Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile Libya Ulusal Petrol Kurumu (NOC) arasında imzalanan ve sismik araştırmaları hedefleyen yeni mutabakat zaptı, Yunanistan'da rahatsızlık yarattı. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hamlelerinden endişe duyan Atina yönetimi, konuyu Avrupa Birliği (AB) gündemine taşıyarak siyasi destek arayışına girdi.

Miçotakis’ten Türkiye-Libya Mutabakatına Sert Tepki

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Brüksel'de düzenlenen AB Zirvesi'nde, Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanları mutabakatına tekrar atıfta bulundu. Miçotakis, söz konusu anlaşmanın "yasadışı, geçersiz ve hukuki etkisi olmayan" bir belge olduğunu savundu.

Lahey’de düzenlenen NATO Zirvesi sonrasında yaptığı açıklamada Miçotakis, AB Zirvesi sonuç bildirisinde mutabakatın tekrar kınanması için girişimlerde bulunacaklarını da duyurdu.

AB'den 2019 Vurgusu: Anlaşma Deniz Hukuku’na Aykırı

12 Aralık 2019 tarihli AB Zirvesi sonuç bildirisinde, Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatının, “üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ettiği ve uluslararası deniz hukukuna uygun olmadığı” ifadeleri yer almıştı. Aynı metin bu yılki zirve sonuçlarında da tekrarlandı.

Ankara ve Atina Arasında Görüş Ayrılığı Derinleşiyor

Türkiye, Libya ile imzalanan anlaşmayı Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarını netleştiren ve uluslararası hukuka dayanan meşru bir adım olarak değerlendiriyor. 5 Aralık 2019’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylanan mutabakat, Türkiye’nin bölgedeki kıta sahanlığını Birleşmiş Milletler’e (BM) bildirdiği 18,6 deniz millik bir hatla belirliyor.

Ancak Yunanistan, mutabakatın Girit Adası’nı göz ardı ettiğini ve bu nedenle geçersiz olduğunu öne sürüyor. Atina yönetimi, bu adımı Türkiye'nin Doğu Akdeniz’deki etkisini artırma çabası olarak görüyor.

Nevşehir’de silahlı kavga: 3 şüpheli farklı noktalarda yakalandı
Nevşehir’de silahlı kavga: 3 şüpheli farklı noktalarda yakalandı
İçeriği Görüntüle

Yunanistan, Türkiye’nin SAFE Fonuna Katılımını Engellemeye Çalışıyor

AB tarafından kurulan ve 150 milyar Euro’luk bütçeye sahip olan Avrupa İçin Güvenlik Eylemi (SAFE) fonuna Türkiye’nin dahil edilmesi de Yunanistan’ın bir diğer rahatsızlık duyduğu konu oldu. Atina, Türkiye’nin fona tam erişimini engellemek adına sonuç bildirisine kritik bir paragraf eklenmesini sağladı.

Bu paragraf, bir ülkenin SAFE fonuna katılımının, AB ülkelerinin güvenlik çıkarlarını tehdit etmesi durumunda engellenebileceğini belirtiyor.

Türkiye'nin SAFE Fonundan Yararlanması İçin Anlaşma Şart

AB üyeleri ve Ukrayna ile eşit düzeyde faydalanmak isteyen Türkiye’nin SAFE fonuna tam erişim sağlaması için AB ile ikili güvenlik anlaşması imzalaması gerekiyor.

Bu anlaşma için tüm üye ülkelerin onayı şart. Uzmanlar, Yunanistan'ın bu aşamada vetosunu bir koz olarak kullanabileceğini belirtiyor.

Kaynak: BBC