Geçtiğimiz günlerde 91 yaşında hayatını kaybeden dünyaca ünlü İtalyan moda tasarımcısı Giorgio Armani’nin vasiyetine dair yeni detaylar gün yüzüne çıkmaya başladı. Armani, yalnızca tasarımlarıyla değil, aynı zamanda iş dünyasındaki stratejik adımlarıyla da dikkat çeken bir figürdü. Modanın efsane ismi, hayatını kaybetmesinin ardından şirketinin geleceğiyle ilgili önemli kararlar aldı.
Vasiyet Gereği Şirketin Kontrolü Giorgio Armani Vakfı’na Geçiyor
İtalyan haber ajansı ANSA'nın aktardığına göre, Giorgio Armani'nin vasiyetine göre, marka ve ona bağlı tüm şirketlerin kontrolü Giorgio Armani Vakfı’na geçecek. Bu, tasarımcının ölümünden sonra, markasının kontrolünü ve geleceğini mirasçılarına değil, bir vakfa devretme kararı aldığı anlamına geliyor. Giorgio Armani Vakfı, tasarımcının kurduğu imparatorluğu sürdürebilmek için önemli bir sorumluluk üstlenecek.
Hisse Satışı: Lüks Devleri Öncelikli Alıcı Olarak Belirledi
Vasiyetin bir başka önemli maddesi ise şirketin gelecekteki finansal hareketleriyle ilgili. Armani, şirketin tamamının sahibi olacak vakfın, 18 ay içinde şirket hisselerinin yüzde 15’ini satmak zorunda olduğunu belirtti. Ancak bu hisse satışları, yalnızca birkaç büyük lüks markasına öncelik tanınarak yapılacak. Vasiyete göre, LVMH (Moët Hennessy Louis Vuitton), EssilorLuxottica ve L'Oréal gibi küresel lüks devleri, Armani’nin hisselerini alacak ilk şirketler olacak.
Forbes: Armani'nin Serveti 12 Milyar Dolar
Forbes tarafından açıklanan verilere göre, Giorgio Armani’nin serveti 12.1 milyar dolar civarındaydı. Bu servet, yalnızca moda dünyasındaki başarısından değil, aynı zamanda markasının genişlemesinden de kaynaklanıyor. Armani, Emporio Armani ve A|X Exchange gibi yan markaların yanı sıra, lüks otel yatırımları ve Olimpiyat basketbol kulübü Olimpia Milano'daki ortaklıklarıyla da servetini çeşitlendirdi.
2024 yılında grup, 2.3 milyar dolar gelir elde etti ve bu gelir, tasarımcının sadece moda dünyasında değil, diğer sektörlerdeki etkisini de gözler önüne serdi. Armani'nin koleksiyonları dünya çapında tanınırken, otel yatırımları ve prestijli spor kulüpleriyle yaptığı ortaklıklar, onu yalnızca bir tasarımcı değil, aynı zamanda bir iş adamı olarak da zirveye taşıdı.




