Uluslararası Af Örgütü, İran'da yetkililerin muhalefeti bastırmak amacıyla ölüm cezasını giderek daha fazla kullandığını ve keyfî infazlarda artış yaşandığını açıkladı.

Örgütün 28 Temmuz'da yayımladığı açıklamaya göre, İran'da geçen hafta beş protestocunun infaz edilmesinin ardından en az 60 protestocu ölüm cezasına mahkûm edildi. Çok sayıda kişinin de protestolarla bağlantılı suçlamalar nedeniyle ölüm cezası istemiyle yargılandığı belirtildi.

Örgüt, en az üç çocuğun da infaz riski altında olduğunu bildirdi.

İnfazların gerçek sayısının daha yüksek olduğu belirtiliyor

Uluslararası Af Örgütü, ölüm cezalarının gerçek sayısının açıklanan rakamlardan daha yüksek olduğuna inanıyor.

Örgüt, İran İnsan Hakları örgütünün verilerine dayanarak yalnızca İsfahan'daki bir cezaevinde protestolar kapsamında ölüm cezasına mahkûm edilen 70 kişinin bulunduğunu aktardı.

Uluslararası Af Örgütü Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesel Direktörü Heba Morayef, ocak ayında gerçekleşen protestoların ardından İran makamlarının muhalefeti cezalandırmak ve bastırmak amacıyla "korkunç bir infaz ve ölüm cezası dalgası" başlattığını savundu.

İran: Hürmüz Boğazı'nda alternatif rotayı kullanan gemide yangın çıktı
İran: Hürmüz Boğazı'nda alternatif rotayı kullanan gemide yangın çıktı
İçeriği Görüntüle

Protestolar sonrası infazlarda artış

Örgütün açıklamasına göre İran makamları, Ocak 2026'daki protestolardan bu yana protestolarla bağlantılı kişileri mahkûm etmek ve ölüm cezasına çarptırmak için casusluk ve düşman devletlerle iş birliği yapmak gibi geniş kapsamlı milli güvenlik suçlamalarını daha fazla kullanmaya başladı.

Uluslararası Af Örgütü, Ocak 2026'dan bu yana protestolarla bağlantılı suçlar nedeniyle en az 26 kişinin keyfî şekilde infaz edildiğini, en az 26 kişinin de siyasi güdümlü suçlamalar kapsamında keyfî olarak infaz edildiğini bildirdi.

"Muğlak suçlamalarla" ölüm cezası veriliyor

Örgüt, bazı kişilerin "Allah'a düşmanlık" ve "dünyada yozlaşmayı yaymak" gibi geniş ve muğlak olarak nitelendirilen suçlardan ölüm cezasına mahkûm edildiğini belirtti.

Açıklamada, kundaklama, mala zarar verme, yol kapatma ve kamu düzenini bozma gibi eylemlerin de ölüm cezasıyla cezalandırılan suçlar arasında yer aldığı ifade edildi.

Uluslararası hukuk ve standartlara göre ölüm cezasının yalnızca "en ciddi suçlarla" sınırlandırılması gerektiğini hatırlatan örgüt, söz konusu eylemlerin bu eşiği karşılamadığını savundu.

Protestocular casusluk suçlamasıyla yargılanıyor

Bazı protestocuların ise 2025'teki 12 Gün Savaşı sırasında çıkarılan "Casusluk Yasası" kapsamında yargılandığı belirtildi.

Örgüte göre protestocular, barışçıl protestolara katılmak ve medya kuruluşlarıyla bilgi paylaşmak gibi eylemler nedeniyle de suçlanıyor.

Uluslararası Af Örgütü, yargı ve devlet medyasının protestocuları çeşitli açıklamalarda "düşman neferleri", "Mossad bağlantılı kılıçlı katiller" ve "protestocu kılığına girmiş düşman ajanları" olarak tanımladığını aktardı.

Zorla kaybetme ve işkence iddiaları

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırısının ardından ölüm cezası kullanımının arttığını belirten örgüt, protestocuların zorla kaybetme, işkence ve zorunlu "itiraflar" da dahil olmak üzere kötü muameleye maruz kaldığını ileri sürdü.

Açıklamada, İran yargısına bağlı Mizan Haber Ajansı'nın tutukluluk sırasında alınan "itirafların" hükme esas alındığını duyurduğu belirtildi. Çok sayıda protestocunun avukata erişiminin engellendiği ve kişilerin "tamamen haksız ve kapalı yargılamaların ardından" ölüm cezasına mahkûm edildiğinin belgelendiği ifade edildi.

Uluslararası Af Örgütü'nden infazların durdurulması çağrısı

Uluslararası Af Örgütü, Birleşmiş Milletler üyesi devletlere İran'a infazların durdurulması yönünde baskı yapma çağrısında bulundu.

Örgüt ayrıca İran'daki durumun Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne taşınması gerektiğini savundu.

İran'ın ölüm cezasını tamamen yasaklayan bağlayıcı bir uluslararası insan hakları sözleşmesine taraf olmadığı, ancak ölüm cezasının yalnızca "en ağır suçlara" uygulanmasını öngören Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi'ne taraf olduğu belirtildi.

Açıklamada, "İran yetkilileri, planlanan tüm infazları derhal durdurmalı ve ölüm cezasını tamamen kaldırmak üzere infazları erteleme yasası çıkarmalıdır" çağrısı yapıldı.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de 27 Temmuz'da İran'daki infazların durdurulması yönünde benzer bir çağrıda bulunmuştu.

Kaynak: Haber merkezi