Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Özdağ'ın gündeminde, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen ve kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun vardı.
Özdağ, yasanın TBMM'den geçmesine ilişkin, “Oylama sonucundan, daha Genel Kurul'dan başlayarak bölücülerin, PKK yandaşlarının, Kandil'deki narko-terör baronlarının çok mutlu olduğunu gördük” ifadelerini kullandı.
Özdağ'dan AKP'li Suna Kepoğlu Ataman'a tepki
AKP Diyarbakır Milletvekili Suna Kepoğlu Ataman'ın yasanın kabul edilmesinin ardından PKK lideri Abdullah Öcalan'a teşekkür etmesine tepki gösteren Özdağ, Ataman'a yüklendi:
"Hanımefendi, siz kimin milletvekilisiniz? Siz Diyarbakır'da, Mardin'de, Şırnak'ta, Hakkari'de yapılan katliamları kimin yaptığını unuttunuz mu? Pınarcık'ta, Çevrimli'de, Başbağlar'da beşikteki bebekleri katledenin Öcalan olduğunu unuttunuz mu? Hadi şimdi bu köylere gidin de bu köylerdeki vatandaşlarımızın önünde de 'Allah Öcalan'dan razı olsun' deyin. Bakın size ne yapıyorlar. Bebek ve çocuk katili bir terör ve cinayet çetesinden, onun elebaşından Allah elbette razı olmayacaktır. Ancak bu vekili ve onun gibi düşünenleri Allah'a havale ediyoruz. Allah sana ve senin gibilere her iki cihanda da bildiği gibi yapsın."
“Tarih de millet de onları affetmeyecek”
Çerçeve Yasa'ya Meclis'te “evet” oyu veren ancak düzenlemeyi desteklemediğini düşündüğü milletvekillerine de tepki gösteren Özdağ, bazı AKP'li milletvekillerinin kendisine özel olarak destek mesajı verdiğini öne sürdü.
"İki gün önce tesadüfen karşılaştığım ve hâlen milletvekili olan bir AK Partili yanıma gelip kendisini tanıttıktan sonra, 'Allah yardımcınız olsun' dedi. Allah'ın Türk milletine yardım edeceğinden eminim. Evet, içlerine sinmediği hâlde evet oyu verenlerin, biz 1 Mart tezkeresinde olduğu gibi davranmalarını arzu etmiştik. Öyle davranmadılar. Tarih de millet de onları affetmeyecek."
Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
"PKK'ya af çıkaran, katil teröristleri aramıza katmaya çalışan, onlara siyaset hakkı vermeyi tasarlayan, Öcalan'a önce çalışma ofisi ve yaşayacağı yeni bir bina tahsis edip sonra yasalarda değişiklik yapıp umut hakkı vermeye çalışan ve nihayetinde yeni bir anayasa ile millî, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti'ni, Atatürk Cumhuriyeti'ni sonlandırmaya çalışanlar bilmelidir ki son sözü Türk milleti söyleyecek."
“Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'i size böldürtmeyeceğiz”
Özdağ, Türkiye'nin ulus devlet yapısının değiştirilmek istendiğini iddia ederek “demokratik ulus” tartışmalarına tepki gösterdi:
"Bizlere dayatılacak ana konu, ulus devlet yapımızı sözde Öcalan'ın tasarladığı 'demokratik ulus' ile değiştirecekmişiz. Demokratik ulus dedikleri ne? Çok etnisiteli, çok mezhepli, Lübnan, Yugoslavya, Irak gibi bir model. Yani çözülmeye ve dağılmaya hazır bir yapı. Bu bağlamda halkların kendi kaderini tayin hakkı istiyorlar. Bununla yetinmiyorlar. 'Doğal kaynakların kullanım hakkı' diyorlar. Daha Meclis'te konuşurken bu af yasası için 'Fırat'ın doğusu ve batısı' diye Türkiye'yi bölüyorlar.
Değerli Zafer Partililer ve değerli Türk milleti, bu saldırgan, bölücü ifadeleri, açıklamaları öfkeyle, kızgınlıkla izlediğinizi biliyorum. Biz de Zafer Partisi olarak bu bölücü kafalara şunu söylüyoruz: Türkiye'de halklar yoktur. Türkiye bir halklar mozaiği değildir. Büyük Atatürk, 'Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir' diyor. Ve biz de Zafer Partisi olarak Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'i size böldürtmeyeceğiz."
