Başkent Ankara’nın ev sahipliği yapacağı tarihi NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde, iç siyasette ittifaka yönelik eleştiriler ve tartışmalar devam ediyor. TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, katıldığı televizyon programında dış politika eksenini, ittifakın geçmişini ve güncel jeopolitik konumlanmaları değerlendirdi.

"Sovyet tehdidi yoktu, NATO Türkiye'de cinayet işlettirdi"

NATO'nun kuruluşundan bu yana antikomünizm üzerinden bir tehdit algısı yarattığını ancak tarihsel olarak gerçeğin böyle olmadığını iddia eden Kemal Okuyan, Türkiye'nin egemenlik haklarının zedelendiğini savunarak şu ifadeleri kullandı:

"Tehdit sömürü düzenidir. Sovyet tehdidi ise yoktu. Sovyetler Birliği'nin Türkiye'deki devrimci harekete etkisi sadece prestijiyle ilgilidir. Sovyet işgali diye bir şey uyduruldu, 'Fatsa'ya çıkartma yapabilirler' denildi. Sovyetler Birliği'nin herhangi bir askeri hazırlığı yoktu. Yani Sovyet threat'i yoktu. Komünizm ise bir tehdit değildi. Türkiye'de sol yükseliş vardı. Ama unutulan şu, 1945'ten itibaren Türkiye zaten her şeyiyle işgal altında. Bu ülkede sayısız kez cinayet işleyen bir mekanizma var. Sovyetler Birliği 91'de dağıldı. Peki neden hâlâ NATO deniliyor? Neden yurttaşlarımıza dar ediyorsunuz ülkenin başkentini? Şimdi ne tehdit ediyor? Demek ki sizin tehdide ihtiyacınız var. 'Sovyet tehdidini engellemek için mecburen cinayet işledik' diyen sağcılar var ülkede. NATO, Türkiye'de toplumsal muhalefeti, işçi hareketini, gençlik hareketini engellemek için Türkiye'de cinayet işlettirdi. Soner insanlar kendini savunmayı da öğrendi. Türkiye'de siyasi cinayetler sağ tarafından başlatıldı. Bunlar yalnızca Türkiye'de de olmadı. Ülkelerin en değerli aydınları, sendikacıları katledildi. İtalya'da, Yunanistan'da..."

CHP MYK’dan yurt dışı örgütlere yetki iptali: 7 birlik için karar alındı
CHP MYK’dan yurt dışı örgütlere yetki iptali: 7 birlik için karar alındı
İçeriği Görüntüle

Mevcut dış politika çizgisinin toplumsal fayda sağlamadığını öne süren Okuyan, "Bu düzenin dış politikası, bu düzene hizmet eder. Bu gerçeği görmeden ulusal çıkar tanımı yapmak imkansızdır. Bu anlamda da vatana ihanettir. Bu sistem, Türkiye'nin çıkarı halkın çıkarıysa buna zarar veriyor" şeklinde konuştu.

"NATO, Türkiye ve Yunanistan arasındaki gerilimin daimi olması için zemin hazırlıyor"

"Türkiye-Yunanistan savaşı ihtimali var mı, eğer varsa NATO bunun önünde engel, NATO'dan çıkan ülke hedefe oturur mu" sorusunu yanıtlayan Okuyan, her iki ülkedeki kamuoyu algısını ve emperyalist sistemin rolünü şu sözlerle aktardı:

"İki ülkede de 'NATO'dan çıkmayalım, çıkarsak diğer ülkenin borusu öter' anlayışı var. Türkiye ile Yunanistan'ı birbirine düşüren, gerilimi artıran şey emperyalist sistem. Çok uzun süre birlikte yaşandı. Anadolu işgali düşmanlaştırıcı bir tohumun atılmasıdır. Sonra da hep canlı tutuldu. Aynı ittifakın şemsiyesine girilmesine rağmen sürekli gerilim var. NATO ve ABD bunun sürmesini istiyor. Dolayısıyla NATO, Türkiye ve Yunanistan arasında gerilimin daimi olması için bir zemin hazırlıyor. Arada Yunanistan'daki egemen güçlerle Türkiye’dekiler arasında çatışma ve rekabet de var. 'NATO kötü ama çıkmak yanlış olur' buradan çıktı. Şimdi zamanı değil diyorlar. Ne zaman çıkacağız? Savaşa hazırlanıyoruz bunun farkındalar mı? Ukrayna'daki savaş aslında NATO ile Rusya arasında. Türkiye adım adım NATO üzerinden taraf olmaya gidiyor. Türkiye'nin güvenliğini bahane edenler, bu yalan."

"Rusya Türkiye’yi tehdit etmiyor, Ankara Zirvesi Rusya'ya karşı"

Güncel bölgesel risklere ve Temmuz ayında Ankara'da yapılacak zirvenin içeriğine dair tahminlerini paylaşan TKP Genel Sekreteri, Rusya ile olan ilişkilere ve savunma sanayisine yönelik şu iddialarda bulundu:

"Rusya da şu anda Türkiye'yi tehdit etmiyor. Türkiye'ye dönük bugün bir Rus tehdidi yok. Tam tersine Türkiye ile ilişkiler istiyor Rusya. Ama NATO Rusya'yı tehdit ediyor. Türkiye de bunun parçası haline geliyor. Bu nasıl güvenlik anlayışı? Yoksa acaba sıcak çatışmaya gidilmesi silah endüstrisinin mi güvenliğini sağlıyor? Bunun hesabını vermeleri gerekiyor. Ankara'daki NATO zirvesi büyük ölçüde Rusya'ya karşı bir şey geliştirecek. Çin de var işin içerisinde tabii. Hep bir tehdit arıyorlar ama asıl ülkemizi tehdit eden NATO."

"Liberaller açıktan NATO'cu, sosyal demokrasi övgüler düzüyor"

Siyaset arenasındaki diğer aktörlerin NATO'ya karşı takındığı tutumu da eleştiren Kemal Okuyan, muhalefet blokundaki suskunluğa tepki göstererek açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:

"Tek dürüst olan liberaller, onlar açıktan NATO'cu. Diğerleri suskun. Onlara göre NATO doğal ve pozitif bir olgu. Sosyal demokrasi ağzını açmıyor hatta övgüler düzüyorlar. Avrupa'da bile, antikomünizmin bayraktarları arasında bile NATO karşıtlığı yapılıyor. NATO Zirvesi'nde Türkiye'nin bazı sorunları çözüp kendi önemini NATO'ya onaylatmasının, saydığım çevreler arasında çok alkışlanacağını ve bunun toplumun belli kesiminde önemseneceğini düşüyorum ve bu çok kötü. Bunu engelleyemediğimiz için de kendimize kızıyorum. Mesele sadece NATO değil. İnsanların bu kadar kolay kabullenmesi üzücü. Bu da bir çürümedir. NATO'nun medeniyet, demokrasi ve özgürlük getirdiği inancını bastırsak da üzücü şekilde yeniden ortaya çıkıyor. Bizim NATO mücadelemiz sürüyor, devam edeceğiz. Her şeye rağmen güzelleştirilebilecek bir dünya, çok güzel olabilecek bir ülkemiz var. Eninde sonunda bu kötülüklerden arınacağız."

Kaynak: Anka Haber Ajansı