Sözcü TV yayınında gazeteci Murat Ağırel tarafından ortaya atılan, 16 Eylül 2026'da başlatılan fon soruşturmaları öncesinde fon alıp kriz patlamadan önce sattığı yönündeki iddialara Ticaret Bakanı Ömer Bolat'tan ayrıntılı bir yazılı açıklamayla yanıt geldi. Bakan Bolat, söz konusu tasarrufun iddia edildiği gibi bir borsa fonu olmadığını, 2 yıl 8 ay önce açılan ve halen kapatılmamış olan SUKUK (kira sertifikası) yatırımı olduğunu belirterek iddiaları yalanladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın açıklaması gündeme gelmişti

Daha önce İYİ Parti Milletvekili Ümit Özlale, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a "fon krizi" ile ilgili olarak bir bakanın babasının hesabına 470 milyon lira yatırıp 830 milyon lirayla fondan çıkıp çıkmadığını ve Özel Kalem Müdürü Fatih Kılınç'ın fonda parası bulunup bulunmadığını sormuştu.

Yılmaz bu sorulara ilişkin, özel kalem müdürü Fatih Kılınç'ın 7 milyon lira yatırdığı fonda büyük kayıp yaşadığını ifade ederek, "Yatırım yapan herkes suçluysa, hepsini birden mahkemeye gönderelim. Böyle şey olmaz" yanıtını vermişti.

Murat Ağırel: "Bakan Bolat kriz patlamadan önce sattı"

Gelişmelerin ardından gazeteci Murat Ağırel, Sözcü TV'deki canlı yayında bahsi geçen bakanın ismini açıklayarak şu ifadeleri kullandı:

"Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın fon satın aldığı ve kriz patlamadan önce sattığı ortaya çıktı."

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: "Tümüyle Mesnetsiz Yalan Yanlış İddialar"

İddiaların ardından sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yayımlayan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, iddiaları "kara propaganda" ve "iftira" olarak nitelendirerek şu maddeleri paylaştı:

Bakan Memişoğlu açıkladı: Maltepe'de çöken binadan kurtarılan 5 kişinin tedavisi sürüyor
Bakan Memişoğlu açıkladı: Maltepe'de çöken binadan kurtarılan 5 kişinin tedavisi sürüyor
İçeriği Görüntüle

"Bu akşam Sözcü TV yayınında 16 Eylül'den beri yürütülen 7 kuruluşa ait fon soruşturmaları ile alakalı olarak şahsımı hedef alan ve 'fonda parası olup, krizden önce çekti hesabı kapattı', 'fona 400 koydu, krizden önce çekti, 800 aldı' şeklinde başta Murat Ağırel'in haysiyetsizce iftirasına konu olan açıklamalar konusunda, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve tümüyle mesnetsiz yalan yanlış iddialara açıklık getirilmesi amacıyla aşağıdaki hususları ifade etmek istiyorum:"

"1. Bakanlık görevimize geldiğimizden itibaren tüm mal varlığı beyanlarımız, kanuni süreler içerisinde ve eksiksiz olarak verilmiştir. Bu bilgiler kontrole tabidir.

Ticaret Bakanlığı görevine başladığım tarihten itibaren şahsıma ve birinci derece aile yakınlarıma ait mal varlığına ilişkin tüm beyanlarımız, ilgili mevzuatın öngördüğü usul ve süreler içerisinde yetkili devlet kurumlarına düzenli olarak sunulmuştur, sunulmaya devam edilmektedir. Bugüne kadar hiçbir mal varlığımızı, gelir kaynağımızı veya tasarrufumuzu gizleme ihtiyacı duymadık. Mal beyanımız zaten devletin elindedir."

"2. Türkiye'de 1.200'ün üzerinde yatırım fonu ve çok sayıda farklı sermaye piyasası ve para piyasası yatırım araçları bulunmaktadır.

