Yapay zeka araçlarının gelişmesi Yeşilçam'ı da etkiledi. Sosyal medyada bazı kullanıcılar Yeşilçam filmlerinden sahneler ve usta oyuncuların canlandırdıkları karakterlerin yer aldığı kurgusal içerikler paylaşıyor. Kimi kullanıcılar videolara yaptıkları yorumlarda bu içeriklerin Yeşilçam'a yönelik ilgi ve sevginin göstergesi olduğunu ifade ederken söz konusu videolar telif haklarının ihlaline yol açıyor.
Oyuncuların yüzlerinin, ses tonlarının ve beden dillerinin yapay zekayla taranarak kopyalanması, gişe rekortmeni yapımlardan bağımsız projelere kadar hızla yaygınlaşırken; sektör temsilcileri, sendikalar ve yasa koyucular kontrolsüz dijital klonlamaya karşı küresel ölçekte bir kalkan oluşturmaya çalışıyor.
İlk yasal adım 2025'te atıldı
Bu dönüşümün fitilini ateşleyen en somut gelişme, Hollywood oyuncular sendikası SAG-AFTRA’nın aylar süren grevinin ardından stüdyolarla 2025'te imzaladığı toplu iş sözleşmesi oldu. Sözleşmeyle birlikte yapımcıların oyuncuları tarayıp elde ettikleri dijital kopyaları diledikleri gibi kullanmasının önüne geçildi. Yeni mutabakat uyarınca stüdyolar, oyuncunun dijital kopyasını hangi sahnede ve hangi amaçla kullanacağını en baştan açık ve net biçimde tanımlamak, her proje için ayrı ve aydınlatılmış onam almak zorunda. Üstelik bir oyuncunun yapay zeka kopyası ekranda yer aldığında, oyuncu sete bizzat gelmiş gibi günlük ücretini ve gösterimlerden doğan telif payını almaya devam ediyor. Kalabalık sahnelerde maliyeti düşürmek amacıyla taranıp çoğaltılma riskiyle karşılaşan figüranlar için de benzer güvenceler getirilerek arka plan oyuncularının hakları koruma altına alındı.
Sendikal kazanımların ardından mevzuat cephesinde de peş peşe tarihi adımlar atıldı. Dünya sinema endüstrisinin merkezi konumundaki Kaliforniya eyaleti, kabul ettiği AB 2602 ve AB 1836 sayılı yasalarla sektöre doğrudan bağlayıcı kurallar getirdi. AB 2602, oyuncuların yapay zeka kopyalarının bizzat yapacakları işin yerine geçirilmesini öngören ve ucu açık bırakılmış sözleşme maddelerini hukuken geçersiz kılıyor. AB 1836 ise koruma çemberini vefat etmiş sanatçılara kadar genişletiyor; hayatta olmayan efsane isimlerin ses ve görüntülerinin yapımlarda yapay zekayla canlandırılması, mirasçılarından izin alınmadığı takdirde ağır maddi tazminat yaptırımlarına bağlanıyor. Benzer biçimde ABD Kongresi'nde görüşülen federal "NO FAKES Act" yasa tasarısı da kişilerin ses ve görüntülerini dijital klonlamaya karşı korunması gereken temel bir mülkiyet ve kişilik hakkı olarak tanımlamayı hedefliyor.
Yapay zeka içerik bildirimi zorunlu
Avrupa Birliği, yürürlüğe koyduğu Yapay Zeka Yasası (EU AI Act) ile sürece şeffaflık zemininde yaklaşıyor. Tüzüğün 50. maddesi, bir yapımdaki görüntü veya sesin yapay zekayla üretilmesi ya da gerçek bir kişinin kopyalanması durumunda, bu durumun izleyiciye açıkça bildirilmesini ve dijital olarak etiketlenmesini zorunlu kılıyor. Doğu pazarında ise Çin Siber Güvenlik İdaresi, derin sentez teknolojileriyle üretilen her türlü ses ve görüntü manipülasyonunda hem kişisel rıza şartı arıyor hem de çıktılara görünür veya görünmez dijital filigran eklenmesini yasal olarak zorunlu tutuyor.
Oyuncuların yapay zeka klon kullanımı yasal izne bağlı
Mevzuat ve sözleşme süreçleri bu çerçevede şekillenirken, beyaz perdedeki somut uygulamalar ise teknolojinin hem sınırlarını hem de yarattığı hukuki tartışmaları gözler önüne seriyor. Indiana Jones and the Dial of Destiny filminde Lucasfilm, Harrison Ford’un arşiv görüntülerini ve yüz verilerini kullanarak oyuncuyu bizzat sette yer aldığı sahneler üzerinden başarıyla gençleştirdi. Benzer şekilde Here filminde Tom Hanks ve Robin Wright, gerçek zamanlı yapay zeka teknolojisi sayesinde dakikalar içinde onlarca yıl gençleştirilip yaşlandırılarak doğrudan oyuncu iradesiyle yürütülen sözleşmelere imza attı.
Buna karşın etik ve hukuki tartışmaların odak noktasında çoğunlukla vefat etmiş aktörlerin "dijital rekreasyonları" yer alıyor. 2020 yılında hayatını kaybeden Ian Holm’un yüzü ve sesi, Alien: Romulus filminde ailesinin ve mirasını yöneten hak sahiplerinin yasal onayıyla yeniden beyaz perdeye taşındı. Rogue One: A Star Wars Story filminde dijital olarak yeniden canlandırılan Peter Cushing örneği ise yapımcılar ile aktörün mirasını yöneten kuruluşlar arasında imzalanan eski sözleşmelerin kapsamı nedeniyle İngiltere mahkemelerine kadar taşınan telif ve mülkiyet tartışmasına dönüştü.

