İzmir 4. İş Mahkemesi, Temel Conta işçilerinin işverene karşı açtığı davada tarihi bir karara imza attı. Yaklaşık 15 aydır grev çadırında hak arayışını sürdüren işçilerin, işverenin grev kırıcılığı yaptığı yönündeki iddiaları mahkeme kararıyla tescillendi.
5. duruşmada karar çıktı
Davanın bugün görülen 5. duruşmasında, bilirkişi raporları ve taraf beyanlarını inceleyen mahkeme heyeti tahkikatı sona erdirdi. Mahkeme; davalı işverenin uygulamalarının grev kırıcılığı kapsamında olduğuna ve bu durumun tespitine, işçilerin fazla mesai alacaklarına ilişkin taleplerinin reddine, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yolunun açık olduğuna karar verdi.
"Grev çadırına kamera taktılar"
Karar sonrası İzmir Adliyesi önünde basın açıklaması yapan işyeri temsilcisi Sinem Kaya, 449 gündür maruz kaldıkları baskıları anlattı. İşverenin sendikal hakları yok saydığını belirten Kaya, şu ifadeleri kullandı:
“Grevimizi kırmak için her yolu denediler. Çadırımıza kamera takıp bizi gözetlediler. Dinlediğimiz müzikten attığımız slogana kadar her davranışımız şikâyet konusu yapıldı. Kolluk kuvvetleri sürekli alana geldi, ifademiz istendi. Bize suçlu muamelesi yapıldı.”
"Asıl suçlu hak gasbeden patrondur"
Mahkemenin grev kırıcılığını belgelemesinin haklılıklarını kanıtladığını söyleyen Kaya, mücadelenin henüz bitmediğini vurguladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yaptıkları başvurulardan sadece para cezası sonucu çıktığını hatırlatan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün Temel Conta işçilerinin haklı olduğu belgelendi, davamızı kazandık. Ama biz sadece bir kağıt parçası değil, hakkımızı istiyoruz. Tek bir talebimiz var: Sendikalı çalışmak. Asıl suçlu biz değil, işçinin hakkını gasbeden patrondur. Mücadelemiz hakkımızı alana kadar sürecek.”




