Marmara Denizi kıyılarında yapılan kapsamlı bir araştırma, bölgenin iklim değişikliği, deniz seviyesinin yükselmesi, fırtınalar ve kıyı erozyonu gibi etmenler nedeniyle ciddi bir tehdit altında olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, yaklaşık 1,6 milyon kişi yüksek risk altında bulunurken, kıyı şeridinin %60'ı orta, %12'si ise yüksek risk kategorisinde yer alıyor. Uzmanlar, alınacak önlemlerle gelecekteki felaketlerin önlenebileceğine dikkat çekiyor.

"Marmara Denizi'nde Kırılganlık Artıyor"

İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü'nden Prof. Dr. Cem Gazioğlu ve Prof. Dr. Gürcan Büyüksalih’in, Singapur Nanyang Teknoloji Üniversitesi'nden Yochi Okta Andrawina ve Endonezya Diponegoro Üniversitesi'nden Prof. Dr. Helwis Liufandy ile birlikte gerçekleştirdiği araştırma, Marmara Denizi kıyılarının iklim değişikliği karşısındaki kırılganlığını mercek altına aldı. Araştırma, Journal of Coastal Conservation dergisinde geçen ay yayımlandı.

Araştırma, Marmara Denizi’nin kapalı yapısının, bölgenin çevresel değişimlere karşı daha savunmasız hale gelmesine neden olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca, InVEST Kıyı Kırılganlık Modeli kullanılarak yapılan çalışmada, Marmara kıyılarındaki risklerin oldukça yüksek olduğu vurgulandı.

Kıyılarda Yüksek Risk: İstanbul, Kocaeli, Yalova ve Bursa Tehdit Altında

Araştırmaya göre, Marmara Denizi kıyılarında yaşayan yaklaşık 1,6 milyon kişi fırtına, deniz seviyesi yükselmesi ve kıyı erozyonu nedeniyle yüksek risk altında bulunuyor. Marmara kıyılarının %60'ı orta dereceli, %12'si ise yüksek risk kategorisinde. Araştırma, İstanbul’un doğu kıyıları, Yalova’nın kuzeyi, Kocaeli’nin güneyi, Bursa ve Çanakkale’nin belirli bölgelerinin en yüksek risk seviyelerinde olduğunu gösteriyor.

Kocaeli, Yalova ve Bursa, yüksek riskli nüfus oranı ile öne çıkarken, İstanbul'da bu oran %12,2 olarak belirlenmiş. Marmara'nın kıyı bölgelerinde, erozyon, kıyı daralması, sanayi yoğunluğu ve fırtına riskleri büyük bir tehdit oluşturuyor.

Bölgesel Kırılganlıklar: Erken Uyarılar Gerekiyor

İstanbul’un doğu kıyılarında deniz seviyesinin yükselmesi ve fırtınaların kıyı taşkınlarına yol açma riski bulunurken, Yalova'nın kuzeyinde kıyı şeridindeki daralma doğal habitatları tehdit ediyor. Kocaeli'nin güneyi ise sanayi yoğunluğu nedeniyle büyük bir baskı altında. Ayrıca, Marmara kıyılarında erozyon hızlanırken, Tekirdağ ve Çanakkale Boğazı çevresindeki bölgeler korunaklı kıyı yapıları nedeniyle görece daha düşük risk taşıyor.

Araştırma, Marmara kıyılarında her bir il için ayrı uyum ve koruma planları hazırlanması gerektiğini vurguluyor.

Araştırma, hükümetlerarası iklim değişikliği panelinin (IPCC) düşük ve orta emisyon senaryolarında risklerin şu anki seviyede kalacağını, ancak yüksek emisyon senaryolarında uzun vadede şiddetli fırtınalar ve ani deniz seviyesi yükselmeleri ile risklerin artacağını ortaya koyuyor. Uzmanlar, Marmara kıyılarının şimdiden iklim krizi nedeniyle değişime uğradığını belirtiyor.

"Kıyılar Savunmasız, Riskler Büyüyor"

Prof. Dr. Cem Gazioğlu, Marmara kıyılarının giderek daha savunmasız hale geldiğini ve doğal kıyıların neredeyse tamamen ortadan kalktığını söyledi. Gazioğlu, "Kıyılar savunmasız, riskler büyüyor, çözüm ekolojik ve bütüncül bakışta" diyerek kıyıların korunmasında ekolojik yaklaşımların önemini vurguladı. Ayrıca, deniz çayırları, sulak alanlar ve kıyı ormanları gibi doğal habitatların korunmasının, bölgesel direncin artırılmasında kritik rol oynayacağını belirtti.

Muğla Menteşe’de orman yangını: Müdahale sürüyor
Muğla Menteşe’de orman yangını: Müdahale sürüyor
İçeriği Görüntüle

Büyüksalih: Küresel Sorumluluk, Yerel Çözümlerle Başlar

Prof. Dr. Gürcan Büyüksalih, Marmara’daki durumun sadece Türkiye'ye özgü olmadığını, dünya çapında kıyı bölgelerinin benzer risklerle karşı karşıya olduğunu belirtti. Bengal Körfezi, Florida kıyıları, Hollanda deltaları ve Pasifik adalarında yaşayan milyonlarca insanın da deniz seviyesi yükselmesi ve fırtınalardan tehdit altında olduğunu ifade etti. Büyüksalih, "Yerel çözümler, aynı zamanda küresel bir sorumluluğun parçası haline geliyor" dedi.

Çözüm: Ekolojik ve Bütüncül Yaklaşımlar

Marmara kıyılarındaki risklerin arttığı, bu nedenle uzun vadede ekonomik kayıpların ve sosyal krizlerin yaşanabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, bu durumun önüne geçebilmek için alınacak önlemlerin sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik açıdan da fayda sağlayacağını ifade ediyor.

Gazioğlu, "Bugün atılacak adımlar, yarının ekonomik kayıplarını, sosyal krizlerini ve ekolojik yıkımlarını önleyebilir. Bu motto, sadece Marmara için değil, tüm kıyı toplumları için geçerli bir çağrıdır" şeklinde konuştu.

Kaynak: Anadolu Ajansı