16 Eylül 2026 tarihinde 7 tane yatırım kuruluşları ile ilgili olarak yetkili merciler tarafından yürütülen inceleme ve soruşturmalar üzerinden şahsımın adının gündeme getirilmeye çalışılması, tümüyle bir kara propaganda ve sosyal ve siyasal linç avcılığının yeni bir versiyonudur. Bakanlık görevimden önce 43 yıllık özel sektör, akademik hayat ve iş dünyası tecrübem boyunca biriktirdiğim tasarruflardan, Ticaret Bakanlığı görevimin başlamasından sonra profesyonel mesleki faaliyetlerime o anda ara verdiğimden dolayı, 37,8 milyon Türk Lirası tutarındaki aile tasarrufumuz 26 Şubat 2024 tarihinde Hedef Yatırım Portföy bünyesinde SUKUK (kira sertifikası) hesabı niteliğindeki yasal para piyasası finansal enstrümana yatırılmıştır. Bu veri mal beyanımda da kayıtlıdır. Bu yatırımın üzerinden 2 yıl 8 ay geçmiştir. Söz konusu tutar, 2 yıl 8 ay boyunca SUKUK (kira sertifikası) aynı yatırım aracında kalmış, ilgili şahsın iftirasının tam tersi olarak, SUKUK hesabı bu tarihe kadar kesinlikle kapatılmamış ve 16 Eylül 2026 tarihindeki devletimizin açtığı soruşturmalardan sonra da ilgili hesapta durmaktadır. Fon soruşturmasının başladığı 16 Eylül 2026 tarihinde veya öncesinde ya da sonrasında, söz konusu tasarruf üzerinde herhangi bir hisse senedi alım-satımı veya farklı bir yatırım operasyonu gerçekleştirilmemiştir. Dolayısıyla bugün akşam yapılmaya çalışılan iddia ve itham bir iftira niteliğindedir. Kamuoyunda 'fondaki para' şeklinde itibarsızlaştırmak amacıyla yaftalanmaya çalışılan aile tasarrufu, gerçekte SUKUK olarak ifade edilen kira sertifikası niteliğindeki, kayıtlı ve yasal bir finansal yatırım aracıdır. Borsada işlem gören herhangi bir hisse senedi değildir, 16 Eylül 2026 tarihinden önce veya sonra kesinlikle tasarruf hesabı kapatılmış değildir. '400 koydu, 800 aldı' ifadesi koskoca bir yalandır. Son 1 aylık getirisi %1,82, son 3 aylık getirisi %7,75, son 6 aylık getirisi %18,81'dir. Kira sertifikaları, devlet tahvili, altın fonu, döviz fonu gibi, yasal ve meşru mevzuat çerçevesinde ihraç edilen ve yatırımcıların erişimine açık bir para piyasası aracıdır. Üstelik SUKUK isimli kira sertifikasının geliri de risksiz ve garantili değildir. İhraç eden kuruluşun sukuku geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, yatırımcının anaparası dahil, değer kaybı yaşaması da mümkündür."

"3. Söz konusu SUKUK hesabı üzerinden hisse senedi alım-satımı yapılmamıştır.

Yaklaşık 2 yıl 8 aydır söz konusu tasarrufun bulunduğu hesap üzerinden herhangi bir hisse senedi piyasası operasyonu gerçekleştirilmemiştir. Daha da önemlisi; Ömer Bolat adına bugüne kadar herhangi bir yatırım veya finans kuruluşunda yöneticilik, ortaklık veya imza yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla şahsımın söz konusu kuruluşların yönetimsel veya ticari faaliyetleriyle ilişkilendirilmesi de külliyen yalandır."

"4. Ne şahsımın ne de ailemin kripto varlık veya yurt dışı para yatırımı hiçbir zaman söz konusu olmamıştır. Devletimize vergi ve sigorta prim borcu yoktur.

Şahsımın ve ailemin kripto varlıklar veya yurt dışı finansal yatırım işlemi bulunmamaktadır. Tüm gelir, gider, ödeme, tasarruf ve mali hareketlerimiz devletimizin ilgili kurumlarının kayıt ve denetim sistemleri altında ve kontrole tabidir. Her şey şeffaftır. MASAK, Sermaye Piyasası Kurulu, BDDK, Gelir İdaresi Başkanlığı ve diğer ilgili kamu kurumlarının inceleme ve denetimine açık olduğumuzu özellikle ifade ediyorum. Bütün bu gerçeklerin ışığında, 2 yıl 8 aydır aynı SUKUK = KİRA SERTİFİKASI yasal bir yatırım aracında bulunan ve halen de kapatılmamış olan bir aile tasarrufunun, son dönemde yürütülen fon soruşturmalarıyla aynı çerçevede sunulmaya çalışılması; hakikati ortaya koymak değil, şahsıma çamur atma ve itibarımı yıpratma çabasıdır, kara propaganda yalanıdır."

"5. Şeffaflık ve dürüstlük düsturumuzdur.

63 yıllık hayatımız ve 43 yıllık iş hayatımızın, aile ve sosyal hayatımızın en büyük temeli, bugüne kadarki şeffaflığımız, her zaman doğruluk, dürüstlük, hakkaniyet, meşruiyet, vicdan ve ahlak normlarına uymak ve kanunlara saygılı olmak, halkımızın ve vatanımızın hizmetinde cansiperane çalışmak düsturumuz olmuştur. Buna bizi bilen tanıyan herkes şahittir. Siyasette ve icraatta olduğunuz zaman, bu tür mesnetsiz haksız saldırılar maalesef olmaktadır. Ama bize Allah'ın izniyle hiçbir zaman bu tür kara propaganda iftirası yapışmaz ve yapışmayacaktır."

"6. Hukuki haklarımız saklıdır.

Kamuoyunu yanıltmaya, şahsımın itibarını zedelemeye ve görev yaptığım makama yönelik güveni sarsmaya dönük ve 8 yaşındaki torunlarımı ağlatan haysiyet cellatlarının bu mesnetsiz yalan bilgi ve iftiralarına karşı ve bu iftiraları yayan kişi ve kurumlar hakkında bütün hukuki haklarımı sonuna kadar kullanacağımı açıkça beyan ediyorum."

Kaynak: Haber Merkezi