirtildi. Petrol fiyatlarının baskılanmaya devam ettiği, ancak enerji dışı emtia fiyatlarının artış eğilimini sürdürdüğü kaydedildi. Küresel risklere rağmen, birçok merkez bankasının faiz indirimlerine devam ettiği aktarıldı.
Finansal koşullara dair verilen bilgilere göre, 17 Ekim haftası itibarıyla TL mevduat faizleri yüzde 48,5, ticari kredi faizleri yüzde 47,9, ihtiyaç kredisi faizleri ise yüzde 62,7 olarak gerçekleşti. Kredi faizlerinde 12 Eylül haftasına kıyasla düşüş gözlendi: Taşıt kredisinde 570 baz puan, ticari kredilerde 236 baz puan azalış yaşandı. Aynı dönemde TCMB brüt uluslararası rezervleri 20,6 milyar ABD doları artarak 17 Ekim itibarıyla 198,4 milyar ABD dolarına ulaştı. Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) ise 22 Ekim itibarıyla 267 baz puan seviyesinde yatay bir seyir izledi.
Enflasyon ve beklentilerdeki kötüleşme
Eylül ayında yıllık enflasyon yüzde 33,29'a yükselirken, en büyük katkının gıda fiyatlarından geldiği vurgulandı. Kuraklık ve tarımsal ürün fiyatlarındaki artışların gıda enflasyonunda belirleyici olduğu, hizmet sektöründe ise "okula dönüş" etkisinin fiyat artışlarını güçlendirdiği belirtildi. Yurt İçi Üretici Fiyatları Endeksi (Yİ-ÜFE) ise yıllık yüzde 26,59 oldu.
Özette en dikkat çekici tespit, enflasyon beklentilerindeki bozulmaydı. Ekim ayı Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre, 2025 yıl sonu enflasyon beklentisi 1,9 puan yükselerek yüzde 31,8'e ulaşırken, 2026 yıl sonu beklentisi de artış gösterdi.
Para politikası yol haritası
PPK, politika faizini yüzde 40,5'ten yüzde 39,5'e indirdiğini hatırlatarak, parasal aktarım mekanizmasının ilave makroihtiyati adımlarla destekleneceğini duyurdu. Kurul, "Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir," ve "Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin bir biçimde ayrışması durumunda, para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır" ifadeleriyle para politikasındaki kararlılığın devam edeceğini yineledi.




