4444!

Elektronik posta kutuma bir mesaj düştü.

Şöyle:

“Dün eşim geldi ve; bizim solcu hanım arkadaşlar; ‘AKP’liler toplu olarak bir araya gelip Tayyip bey için Fetih Suresi okuyorlarmış. Onlar da memleketin selameti için Salat-ı Tefriciye okumaya başlamışlar.”

“4444 defa  okumayı tamamlamak için bana da bunu verdiler. Baktım iyi bir şey, ben de okuyacağım dedi.”

“Gece namazından sonra oturup kendisi 300, annesi 100 defa okudular. Ben de 1 defa okudum üfledik. Allah sonumuzu hayretsin.”

Tanığım biri değil.

Demek ki solcu arkadaşlar kendi aralarında böyle bir ağ kurmuşlar, birbirleriyle mesajlaşırken, yukarıya aldığım mesaj bizim arkadaşın postasına düşmüş, o da bana iletti.

Mesajın geldiği arkadaş sağcı.

Bunu bana anlatırken “işimiz hepten duaya kalmış” dedi ve katıla katıla güldü.

Baktım, Salat-ı Tefriciye’nin Türkçesi şöyle:

Alah’ım, kendisi hürmetine düğümler çözülen, gamlar-kederler açılan, ihtiyaçlar giderilen,isteklere, hüsn-ü hâtimelere, güzel âkibetlere nâil  olunan, kerem sahibi yüzü-suyu hürmetine bulutların sulandığı, Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v)’e ve onun âl ve ashâbına; her bakış ve her nefeste ve zâtınca malûm olanların sayısına, kâmil bir rahmet ve tam bir selâmet ihsan eyle.”

Bir din alimimize sordum; Salat-ı Tefriciye Kur’anda bir Sure değil, “selat-ü selam”mış. İnsanlar, niyetleri kabul olsun diye okurlarmış. Öyle 4444 defa okunması da şart değilmiş.

Ama “Fetih Suresi” Mekke’nin Fethi’yle ilgili bir Sure. Bu Sureyi  de insanlar  bir konuda başarıya ulaşılması için okurlarmış.

Vatandaş tedirgin. Birileri kalsın, yeni fetihlere ulaşsın diye okuyor, birileri gitsin diye…

“Ben gidersem devlet yıkılır” denildiğine göre bu cenahta ciddi bir panik var!

Gitmesini isteyenler ise;  baktılar, demokrasi ile olacağı yok; belli ki işi Allah’a havale ediyorlar.

Fetih Suresi iyi de. Henüz fethedilen bir yer yok. Emevi Camii’nde Cuma Namazı bile kılınamadı.

Yani, ufukta henüz bir “fetih” alâmeti görülmediği gibi, “gidiş” alâmeti de yok.

Eminim, solcuların bu yaptığına yandaş yazarlar kasıkları ağırıncaya kadar gülüp şöyle yazmaya hazırlanıyorlardır:

“Sayemizde imana geldiniz!”

Ah solcular, adınız çıkmış dokuza, inmez sekize…