Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), üniversitelerde dört yıllık lisans programlarının fiilen üç yıla indirilmesine yönelik açıklamalara tepki gösterdi. TMMOB, eğitim süresinin kısaltılmasının mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı eğitimini bilimsel niteliğinden uzaklaştıracağı uyarısında bulundu.
“Hızlandırılmış diploma değil, bilimsel ve özerk üniversite gerekli”
TMMOB Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın, sekiz yarıyıllık eğitimin korunacağı ancak derslerin yoğunlaştırılarak lisans eğitiminin üç yılda tamamlanmasının hedeflendiğiyönündeki ifadelerine dikkat çekildi.
Açıklamada, akademik takvimin üç sömestrli bir yapıya dönüştürülmesi, sömestr sürelerinin 12–14 haftaya düşürülmesi ve sistemin 2026–2027 eğitim-öğretim yılından itibaren uygulanmasının planlandığı hatırlatıldı.
“Üniversiteler meslek okuluna dönüştürülemez”
TMMOB, önerilen modelin istihdama duyarlı, sektörle iç içe ve uygulama temelli eğitim söylemiyle sunulduğunu ancak bunun üniversite eğitiminin özüne aykırı olduğunu vurguladı:
“Üniversite eğitimi yalnızca meslek kazandırmaz; bilimsel düşünmeyi, sorgulamayı, araştırmayı ve yeni bilgi üretimini sağlar. Yükseköğretimi sadece meslek derslerine indirgerseniz geriye üniversite değil, meslek okulu kalır.”
“Mühendislik ve mimarlık üç yılda tamamlanamaz”
Açıklamada, ortaöğretimdeki nitelik kaybı, sınav odaklı sistem ve altyapı sorunları nedeniyle öğrencilerin üniversiteye eksik temel bilgiyle başladığı ifade edildi. Bu nedenle temel bilimler, zincirleme alan dersleri ve çok disiplinli çalışmalar dikkate alındığında, mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı programlarının üç yılda tamamlanmasının gerçekçi olmadığı belirtildi.
“Amaç ucuz işgücü yaratmak”
TMMOB, Türkiye’nin üniversite mezunu işsizliğinde Avrupa’da ilk sırada yer aldığını hatırlatarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Eğitimi dört yıldan üç yıla indirmek, üniversite mezunu arzını artırarak nitelikli meslek insanlarını ‘ara eleman’a dönüştürmek ve sermaye için ucuz işgücü yaratmaktan başka bir sonuç doğurmayacaktır.”
Akademik kadrolar ve araştırma tehlikede
Önerilen modelin akademik kadroları yalnızca ders veren personele dönüştüreceği, araştırma, proje ve bilimsel üretimin geri plana itileceği ifade edildi. TMMOB, öğretim üyelerinin 12 ay boyunca ders yükü altına sokulmasının üniversitelerde araştırmayı fiilen bitireceği uyarısında bulundu.
“Gerçek sorun süre değil, niteliğin boşaltılması”
TMMOB, eğitim süresinin kısaltılmasının kamusal harcamaları azaltma aracı olarak kullanıldığını belirterek, burs, barınma ve sosyal desteklerin yükünün öğrencilere ve ailelere bırakıldığını vurguladı. Açıklamada, asıl tartışılması gerekenin eğitimin süresi değil, niteliği ve derinliği olduğu ifade edildi.
“Üniversiteler yeniden kamusallaştırılmalı”
TMMOB açıklamasında şu vurgu yapıldı:
“Bugün ihtiyaç duyulan şey hızlandırılmış diplomalar değil, gençlere gelecek sunan, kamusal sorumluluğu olan, bilimsel ve özerk üniversitelerdir. Üniversiteler eğitim süresi kısaltılarak değil, yeniden kamusallaştırılarak güçlenir. Aksi halde süre kısalır ama gençliğin geleceği daha da daralır.”





