Türkiye’de asgari ücret tartışmaları, her yıl olduğu gibi yeniden gündeme geldi. Ücret sistemindeki yapısal sorunlar, artan yaşam maliyetleri ve enflasyonist baskılar, 2026 yılı için belirlenen asgari ücretin ne kadar olacağına dair soruları daha da önemli hale getiriyor. SGK uzmanı Özgür Erdursun, ücret artışlarının sadece rakamlarla ölçülmemesi gerektiğini belirterek, asgari ücretin toplumsal etkilerine ve yapısal çözüm önerilerine dikkat çekti.
Asgari Ücretin Miktarı Değil, Toplumdaki Etkisi Önemli
Özgür Erdursun, asgari ücretin sadece miktarının değil, toplumun yarısı için geçerli hale gelmesinin çok daha önemli olduğunu vurguladı. Erdursun, “Bu tablo, ücret sistemindeki derin yapısal bozukluğun bir göstergesidir” dedi. Asgari ücretin zamanla daha geniş bir kesimi kapsaması, aslında orta gelir grubunun erimesine yol açtı ve ücret skalasında aşağı yönlü baskı oluşturdu.
Türkiye’de asgari ücretle çalışanların oranı, OECD ve Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında oldukça yüksek. Almanya’da çalışanların sadece yüzde 4’ü asgari ücretle geçinirken, Fransa ve Hollanda’da bu oran sırasıyla yüzde 5 ve 3. Türkiye’de ise neredeyse her iki çalışandan biri asgari ücretle geçinmek zorunda kalıyor. Bu durum, asgari ücretin sadece düşük gelirli değil, aynı zamanda toplumun geniş bir kesiminin gelir düzeyi haline geldiğini gösteriyor.
Son Yıllardaki Asgari Ücret Artışları
Erdursun, son on yıl içindeki asgari ücret artışlarına da dikkat çekti. 2016’dan itibaren yapılan her bir artış, enflasyon ve ekonomik dalgalanmalara karşı alınan tedbirlerin bir sonucu olarak büyük bir öneme sahipti. 2022 ve 2023 yıllarındaki yüksek artışlar, enflasyonist şoklara karşı alınan zorunlu tedbirlerdi. Ancak, 2024 ve 2025 yıllarında tek artışlı normalleşme sürecine geçiş yapılsa da, enflasyon normalleşmesi sağlanamadı.
2016’dan 2025’e kadar olan artışlar şu şekilde:
-
2016: 1.300 TL
-
2017: 1.404 TL (Yüzde 7,9 artış)
-
2018: 1.603 TL (Yüzde 14,2 artış)
-
2019: 2.020 TL (Yüzde 26,1 artış)
-
2020: 2.324 TL (Yüzde 15,1 artış)
-
2021: 2.825 TL (Yüzde 21,6 artış)
-
2022: 5.500 TL (Yüzde 94,6 artış)
-
2023: 11.402 TL (Yüzde 107 artış)
-
2024: 17.002 TL (Yüzde 49,1 artış)
-
2025: 22.104 TL (Yüzde 30 artış)
Erdursun, özellikle 2022 ve 2023 yıllarında yapılan büyük artışların, hükümetin enflasyonist baskılara karşı almış olduğu zorunlu tedbirler olduğunu belirtti. Ancak 2024 ve 2025’te yapılan artışların, artan enflasyonla birlikte yeterli gelmediğini ifade etti.
2026 Yılı İçin Asgari Ücret Senaryoları
Erdursun, 2026 için asgari ücretin belirlenmesinde üç farklı senaryo öngördü:
-
Sadece Hedef Enflasyon Oranında Artış: Bu senaryoda, enflasyon hedefiyle asgari ücretin artması durumunda 2026 asgari ücreti 25.600 TL civarında olabilir.
-
Refah Payı Eklenirse: Refah payı eklenerek asgari ücrete yapılacak bir artışta, rakamın 26.500 TL ile 27.500 TL arasında olması bekleniyor.
-
Reel Alım Gücü Korunursa: Enflasyonla başa çıkabilmek ve reel alım gücünü koruyabilmek için asgari ücretin 28.000 TL’nin üzerinde olması gerektiği öngörülüyor.
Erdursun, “Önemli olan rakam değil, bu ücreti alan kişi oranının azaltılması” diyerek, Türkiye’nin en büyük sorununun asgari ücretli oranını düşürmek olduğunu vurguladı.





