Türkiye Psikiyatri Derneği, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda 3 Temmuz 2025 tarihinde kabul edilen ve halk arasında "Kenevir Yasası" olarak bilinen Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hakkında ciddi uyarılarda bulundu. Dernek, söz konusu düzenlemenin toplum sağlığına ve bireylerin psikolojik durumlarına potansiyel olarak ciddi zararlar verebileceği konusunda endişelerini dile getirdi.

Yasaya göre, tıbbi kenevir (cannabis) ve bu maddeden elde edilen ürünlerin, yalnızca eczanelerde ve hekim reçetesiyle satılması planlanıyor. Ayrıca, tıbbi kenevirin hangi hastalıkların tedavisinde kullanılacağına dair düzenlemelerin, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen yönetmeliklerle yapılacağı ifade ediliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’nın denetiminde ve elektronik takip sistemi ile izlenecek olan üretimden satışa kadar olan süreçte, kenevirin halk sağlığı açısından getireceği risklerin yeterince değerlendirilmeyeceği endişesi dile getiriliyor.

Bağımlılık riskine dikkat çekildi

Türkiye Psikiyatri Derneği, tıbbi amaçla kullanılacak olan kenevirin içeriğinde, psikoaktif etkiler gösteren tetrahidrokannabinol (THC) bileşeninin bulunmasının, bağımlılık riski taşıdığına dikkat çekti. Dernek, THC oranının yüksek olduğu preparatların, tedaviye yönelik kullanılan ilaçlar adı altında suistimallere açık olabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Ayrıca, kenevirin tıbbi olarak kullanılacak olmasının, özellikle gençler arasında bu maddeye karşı olumlu ve zararsız bir algı yaratabileceğini ve bu algının bağımlılığa yol açabileceğini ifade ediyor.

Dernek, "Tıbbi kenevir kullanımının riskleri, halk arasında yeterince açıklanmadan ve bağımlılık yapıcı etkileri vurgulanmadan teşvik edilmesi, toplumsal düzeyde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Her ne kadar tıbbi kullanım için bazı yararları olduğu gösterilmiş olsa da, bu kullanımın kontrolsüz şekilde yaygınlaşması büyük tehlike yaratmaktadır," şeklinde bir açıklama yaptı.

Kenevirin tıbbi kullanımı konusunda halkın yanlış bilgilendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Türkiye Psikiyatri Derneği, bu konuda açık ve etkili bir iletişim stratejisi oluşturulmasını talep ediyor. Gençler ve toplum genelinde, kenevir kullanımının zararları hakkında bilgilendirme kampanyalarının düzenlenmesi gerektiğine dikkat çeken dernek, bunun aynı zamanda bağımlılıkla mücadele açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor.

"Tamamen faydalı olduğu algısı yanlış"

Yasa tasarısına göre, kenevir mamullerinin sadece eczanelerde satılacağı belirtilse de, satışın denetimsiz olmasının ve kontrollü ürünlerin dışında birçok kenevir ürününün piyasaya sürülmesinin, toplumda yanlış algılar yaratabileceği konusunda uyarılar yapıldı. Kenevir ve türevleri ile yapılan tedavi ve ürünlerin, "zararsız" ve "tamamen faydalı" olduğu algısının yayılması, potansiyel olarak daha fazla bireyin bu maddelere yönelmesine neden olabilir. Bu da, toplum sağlığı açısından daha büyük riskler yaratabilir.

Türkiye Psikiyatri Derneği, tıbbi kenevir kullanımına yönelik düzenlemenin bilimsel kanıtlarla desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Bu bağlamda, dernek, "Kanıt düzeyi sınırlı olan tedavi alanlarında, özellikle tıbbi kenevir kullanımının halk sağlığı üzerindeki etkilerini belirlemek için geniş çaplı araştırmalar yapılmalı ve bu ürünlerin hangi koşullar altında kullanılacağı netleştirilmelidir," diyor. Ayrıca, tıbbi kenevirin reçeteyle verilmesinin yanı sıra, kullanıcıların psikiyatri ve bağımlılık açısından değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Yasa tasarısının bazı kritik noktalarının belirsizliğini koruduğunu belirten Psikiyatri Derneği, kenevir mamullerinin piyasaya sürülmeden önce, bu ürünlerin içeriklerinin, özellikle THC ve CBD oranlarının net bir şekilde belirlenmesi gerektiğini savunuyor. Bunun yanında, tıbbi kenevir kullanımının ve mamullerinin sıkı bir denetim mekanizmasına tabi tutulması gerektiğini vurgulayan dernek, izleme ve denetim sistemlerinin etkinliğini artıracak düzenlemeler talep ediyor.

Dernek, tıbbi kenevir kullanımının aşamalı olarak yapılmasını ve potansiyel risklerin önceden değerlendirilmesini öneriyor. Bu aşamalı geçiş sürecinde, bağımlılık riski taşıyan kenevir kullanımı ve buna bağlı olarak gelişebilecek sosyal ve psikolojik etkiler göz önünde bulundurulmalı. Ayrıca, bu süreçte toplumsal etkilerin minimize edilmesi için bir sistematik veri toplama ve analiz mekanizması oluşturulmalıdır.

Muhabir: Ahmet Çağatay Bayraktar