Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel iklim hedefleri ve enerji dönüşümünün geleceğine ışık tutan yeni bir rapor yayınladı. Avrupa Komisyonu'nun finansal ve stratejik desteğiyle hazırlanan "Temiz Enerjiye Erişimi ve Benimsenmesini Genişletmek İçin En İyi Uygulamalar" başlıklı rapor, temiz enerji dönüşümünün başarısında toplumsal kabul ve katılımın en kritik halka olduğunu ortaya koydu.
Sürdürülebilir Yaşam Tarzları, Adalet ve Temiz Enerji Teknolojilerine Erişim Kampanyası kapsamında masaya yatırılan küresel çalışmada, farklı ülkelerden 55 başarılı uygulama örneği incelenerek politika yapıcılara somut öneriler sıralandı.
Raporda yer alan analizlere göre, temiz enerji dönüşümü yalnızca laboratuvarlarda geliştirilen teknolojik değişimlerle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda toplumsal, davranışsal ve yapısal dönüşümleri de zorunlu kılıyor. IEA uzmanları, bu dönüşümün başarıya ulaşması için politika, toplum ve sektörler olmak üzere, teşvik mekanizmaları, yasal düzenlemeler ve kitlesel farkındalık kampanyaları entegre biçimde uygulanması, eğitim faaliyetleri artırılmalı, yerel topluluklar karar alma mekanizmalarına dahil edilmeli, kadınların ve gençlerin enerji sektöründeki rolü güçlendirilmesi, küresel karbon emisyonlarının en büyük sorumluları arasında yer alan binalar, ulaşım ve ev aletleri sektörlerinde enerji verimliliği standartları radikal şekilde artırılması gerektiği vurgulandı.
Hindistan ve Çin modeli örnek gösterildi
Gelişmekte olan ülkelerin enerji dönüşümündeki başarı hikayelerine geniş yer ayrılan raporda, özellikle Asya pazarındaki iki devin hamleleri ön plana çıkarıldı. Hindistan'da ülke genelinde sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarını teşvik eden "Mission LiFE" programı başarıyla uygulanıyor. Öte yandan, 10 milyon hanenin çatısına güneş paneli kurulmasını hedefleyen "PM Surya Ghar" programı sayesinde enerjiye erişim oranlarında rekor artış sağlandı. Çin'de belirlenen pilot şehir uygulamaları üzerinden ulaşımda elektrifikasyon (elektrikli araç kullanımı) hızla yaygınlaştırıldı. Çin'in uyguladığı ulusal "enerji etiketi" sistemi, son 20 yılda 4,28 trilyon kilovatsaatten fazla elektrik tasarrufu elde edilmesini sağladı.
Avrupa Birliği'nden 2026-2032 dönemi için "Sosyal İklim Fonu"
Enerji dönüşümünün sosyal adalet ve yoksulluk boyutuna da değinilen raporda, dezavantajlı kitlelerin korunması gerektiği aktarıldı. Bu doğrultuda, Avrupa Birliği (AB) tarafından 2026-2032 dönemini kapsayacak şekilde hayata geçirilecek olan Sosyal İklim Fonu'nun önemine işaret edildi. Bu fon vasıtasıyla, küresel enerji krizinden ve enerji yoksulluğundan doğrudan etkilenen düşük gelirli haneler ile küçük işletmelere doğrudan finansal destek sağlanması amaçlanıyor.
750 milyon insan karanlıkta, 2 milyar kişi temiz pişirme teknolojisinden mahrum
IEA, küresel eşitsizliği gözler önüne seren çarpıcı verileri de kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre; dünya genelinde yaklaşık 750 milyon kişinin hâlâ elektrik enerjisine erişimi bulunmuyor. Bununla birlikte, 2 milyardan fazla kişi ise evlerinde sağlıklı ve temiz pişirme teknolojilerinden yararlanamıyor. Ajans, bu insani ve ekonomik açığı kapatmak adına özellikle Afrika kıtasında temiz enerjiye erişilebilirliği artıracak uluslararası fonların ve projelerin acilen hızlandırılması gerektiğinin altını çizdi.
Raporun sonuç bildigesinde, temiz enerji dönüşümünün kararlılıkla sürdürülmesinin sadece iklim hedeflerine ulaşılmasını sağlamayacağı; aynı zamanda hanehalkı enerji maliyetlerini düşüreceği, bireysel yaşam kalitesini yükselteceği ve yeni istihdam alanları yaratarak ekonomik fırsatları artıracağı değerlendirmesinde bulunuldu.