CHP ve YENİ Parti'yi de hedef aldı
Özdağ, Çerçeve Yasa üzerinden CHP ve YENİ Parti'ye de eleştiriler yöneltti:
"Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde, Sevr'in yıl dönümünde, PKK'ya af yasasının arkasında durup, PKK'nın kullandığı 'eşit vatandaşlık' kavramını parti programına koyup, Öcalan'ın 'Bunu yapın, yeter' dediği Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'ndaki çekinceleri kaldırıp, sonra bize 'Muhalefet partisiyiz' demeyin. Siz iktidarın ancak bu şekilde payandası olursunuz."
Ümit Özdağ'dan referandum çağrısı
AKP Genel Başkan Vekili Efkan Ala'nın, halkın yüzde 75,9'unun süreci desteklediğine yönelik açıklamasını hatırlatan Özdağ, hükümete referandum çağrısında bulundu.
Özdağ, “Halkın yüzde 75'i bu yasanın arkasında” deniliyorsa yasanın referanduma götürülmesini istedi.
“Mekke Ortak Savunma Anlaşması çok riskli”
Ümit Özdağ, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında da değerlendirmelerde bulundu:
"Bu anlaşma çok riskli bir anlaşma. Evet, Pakistan'la Hindistan arasında bir çatışma çıktığında elbette ki bütün sempatimiz, siyasi desteğimiz, gerekirse askerî lojistik desteğimiz dost ve kardeş Pakistan halkının yanında olur. Ama bunun için askerî bir ittifaka ihtiyaç yoktur. Biz Yunanistan'la çatışırsak Pakistan Silahlı Kuvvetleri Ege'de Türkiye'ye yardıma mı gelecek? Ya da Suudi Araplar Ege'de yanımızda mı olacak? Kıbrıs'ta bir çatışma çıkarsa Suudi Arabistan, KKTC'nin savunmasında rol mü oynayacak?"
“Erken seçim Türk milletinin zihninde başladı”
Erken seçim tartışmalarına ilişkin de konuşan Özdağ, Türkiye'de erken seçim talebinin toplumda başladığını savundu:
"Erken genel seçim aslında Türk milletinin zihninde başlamış durumda. Millet erken genel seçim istiyor ve biz de Zafer Partisi olarak erken genel seçim istiyoruz. Ancak sistemin niteliği ve Türkiye'nin mevcut şartları siyasi ittifakları zaten zorunlu hâle getiriyor."
“Atatürk çizgisindeki herkesle görüşmeye açığız”
Özdağ, Zafer Partisi'nin muhalefet partilerini Atatürk çizgisinde bir araya getirme çağrısını yineledi.
Çerçeve Yasa'nın kendileri açısından bir “turnusol kağıdı” olduğunu belirten Özdağ, muhalefetin tutumunun siyasi ittifaklar açısından belirleyici olacağını söyledi:
"Biz de Zafer Partisi olarak aylardan beri muhalefeti Atatürk çizgisinde bir araya gelmeye davet ediyoruz. Bu son Meclis'e gelen kanun teklifi bizim için çok önemliydi. Bir turnusol kâğıdı niteliği taşıyordu. Kimin muhalif, kimin sahte muhalif olduğunu görmek istiyorduk. Kimin iktidara payanda olduğunu, kimin olmadığını, iktidarın karşısında kimin cesaretle durduğunu görmek istiyorduk. Çünkü bu bir devlet projesi değil, bu bir iktidar projesi, iktidarda kalma projesi. Bu iktidarın bu projesine karşı durmuyorsanız, bizim yanımıza 'Biz muhalefiz' diye gelmeyin, dedik başından itibaren. Şimdi bu noktada tutarlı bir direnç sergileyen, politika ortaya koyan, Atatürk çizgisinde en azından Cumhuriyet'in kuruluş felsefesini, millî yönetim anlayışını ve ilkelerini savunan herkesle görüşürüz, görüşmeye açığız."




