Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Çorlu Karatepe Cezaevi'nde tutuklu bulunan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ile Babala TV'nin kurucusu Oğuzhan Uğur'u ziyaret etti.

Ziyaret sonrası açıklama yapan Özdağ, her iki ismin de morallerinin yüksek olduğunu ifade ederek, ziyaretinin Anayasa'nın eşitlik ilkesini düzenleyen 10. maddesine bağlılığın bir göstergesi olduğunu söyledi.

Özdağ, “‘Adalet mülkün temelidir’ ifadesinin ne yazık ki artık sadece mahkemelerinin arkasındaki bir duvar yazısı olduğu ama devlet felsefesi olmadığını biliyoruz. Ve vermiş olduğumuz mücadele de siyasette tekrar adaleti mülkün temeli haline getirmek hukuk devletini yeniden tesis etme mücadelesidir. Bugün burada bu ziyareti gerçekleştirmemin nedeni de anayasamızın 10’uncu maddesine olan bağlılığımızı parti olarak, birey olarak göstermektir. Olması gereken hepimizin anayasanın 10’uncu maddesinde ifade edildiği gibi yasalar önünde fikrimiz, görüşümüz, siyasi mezhebimiz, felsefemiz, partimiz, anlayışımız ne olursa olsun eşit olmamızdır. Bu ilkenin gerçekleştiği bir Türkiye için mücadele ediyoruz. Atatürk Türkiye'sini yeniden tesis etmenin mücadelesini veriyoruz” ifadelerini kullandı.

"Adalet mülkün temeli olmaktan çıktı"

Özdağ, Türkiye'de hukuk devleti ilkesinin zedelendiğini savunarak, "Adalet mülkün temelidir sözünün artık yalnızca mahkeme duvarlarında kaldığını biliyoruz. Mücadelemiz, hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmek içindir" dedi.

Oğuzhan Uğur'un mesajını paylaştı

Özdağ, Oğuzhan Uğur'un kendisine, suçsuz olduğuna inandığını ve kamuoyunun da bunu bildiğini söylediğini aktardı.

Uğur'un, babasının geçmişte FETÖ kumpası nedeniyle cezaevinde kaldığını hatırlattığını belirten Özdağ, “Oğuzhan (Uğur) beyle görüşmemiz sırasında kendisi, ‘Benim babam PKK terörüyle bütün yaşamı boyunca mücadele ettiği için 5 yıl 8 ay FETÖ terör ve casusuluk örgütünün düzenlemiş olduğu bir komployla cezaevinde yattı ve beraat ederek çıktı. Ben içinde bulunduğum durumdan ötürü şikayet etmeyi her şeyden önce babama utandığım için dile getiremem. Suçsuz olduğumu biliyorum ve kamuoyunun da benim suçsuz olduğumu bildiğini düşünüyorum. Onun rahatlığı içerisinde burada günlerimi en sağlıklı şekilde geçirmeye çalışıyorum’ dedi. Moralini yüksek gördüm. Özgüvenini ifade ettiğim nedenle yüksek gördüm" diye konuştu.

"Sinem Dedetaş yapılan teklifleri reddetti"

Sinem Dedetaş'ın da moralinin yüksek olduğunu söyleyen Özdağ, Dedetaş'ın kendisine, görev süresi dolmadan seçmen iradesine sahip çıkmayı tercih ettiği için tutuklu bulunduğunu düşündüğünü aktardığını söyledi.

Özdağ, Dedetaş'ın kaçma veya delilleri karartma ihtimalinin bulunmadığını ifade ettiğini de dile getirdi:

"Daha sonra da Sinem (Dedetaş) Hanım'la görüştük. Morali yüksek. ‘Siyasi gerekçeyle burada olduğumu biliyorum. Buraya gelmeden önce yapılan teklifleri de kamuoyu da biliyor artık. İsteseydim burada olmazdım ama ben bir siyasetçinin seçmenden aldığı yetkiyi en azından o dönem bitene kadar muhafaza etmesi gerektiğini seçmene saygının bir gereği olduğuna inanıyorum ve yapmış olduğum, almış olduğum tavırdan dolayı da haklı ve doğru olduğumu düşünüyorum ve mutluyum’ dedi."

