Staj ve çıraklık sigortasının emeklilik hesaplamalarında uzun vadeli sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi yönündeki hukuki arayışlar sürerken, Yargıtay’dan yargılama süreçlerini doğrudan etkileyecek kritik bir karar çıktı. Hukuk dairesi, çıraklık döneminde eğitim yerine fiili üretim yapıldığının iddia edildiği davalarda somut delillerin ve çalışma koşullarının detaylı araştırılması gerektiğine işaret etti.

Habertürk yazarı Ahmet Kıvanç'ın aktardığı dava dosyasına göre; 1987-1989 yılları arasında 16 yaşındayken Makine Kimya Endüstrisi’nde (MKE) çırak olarak görev yapan bir sigortalı, bu dönemdeki çalışmalarının malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasını kapsayan uzun vadeli sigorta kollarına tabi sayılması talebiyle hizmet tespiti davası açtı.

Davaya bakan iş mahkemesi, dinlenen tanık ifadelerini baz alarak davacının eğitimden ziyade üretime yönelik çalıştığına kanaat getirdi ve talebi kabul etti. İtiraz üzerine dosyayı inceleyen bölge adliye mahkemesi (istinaf) de yerel mahkemenin verdiği bu kararı hukuka uygun bularak onadı.

Yargıtay: "Eğitim geri planda kalmışsa çıraklık ilişkisi biter"

Davanın temyiz incelemesini gerçekleştiren Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ise alt mahkemelerin verdiği kararları eksik araştırma gerekçesiyle bozdu. Yargıtay’ın bozma ilamında, çıraklık sözleşmelerinin hukuki niteliği ve işçi statüsüne geçiş sınırları hakkında şu önemli değerlendirmelere yer verildi:

Türkiye'nin yeşil dönüşümüne Avrupa'dan 200 milyon Euro'luk destek
Türkiye'nin yeşil dönüşümüne Avrupa'dan 200 milyon Euro'luk destek
İçeriği Görüntüle

"Çıraklık sözleşmesinin temel amacı çalışma değil, meslek ve sanat öğrenimidir. Ancak çırak, iş yerinde diğer çalışanlar gibi üretime fiilen katılıyor ve alması gereken mesleki eğitim geri planda kalıyorsa, bu durumda artık çıraklık ilişkisinden söz edilemez."

Çırağın üretime nasıl katıldığı detaylıca araştırılacak

Yargıtay, davacının MKE bünyesinde resmi olarak çırak öğrenci kaydının ve imzalanmış bir çıraklık sözleşmesinin bulunduğuna dikkat çekti. Tanıkların beyanlarında davacının normal bir işçi gibi üretimde yer aldığını söylese de bu katılımın ne şekilde, hangi sıklıkla ve hangi iş kollarında gerçekleştiğinin tüm yönleriyle netleştirilmediği aktarıldı.

Yüksek mahkeme, 16 yaşında olan ve dosyasında çıraklık sözleşmesi bulunan davacının hangi spesifik işleri yürüttüğü, üretim bandına nasıl dahil olduğu ve o yaşta bu teknik yeterliliğe nasıl sahip olduğu konularının somut verilerle ispatlanması gerektiğine vurgu yaptı. Bu tür hizmet tespiti davalarında sadece genel tanık beyanlarının yeterli olmayacağını belirten Yargıtay; iş yeri resmi kayıtları, dönem bordroları, puantaj belgeleri, SGK dosyaları ve müfettiş inceleme raporlarının ayrıntılı biçimde analiz edilmesi gerektiğine hükmederek dosyayı yeniden yargılama için mahkemesine geri gönderdi.

Kaynak: Haber Merkezi