Tiroid kanseri, hem dünyada hem de Türkiye’de en sık görülen ilk 5 kanser arasında yer alıyor. Çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen bu hastalık, erken tanı sayesinde başarılı şekilde yönetilebiliyor.
Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Özbaş, tiroid kanserine dair önemli uyarılarda bulundu. Özbaş, her tiroid kanserinin aynı seyretmediğini vurgulayarak, doğru tanı ve doğru tedavi yaklaşımının hayati önem taşıdığını ifade etti.

Tiroid: Kelebek şeklindeki hayati bir bez
Tiroid bezi, boynun ön kısmında bulunan kelebek şeklindeki bir bez ve çok önemli hormonların salgılanmasında görev alıyor. Vücudun metabolizmasını düzenleyen hayati hormonlar salgılıyor. Özellikle gebelik döneminde bu hormonların dengesi büyük önem taşıyor.
Prof. Dr. Serdar Özbaş, “Gebelikte annenin tiroid fonksiyonları iyi değilse çocukta zeka gelişimi olumsuz etkilenebilir” dedi.
Özbaş, tiroid bezinin yalnızca bireyin değil, gelecek neslin sağlığı açısından da kritik rol oynadığını belirtti.

Belirti vermeden ortaya çıkıyor
Tiroid kanserinin çoğu zaman belirti vermediğini belirten Özbaş, “Tiroid kanseri olan hastaların büyük bölümünde tiroid fonksiyonları normaldir,” dedi.
Prof. Dr. Serdar Özbaş, hastalığın çoğunlukla başka nedenlerle yapılan kontroller sırasında ortaya çıktığını belirtti. Boyunda şişlik veya lenf bezlerinde büyümenin ise genellikle daha ileri evrelerde görüldüğünü söyledi.

Her tiroid kanseri aynı değil
Tiroid kanseri sık görülse de diğer kanser türlerinden farklı bir seyir izleyebiliyor. Prof. Dr. Serdar Özbaş, “Tiroid kanserlerinin büyük kısmı hayati risk oluşturmaz. Hatta bazı hastalar bu hastalığın farkına bile varmadan yaşamlarını sürdürebilir” ifadelerini kullandı.
Artış var gibi görünse de önemli sebep tanıdaki gelişmeler
Son yıllarda tiroid kanserinde artış olduğu düşünülse de bunun önemli bir nedeni tanı yöntemlerindeki gelişmeler.
Ultrasonografi ve biyopsi tekniklerindeki ilerlemeler sayesinde daha fazla hasta tespit edilebiliyor.

Risk faktörlerine dikkat
Tiroid kanserinin nedenleri tam olarak netleşmiş değil. Ancak bazı risk faktörleri öne çıkıyor.
İyot eksikliği önemli bir faktör olabilir. Bunun yanında radyasyona maruz kalmak ciddi bir risk oluşturuyor.
Prof. Dr. Serdar Özbaş, tiroid kanserine sebep olduğu düşünülen radyasyonun günlük hayattaki olağan maruziyetlerin dışında yoğun miktarlar olduğunu belirterek özellikle boyun ve göğüs bölgelerine uygulanan radyoterapilerin risk oluşturabileceğine dikkat çekti.
Özbaş, kadınlarda erkeklere göre daha sık görülen tiroid kanserinin, nadir de olsa agresif türleriyle farklı hastalıklarla birlikte görülebildiğini belirtti.

Her nodül kanser anlamına gelmez
Toplumda sık görülen multinodüler guatr vakalarında genellikle kanser saptanmadığını söyleyen Prof. Dr. Özbaş, “Çok sayıda nodül içeren guatrlarda kanser oranı düşüktür. Ancak tek ve solid (katı) nodüller daha dikkatli değerlendirilmelidir” uyarısında bulundu.
Tedavide yeni dönem: Koruyucu yaklaşım
Tiroid kanseri tedavisinde son yıllarda daha koruyucu yöntemler dikkat çekiyor.
Prof. Dr. Serdar Özbaş, “Eskiden tiroid bezinin tamamı alınırdı. Günümüzde mümkün olan durumlarda bezin bir kısmını korumaya çalışıyoruz” dedi.
Özbaş, erken evrelerde tek taraflı cerrahinin yeterli olabildiğini de kaydederek, bu sayede bazı hastalarda atom tedavisine ihtiyaç kalmadığını belirtti.

Ameliyatta en kritik nokta: Sinirlerin korunması
Tiroid cerrahisinde en önemli risklerden biri ses tellerini kontrol eden sinirlerin zarar görmesi.
Cerrahi güvenliğin arttığını belirten Prof. Dr. Özbaş şunları söyledi:
“Sinirlerin korunması çok önemli. Günümüzde kullanılan sinir monitörleri sayesinde ameliyat sırasında bu sinirleri anlık olarak takip edebiliyoruz.”
Doğru tanı, doğru tedavi
Özbaş’ın verdiği bilgiler göz önüne alındığında programın en önemli mesajı ise net:
Tiroid kanseri çoğu zaman kontrol edilebilir bir hastalık. Ancak doğru tanı, doğru hasta seçimi ve uygun tedavi yaklaşımı, sürecin en kritik belirleyicisi olmaya devam ediyor.