Zafer Partisi Çevre, Şehircilik ve Kültür Politikaları Başkanı Esmaül Hüsna Aslan, Antalya’nın Kemer ilçesinde bulunan İdyros Antik Kenti ve Ayışığı Koyu çevresinde yaklaşık 293 bin metrekarelik alanda 900 yatak kapasiteli otel projesiplanlandığı iddialarına ilişkin açıklama yaptı.
Konunun yalnızca bir otel projesi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Aslan, bölgede antik kent, arkeolojik sit alanları, milli park, orman ve kıyı gibi farklı koruma statülerine sahip değerlerin bulunduğunu belirtti.
“Mesele bir otelin yapılıp yapılmaması değil”
Aslan, projenin yalnızca yatırım boyutuyla ele alınamayacağını belirterek, “Asıl mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin kendi kıyısını, ormanını, milli parkını ve binlerce yıllık kültürel mirasını yatırım baskısı karşısında koruyup koruyamadığıdır” dedi.
Yatırımların kamu yararı doğrultusunda sınırlandırılması gerektiğini savunan Aslan, şehirlerin kıyı, orman ve tarihi alanlarının ekonomik bilanço kalemi olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
“Hukuk projenin büyüklüğüne göre değişmez”
İnşaat sürecindeki denetim ve yaptırım mekanizmalarını da eleştiren Aslan, ihlal tespit edilmesine rağmen çalışmaların devam etmesi halinde ciddi bir kamu yönetimi sorunu ortaya çıkacağını ifade etti.
Aslan, “Hukuk, projenin metrekaresine, sermayenin büyüklüğüne veya yatırımcının gücüne göre değişmez”diyerek koruma ve şehircilik mevzuatının herkes için eşit uygulanması gerektiğini savundu.
İdyros’taki arkeolojik bulguların açıklanmasını istedi
İdyros Antik Kenti’nin binlerce yıllık bir yerleşim alanı olduğuna dikkat çeken Aslan, bölgede yapılan arkeolojik çalışmaların sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.
Aslan; arkeolojik sondajlarda ortaya çıkan bulguların, uzman raporlarının, antik kentin sınırlarının ve kıyı ile deniz altındaki arkeolojik varlıkların durumunun açıklanması çağrısında bulundu.
“Şehir dediğiniz şey yalnız bina değildir”
Türkiye’de kentleşme anlayışının ekonomik getiri üzerinden şekillendirildiğini savunan Aslan, şehirlerin yalnızca yapılaşma alanlarından ibaret olmadığını söyledi.
Aslan, “Şehir dediğiniz şey yalnız bina değildir. Şehir; hafızadır, kıyıdır, meydandır, ormandır, tarım alanıdır, antik kenttir, sokaktır, silüettir” ifadelerini kullandı.
İdyros için 5 maddelik çağrı
Aslan, İdyros için yapılması gerekenleri, şöyle sıraladı:
"1-İdyros Antik Kenti ve proje alanında gerçekleştirilen tüm arkeolojik sondajların sonuçları, bulunan kültür varlıkları ve uzman raporları eksiksiz biçimde kamuoyuna açıklanmalıdır.
2-Antik kentin kara, kıyı ve deniz altındaki bütünlüğü bağımsız bilim insanlarının da dahil olduğu kapsamlı arkeolojik çalışmalarla ortaya çıkarılmalı; sit sınırları bilimsel veriler doğrultusunda yeniden değerlendirilmelidir.
3-Devam eden yargı süreçleri ve bilimsel incelemeler sonuçlanmadan kültürel veya doğal mirasta geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilecek uygulamalardan kaçınılmalıdır.
4-Turizm sezonundaki inşaat kısıtlamaları yatırımın büyüklüğüne bakılmaksızın herkese eşit uygulanmalı; ihlaller karşısındaki yaptırımlar gerçek anlamda caydırıcı hale getirilmelidir.
5-Kıyılar, milli parklar, orman alanları ve arkeolojik sitlere ilişkin yatırım kararlarında ekonomik getiri değil kamu yararı, taşıma kapasitesi, kültürel miras ve gelecek kuşakların hakları temel kriter olmalıdır."
“İdyros, Türkiye’nin tarihine nasıl baktığının sınavıdır”
Aslan, İdyros’un yalnızca Kemer’i ilgilendiren bir konu olmadığını belirterek “İdyros, Türkiye’nin kendi tarihine ve toprağına nasıl baktığının sınavıdır. Şehirlerimizin geleceğini kısa vadeli rant hesaplarına teslim edemeyiz" ifadelerini kullandı.
Aslan ayrıca kıyıların, ormanların ve antik kentlerin yatırım alanı ya da inşaatın önündeki engeller olarak görülmemesi gerektiğini savundu.