BİROY Başkanı Renan Bilek: "Bunu savunan ya romantiktir ya karacahil"
Sinema Oyuncuları Meslek Birliği (BİROY) Yönetim Kurulu Başkanı Renan Bilek, usta sanatçıların emeğinin ve haklarının fütursuzca gasp edildiğini belirterek meslek birliğinin hukuk birimiyle birlikte adli süreç başlatmaya hazırlandıklarını duyurdu.
Yapay zeka ile üretilen bu tür içeriklerin kamuoyunda ve sosyal medya yorumlarında "Yeşilçam nostaljisi" veya "vefa/güzelleme" kisvesi altında meşrulaştırılamayacağını vurgulayan Renan Bilek, duruma çok sert tepki gösterdi:
"İnsanların gözden kaçırdığı şu: Bu bir emek, bu bir icra ve tüm dünya tarafından uluslararası anlaşmalarla koruma altına alınmış bir sistem. Emeğin, icran senin değerli sanatındır. Bir sanat üretiminin bir parçasını sen kafana göre kullanamazsın.
Hele bu örneğe bakarsanız, kendi başına bölüm bölüm fantastik bir dizi yapmış. Biz yapımcılar ya da oyuncular olarak sayfalarca sözleşmeler yaparken böyle bir hak olabilir mi? Bunun hiçbir savunulacak yeri yoktur. Bir güzelleme ile bunu savunan ya romantiktir ya karacahildir; başka bir yanı yok. İki kere iki dört; bu açıkça suçtur."

Can Kolukısa ve Şener Şen'in canlandırdığı karakterler de yapay zeka içeriklerinde yer alıyor
Bilek, içeriklerde kullanılan sanatçılarla irtibata geçtiklerini açıkladı:
"Gelişmelere ve teknolojiye saygımız var elbette. Ama kimsenin kimsenin emeğini fütursuzca kendi keyfine göre kullanma hakkı olamaz. Şener Şen'in menajeriyle hemen iletişime geçtim, durumu aktardım. BİROY avukatları bu konularda son derece titiz. Sanatçılarımıza ve menajerlerine gereken hukuki yollar için rehberlik etmek, onları aydınlatmak istiyoruz."
BİROY'un kurumsal kimliği gereği bir "toplu hak yönetimi" ve telif meslek birliği olduğuna işaret eden Bilek, bireysel telif ihlallerinde devreye girme mekanizmalarını ise şu sözlerle anlattı:
"BİROY toplu hak takibi yapan bir meslek örgütüdür. Kurum olarak tek tek kişisel hak davalarını doğrudan açma yetkimiz sınırlı olsa da burası oyuncuların kurduğu ve oyuncuların içinde olduğu bir birlik. Hukuk departmanımızın bu tip alanlarda açtığı ve kazandığı çok sayıda emsal dava var. Usta isimlerin haklarının korunması için avukatlarımızı derhal yönlendiriyoruz ve hukuki altyapıyı hazırlıyoruz."
"Türkiye'de standart bir yapay zeka protokolü henüz mevcut değil"
Sektördeki güncel sözleşmelerde yapay zekaya ilişkin standart bir şablon olup olmadığına dair soruyu da yanıtlayan Bilek, konunun henüz genele yayılmadığını belirtti. Bilek, Türkiye'de oyuncunun doğrudan yapay zekayla modellenmesini içeren işlerin henüz uluslararası veya çok istisnai projelerde görüldüğünü ifade etti. Günlük tüketimdeki ana akım televizyon dizilerinin sözleşmelerinde standart bir yapay zeka protokolünün henüz yerleşik hale gelmediğini belirten Bilek ancak konuya ilişkin bir çalışma varsa bireysel sözleşmelere özel maddeler eklendiğini dile getirdi.

Emrah Kolukısa: "Gördüğümüz şey düpedüz hırsızlık"
Sosyal medyada yapay zeka video içeriklerinde sanatçı Can Kolukısa'nın da canlandırdığı karakterler kullanılıyor. Züğürt Ağa, Kapıcılar Kralı gibi Yeşilçam yapımlarında rol alan, geçmişte BİROY'un da yönetiminde bulunan Kolukısa'nın görüntülerinin kendisinden izinsiz kullanıldığını ifade eden Gazeteci ve Oyuncu Emrah Kolukısa, durumu şu sözlerle değerlendirdi:
"İzleyiciler işin geri planını bilmedikleri için keyif alarak izliyor olabilir ama bu gördüğümüz şey düpedüz hırsızlık. Bir oyuncunun görüntüsünü onun iznini almaya bile tenezzül etmeden kullanmak dünyanın neresinde olursa olsun yasa dışıdır ve dava konusudur. Ben de babam adına yasal haklarımı korumak için meslek örgütleri aracılığıyla konuyu hukuki zemine taşıyacağım elbette."