Çankaya Belediye Başkan Vekili Haldun Güner: "Hukuka ve adalete inancımız tam"
Çankaya Belediye Başkan Vekili Haldun Güner: "Hukuka ve adalete inancımız tam"
İçeriği Görüntüle

Çerçeve yasa teklifine eleştiri

Özdağ, kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasa teklifine de tepki gösterdi.

Abdullah Öcalan'ın süreçle ilgili açıklamalarına atıfta bulunan Özdağ, teklifin Türkiye'nin üniter yapısını değiştirmeyi hedeflediğini savunarak, bunun Cumhur İttifakı'nın iktidarını sürdürmeye yönelik siyasi bir proje olduğunu öne sürdü:

"Öcalan doğruyu söylemiş şu anlamda; Atatürk Cumhuriyeti'nin yıkılmasından ve Öcalan’ın önerdiği tarzda bir cumhuriyetin demokratik cumhuriyet adı altında kurulması iddiasından bahsediyor çünkü Abdullah Öcalan. Ve devam eden sürecin de, çerçeve yasayla bir kök yasa olarak temelinin atılacağını ve bunun devamında gerçekleşecek anayasa değişiklikleri ile milli ve üniter devlet yapısının tahrip edileceğinin kendi açısından kendi tabanına müjdesini veriyor. Onun için cumhuriyetin kurulması kadar önemli diyor.

Çünkü cumhuriyeti yeniden kurma iddiasını taşıyorlar. Ve biz de Zafer Partisi olarak ilk günden itibaren bunu bildiğimiz için bu sürece şiddetle itiraz ettik. Bu süreç başladığı zaman, ‘PKK ile bir pazarlık yapılmayacak’ dediler, ‘PKK silahları terk edecek, kendisini şartsız lav edecek’ dediler. Bunu Türkiye'de, Irak'ta, İran'da ve Suriye'de de yapacak dediler. Bu sözlerin hiçbirisi gerçekleşmedi. PKK silah bırakmadı. PKK'lı teröristler şu anda İran'da İran özel kuvvetleriyle ve devrim muhafızlarıyla çatışıyorlar.

Yani teröre devam ediyorlar. Suriye'de PKK 4 tugay halinde örgütlenmiş durumda. Türkiye içinde PKK'lılar sivil elbiseyle dolaşmaya devam devam ediyorlar. Ve PKK'nın ele başları Kandil'de ‘Biz silah bırakacağız demedik, silahlı mücadeleyi bırakacağız dedik’ diyorlar. Ve böyle bir ortamda Türkiye Cumhuriyeti PKK için af çıkartıyor. Ve bu, sadece ilk adım. Bu affı Anayasa’da ve diğer yasalarda yapılacak değişiklik süreci izleyecek deniyor."

Muhalefet partilerine çağrı yaptı

CHP ve YENİ Parti'ye seslenen Özdağ, çerçeve yasa teklifine destek verilmemesi çağrısında bulundu.

Teklifin kabul edilmesi halinde anayasa değişikliklerinin de önünün açılacağını savunan Özdağ, muhalefetin bu süreçte sorumluluk alması gerektiğini söyledi:

"Ben buradan hem YENİ Parti'ye hem Cumhuriyet Halk Partisi'ne seslenmek istiyorum. Eğer Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gelecek çerçeve yasaya evet derseniz, bunun parçası olursanız bundan sonra yapılacak anayasa değişikliklerinin de parçası olacaksınız. O zaman nasıl çıkıp Türk halkına biz muhalefetiz dersiniz?

Erdoğan'ın iktidarını uzatmak için yürütülen bir sürecin yanında olup nasıl muhalefet olursunuz? Sadece Öcalan'ın ‘Cumhuriyetin kurulması kadar önemli’ ifadesi bile Atatürk'ün partisi olduğunu iddia eden ve o gelenekten geldiğini iddia eden siyasetçiler için yeterince uyarıcı olmalıdır. Eğer bununla da uyanmıyorlarsa, uyanmaya niyetleri yok, milleti de uyutmaya çalışıyorlar demektir."

"Adalet artık siyasi yollarla aranabiliyor"

Bir gazetecinin "Bu ziyaret adalet arayışı mı, siyasi mesaj mı?" sorusunu yanıtlayan Özdağ, "Adalet artık bu ülkede ancak siyasi yollarla aranabilir. Çünkü siyasi yollarla ortadan kaldırıldı." ifadelerini kullandı.

Kaynak: Haber merkezi