YENİ Parti Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan gazeteciler Ali Tarakçı ve Tuğba Tekerek'i ziyaret etti. Ziyaretin ardından cezaevi önünde açıklama yapan Çakırözer, gazetecilerin tutukluluk süreçlerini eleştirdi ve basın özgürlüğü çağrısında bulundu.
Türkiye'de basın özgürlüğünün Anayasa ile güvence altına alındığını belirten Çakırözer, gazetecilerin haberleri ve paylaşımları nedeniyle özgürlüklerinden mahrum bırakıldığını savundu.
Ali Tarakçı ve Tuğba Tekerek'i Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti
Çakırözer, Sincan Cezaevi'nde görüştüğü gazetecilerin tutukluluk gerekçelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ali Tarakçı'nın bir bakanın istifa edeceğine ilişkin kulis bilgisini sosyal medya hesabından paylaşması nedeniyle yaklaşık bir aydır tutuklu olduğunu öne süren Çakırözer, gazeteci Tuğba Tekerek'in ise haber yaptığı internet sitesinin yöneticisi olduğu iddiasıyla yaklaşık beş haftadır cezaevinde bulunduğunu söyledi.
Çakırözer, Tekerek'in söz konusu iddiaya ilişkin durumunu ortaya koyduğunu savunarak tutukluluğunu eleştirdi.
Çakırözer'den Türkiye'deki tutuklu gazeteciler için çağrı
Çakırözer, açıklamasında yalnızca Sincan Cezaevi'ndeki gazetecilerin değil, Türkiye'nin farklı cezaevlerinde bulunan gazetecilerin de durumuna dikkat çekti.
Maltepe, Bakırköy ve Silivri cezaevlerinde bulunan gazetecileri de anan Çakırözer; Şaban Sevinç, Mustafa Balcı, Derya Okatan, Nadiye Gürbüz, Merdan Yanardağ, Fatih Ergin ve Selahattin Günday'ın tutukluluk süreçlerine ilişkin eleştirilerini dile getirdi.
Gazetecilerin haberleri, sosyal medya paylaşımları ve yürüttükleri gazetecilik faaliyetleri nedeniyle özgürlüklerinden mahrum bırakıldığını ileri süren Çakırözer, basın özgürlüğünün korunması gerektiğini ifade etti:
“Türkiye'de Anayasa'mıza göre basın hürdür, sansür edilemez. Basın özgürlüğü Anayasa ile koruma altına alınmıştır. Ama AK Parti'nin kara düzeninde maalesef gerçekler öyle değil. Sincan Cezaevi'ndeyiz. İçeride iki gazeteci ile görüştüm. Ali Tarakçı bir aydır burada yatmakta. Niçin? Bir tweet attı. ‘Bir bakan istifa edecek’ diye kulis paylaşımı yaptı diye bu zindana atıldı. Tuğba Tekerek beş haftadır burada. Neden? Bir haber yaptığı sitenin yöneticisi olduğu iddiasıyla. Ortada böyle bir şey olmadığını ispatlamasına rağmen haksız yere burada tutulmakta. Sadece Sincan mı? Hayır, Türkiye'nin dört bir yanında cezaevlerinde gazeteciler haber yaptıkları için özgürlüklerinden, ailelerinden, hayatlarından çalınmakta."
Fon skandalı haberlerine ilişkin iddiaları gündeme getirdi
Çakırözer, açıklamasında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı'nın yanı sıra İsmail Saymaz ve Murat Ağırel'in durumuna da değindi.
Bazı gazetecilerin fon skandalına ilişkin haber ve belgeleri gündeme getirmeleri nedeniyle yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını savunan Çakırözer, Saymaz ve Ağırel'in ev hapsinde bulunduğunu belirtti:
"Maltepe Cezaevi'nde, Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı ile görüştüm. İkisi de asrın skandalı dediğimiz fon skandalını sorguladıkları, belgelerini paylaştıkları için cezalandırılıyorlar. Bakırköy Cezaevi'nde Derya Okatan ve Nadiye Gürbüz yatmakta. Sincan Cezaevi'nde Merdan Yanardağ, aylardır saçma sapan bir casusluk iddiasıyla yatmakta. Tele1'e el kondu, Merdan Yanardağ da aylardır peşin cezalandırmaya tabi tutulmakta. Yine Silivri Cezaevi'nde Fatih Ergin yatıyor, Selahattin Günday yatıyor. İkisi de Kozinoğlu davasında, 15 yıl önce gerçekleşmiş bir olayın şimdi yeniden açılan davasında iki gazeteci tutuklandı. Fatih Ergin bir tweet paylaştı diye cezaevinde. Kozinoğlu davasında soruşturma kapsamında olan ve daha sonra ölü bulunan bir kişinin doktor olmasına rağmen mesleğini adli tıp uzmanı yazdı diye, sonradan düzeltmesine rağmen bu paylaşımını, günlerdir cezaevinde tutuluyor. Selahattin Günday da yine 2011 yılında Kozinoğlu’nun adliyedeki sorgusu sırasında çekilen görüntülerin tek sorumlusuymuş gibi, oysa o gün onlarca haberci, onlarca kameraman görüntü almasına rağmen Selahattin Günday günlerdir cezaevinde. Özgürlüğünden, ailesinden mahrum tutulmakta."
"Gazetecilere özgürlük ve adalet istiyoruz"
Basın özgürlüğünün Anayasa ile güvence altına alındığını hatırlatan Çakırözer, açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı:
“Gazeteciler sadece cezaevlerinde, özgürlüklerinden mahrum bırakılmıyor. Evinde dahi hapse alınanlar var. İsmail Saymaz, Murat Ağırel asrın fon skandalında iktidarın sorumluluğunu ortaya çıkardıkları için ayaklarından kelepçeli evlerinde ev hapsindeler. Buradan Sincan Cezaevi önünden bir kez daha sesleniyoruz: Gazetecilik suç değildir. Gazetecileri bir an önce özgür bırakın. Gazeteciler için adalet istiyoruz. Buradan bir kez daha haykırıyoruz: Gazetecilik suç değildir. Elinizi gazetecilerin basının üzerinden çekin. Gazetecilere özgürlük ve adalet istiyoruz."



