29 Mayıs'ın kahramanları
Mehmet Necati Güngör
Günün, ya da gecenin bir yarısında her biri soğuk terle irkildiler.
Göğüslerine bir ağrı saplanmıştı ama, bunu soğuk algınlığından mütevellit mide ağrısına yordular.
Önemsemediler.
Sıkıntı devam edince, 112’yi arayıp kendilerini en yakın hastaneye ulaştırmasını istediler.
Biri tır şoförüydü.
Biri kendini “emekli un hamalı” olarak tanıdan 83 yaşındaki güzel insan.
Biri, hepsinden genç. 40’lı yaşlarda bir sivil memur.
İkisi yaşlı hanım.
Biri, 68’li yaşlarda emekli.
Hepsinin şikâyeti aynıydı.
Kimi, birkaç saat sonra hastanenin yolunu tedbiren tutmuşlardı.
Hele birisi var ki, tır şoförünün ölüsü getirilmişti hastaneye.
Kalbine 45 dakika masaj yapıp geri döndürdüler.
29 Mayıs Hastanesi Kardiyoloji servisinin genç, bilgili, mesleğine sevdalı, enerjik doktorları o gün sabaha kadar onlarca hastayı anjiyo ile hayata döndürdüler.
Ekip halinde, birbirlerine danışarak yaptılar anjiyolarını.
Sonuç, her hasta için süper!
Sözünü ettiğim hastane, birkaç yıl önce Ankara’da Türkiye Diyanet Vakfı tarafından kurulmuştu.
Güzel bir hastane.
Vakıf, sonradan bu hastaneyi Sağlık Bakanlığı’na devretti.
Halen, Sağlık Bakanlığı Bünyesinde çalışıyor.
Güzel işler yapıyor.
Özellikle de Kardiyoloji servisinde hayatlar kurtarılıyor.
Fedakâr doktorlar, fedakâr hemşireler…
İnsan hayatına odaklanmış başarılı bir sağlık personeli.
Hepsini ayrı ayrı kutlamak istiyorum.
İzinlerini almadan, bu kahraman doktorlarımızın isimlerini vererek:
Dr. Selçuk ÖZKAN, Dr. Görkem YILDIZ, Dr. Murat UĞURLU, Dr. Kerim ESENBOĞA.
Her biriyle ayrı ayrı iftihar ettik.
İnsan hayatına sevdalanmış doktorlarımızla…