Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, iki kişi arasındaki alacağın altın mı yoksa Türk Lirası mı olduğuna dair açılan davada emsal niteliğinde bir karara imza attı. Samsun’da görülen davada yerel mahkeme, taraflar arasındaki WhatsApp yazışmalarını ve banka dekontlarını inceleyerek borcun TL cinsinden olduğuna hükmetti. Yargıtay, bu dijital delillerin ispat gücünü dikkate alarak alt derece mahkemelerinin verdiği kararı hukuka uygun buldu ve oy birliğiyle onadı.
Samsun’un Vezirköprü ilçesinde yaşanan olayda, bir kişi yakınından borç para talep etti. Borç veren taraf, kendi altınlarını bozdurarak toplamda 90 bin lira nakit parayı karşı tarafa teslim etti. Borçlu kişi bir süre sonra 40 bin lira ödeme yaparken, kalan 50 bin liralık bakiye için ek süre istedi. Ancak alacaklı taraf, borcun altın bozdurularak verildiğini, bu nedenle iadenin 50 bin lira nakit olarak değil, o günkü değer üzerinden hesaplanan 51,31 adet Cumhuriyet altınının güncel Türk Lirası karşılığı olarak yapılması gerektiğini savunarak dava açtı.
Davalı borçlu ise mahkemedeki savunmasında, borcun kendisine doğrudan Türk Lirası olarak verildiğini ve altın üzerinden herhangi bir ödünç sözleşmesi yapılmadığını ileri sürdü. Alacaklının iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunan borçlu, delil olarak sunulan WhatsApp mesaj içeriklerinde de kendisinin "altın aldığına" dair hiçbir beyanının bulunmadığını, bu nedenle kalan borcunun sadece 50 bin lira olduğunu belirterek davanın reddini talep etti.
Davaya bakan Vezirköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, hukuk kuralları gereği borcun "altın cinsinden" verildiği iddiasını ispat yükünün davacıda olduğuna dikkat çekti. Mahkeme, taraflar arasındaki WhatsApp yazışmalarını ve para transferine ilişkin dekontları detaylıca inceledi. Mesaj içeriklerinde borcun altın olarak iade edileceğine dair somut bir ibare bulunmadığı sonucuna varan mahkeme, davayı reddetti. Bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu da Samsun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedilince dosya Yargıtay’a taşındı.
Temyiz incelemesini tamamlayan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, derece mahkemelerinin kararını yerinde buldu. Kararda, mevcut dekontlar ve WhatsApp yazışma içeriklerinin davacının "altın alacağı" iddiasını kanıtlamaya yetmediği açıkça belirtildi.



