Yerel seçimlere kısa bir süre kala adayların konuşmalarına baktığımızda, hemen hemen hepsi sosyal içerikli projeler vaat ediyor…

Vatandaşa dokunacak, ekonomik sorunlarını ortadan kaldıracak veya merhem olacak öneriler getiriyor. Ancak getirilen önerileri şöyle alt alta sıraladığımızda karşımıza iktidar çıkıyor: Çünkü öneriler iktidarın yapacaklarından başka bir şey içermiyor.

Belediyelerin ve başkanlarının yapacağı üç önemli konu var... Alt yapı, konut ve sosyal tesisleri içeren park ve bahçeler..
Ama durum tam tersi vaziyette, belediyelerin yapması gereken imar planları ve buna bağlı yapılacak konut ve sosyal tesisler olayları, iktidarın uygulamaları sonucu yerel yönetimlerin elinden alınmış durumda. Özellikle kupon arazilerin bulunduğu yerler iktidarın iştahını kabartıyor… İstanbul, Ankara ve sahil bölgesindeki kentler de kupon araziler ile ilgili plan yapma yetkisinin bakanlığa verilmesi ve buralara rant getirecek projelerin yapılması, işleri içinden çıkılmaz hale getiriyor…

Atıl duran, tarla vasfında olan arazilerin planları yapılırken sadece rant ağırlıklı yaklaşılması birçok sorunu da beraberinde getiriyor.. Bunların en başta geleni eğitim ve sağlık alanları… Yerel yönetimlerin yaptıkları geniş kapsamlı imar planlarında sosyal tesislere ayrılan bölgeler ise ilgi bakanlıklar olan Sağlık ve Milli Eğitim tarafından dikkate alınıp kullanılmıyor…

İnsanların tek vasıtayla ulaşabildiği sağlık kurumlarının kapatılarak hepsinin tek yerde toplanması, eğitim kurumlarının da aynı uygulamadan nasibini alması, giderek paralı eğitimin yoğunlaşması da içinden çıkılmaz hale dönüşüyor…
Bu arada resmi kurumların tek yerde toplanması  hem çalışanlar açısından, hem de buralarda işi olanlar açısından bir başka dert… Son üç paragrafta değindiğim konular bir kentte trafik yoğunluğunun yapay olarak ortaya çıkmasının gerekçesi… Çünkü siz yürüme mesafesinde olan kurumların hepsini ortadan kaldırıp insanları zorunlu araç kullanmaya mahkum ediyorsunuz…