Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet, Türkiye’de uzun yıllardır çözülmemiş bir sorun olarak varlığını sürdürmekte ve her geçen yıl daha da derinleşmektedir. Türkiye Psikiyatri Derneği, 17 Nisan Hekime Yönelik Şiddetle Mücadele Günü vesilesiyle, sağlıkta şiddetin sadece bireysel değil, yapısal bir sorun olduğunu vurgulayan çarpıcı bir açıklama yaptı. Dernek, sağlıkta şiddet olaylarının önlenmesi için acil ve etkili önlemler alınması gerektiğini belirtti.

Sağlıkta Şiddet: Yapısal Bir Sorun, Sistematik Bir Tehdit

Sağlıkta şiddet, yıllardır sağlık çalışanlarının karşı karşıya kaldığı büyük bir tehdit olmaya devam ediyor. Türkiye Psikiyatri Derneği, sağlıkta şiddet olaylarının yalnızca birer münferit vaka değil, kökeni derin ve karmaşık yapısal sorunlardan kaynaklandığını belirterek, "Dr. Ersin Arslan, Dr. Fikret Hacıosman, Dr. Ekrem Karakaya, Dr. Göksel Kalaycı, Dr. Aynur Dağdemir ve Dr. Melike Erdem gibi sağlık emekçilerini kaybetmiş olmak, sağlıkta şiddetin yalnızca bireysel bir acı değil, toplumsal bir travma olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Her biri, birer yaşam kaybının ötesinde, sağlıkta şiddetin giderek daha da büyüyen bir tehlike haline geldiğini anlatan trajik hikayelerdir" ifadelerine yer verdi.

"Şiddet, sistematik bir sorun olarak ele alınmalı"

Türkiye Psikiyatri Derneği, açıklamasında sağlıkta şiddetin sadece sağlık çalışanlarını değil, toplumun tamamını etkileyen bir halk sağlığı sorunu olduğunun altını çizdi. Dernek, sağlık hizmetlerinin kalitesizleşmesine, çalışanların tükenmişlik sendromuna, toplumsal güven kaybına yol açan bu şiddet ortamının, ciddi şekilde ele alınması gerektiğini vurguluyor. Şiddetin önlenebilmesi için sağlık ortamındaki yapısal ve idari sorunların ortadan kaldırılması, çalışanların güvenli ve güvenceli çalışma koşullarına kavuşması gerektiğini belirten dernek, "Sağlık çalışanları yalnızca mesleklerini icra etmemeli, aynı zamanda güvende hissetmelidir" dedi.

"Sağlık hizmetleri yeniden yapılandırılmalı"

Dernek, güvenli ve şiddetsiz bir sağlık ortamının toplumsal ve yönetsel düzeyde bir öncelik haline gelmesi gerektiğini vurguladı. Acil servisler başta olmak üzere, tüm sağlık birimlerinin tıbben acil ve gerekli hizmetlerin sunulduğu alanlar olarak yeniden yapılandırılması gerektiği ifade edildi. Bu bağlamda, sağlık hizmetinin ekonomik bir meta olmaktan çıkarılması ve hizmetin herkesin eşit erişebileceği bir hak haline getirilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca, sağlık hizmeti sunan ile bu hizmetten faydalananları taraf haline getirecek politikaların hayata geçirilmesi gerektiği de belirtildi.

"Kalıcı ve caydırıcı adımlar atılmalı"

Türkiye Psikiyatri Derneği, kaybedilen her bir meslektaşının ardından sağlıkta şiddetin acı sonuçlarını tekrar hatırladıklarını belirtti. Dernek, şiddet olaylarının tekrar yaşanmaması için tüm ilgili kurum ve yetkililere kalıcı ve caydırıcı adımlar atma çağrısında bulundu. Sağlıkta şiddetle mücadelede, yalnızca cezai tedbirlerin değil, aynı zamanda sağlık çalışanlarının iş güvencesi ve psikolojik desteklerinin de güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

"Sağlık çalışanlarına destek verilmeli

Dernek, sağlık çalışanlarının en temel haklarının, güvenli çalışma ortamlarının sağlanması olduğunu belirterek, "Şiddetsiz bir sağlık ortamı, sadece sağlık çalışanlarının değil, tüm toplumun sağlığı açısından vazgeçilmezdir" diyerek, sağlıkta şiddetin önlenmesi için öncelikli olarak sistematik bir reform sürecine girilmesi gerektiğini ifade etti.

Muhabir: Ahmet Çağatay Bayraktar