ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin New York kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'nda dünya gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasının bir bölümünde Küba'daki siyasi duruma ve ABD-Küba ilişkilerine değinen Trump, yönetiminin Havana konusunda kapsamlı bir değişim hedeflediğini belirtti.
Trump, Küba'daki komünist yönetimin ciddi baskı altında olduğunu savunarak, "Benim yönetimim ayrıca Küba'daki durumun köklü bir değişimini arıyor; burada Komünist rejim büyük bir baskı altında, hiçbir zaman olmadığı kadar büyük bir baskı altında," dedi.
Küba yönetiminin daha önce görülmemiş ölçüde başarısız olduğunu ve çökeceğini öne süren Trump, Küba ile yürütülen görüşmelerde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun rolüne de işaret etti.
Trump, "Daha önce hiç olmadığı gibi başarısız oluyor ve çökecek. Pazarlıkları Marco Rubio yürütüyor. Küba ile derin pazarlıkların içinde. Bakalım ne olacak," ifadelerini kullandı.
Konuşmasının devamında ABD'nin güvenliğine ilişkin mesajlar veren Trump, yabancı unsurların ülkesine yönelik tehdit oluşturmasına izin vermeyeceklerini söyledi.
Trump, "Aramızdaki yabancı düşmanların kendi kapımızın önünde Amerika'yı tehdit etmesine izin vermeyeceğiz," dedi.
Küba yönetiminin ABD'deki bazı siyasi yapılanmalarla işbirliği yaptığını ileri süren Trump, bu kapsamda ABD Komünist Partisi ve ANTİFA'ya ilişkin iddialarda bulundu. Trump sözlerini şöyle sürdürdü:
"Küba rejimi sol kanat ve komünist ağlarla da birlikte çalıştı. Dışişleri Bakanlığımızın verdiği rapora göre ABD komünist partisi ve ANTİFA ile de işbirliği yaptılar. Komünizm asla ABD'ye gelmeyecek ama Küba'ya özgürlük gelecek. Küba'ya ve Meksika'ya güvenlik gelecek."




