3713 Terörle Mücadele Kahramanları Derneği’nin Merkez açılışı, 19 Eylül Gaziler Günü kapsamında yapıldı. Açılış programına Türkiye’nin dört bir yanından gelen gaziler, şehit aileleri, siyasi protokol üyeleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri yoğun katılım gösterdi.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile açılan törende Ankara Kulübü Seğmenleri sahne aldı. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul’un da aralarında bulunduğu çok sayıda siyasi isim açılışta hazır bulundu. Katılımcılar, açılış konuşmalarında yeni Dernek Merkezi’nin şehitlik ve gazilik değerlerini geleceğe taşıyacak bir sembol olduğunu vurguladı.

“Şehitlik ve gazilik gibi yüce makamların kişisel çıkarlara alet edilmesine izin vermeyiz”
24 Saat Gazetesi’ne konuşan 3713 Terörle Mücadele Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Malul Gazi Okan Özalp, derneğin fiziki olarak yeni olmasına rağmen fikir olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin terör tarihi kadar eski olduğuna dikkat çekti. 1960’tan bu yana farklı ideolojiler ve dış güçlerin desteğiyle ülkeyi parçalamaya yönelik terör girişimlerine karşı verilen mücadelenin kesintisiz sürdüğünü belirten Özalp, 1991’de yürürlüğe giren 3713 sayılı kanunun şehit ve gazilerin haklarını tanımladığını ancak uygulamada ciddi suistimallere yol açtığını söyledi.
Özalp, sahte madalyaların dağıtılmasından, bağışların gerçek hak sahiplerine ulaşmamasına kadar pek çok örnek vererek, “Şehitlik ve gazilik gibi yüce makamların kişisel çıkarlara alet edilmesine izin vermeyiz” dedi.

Özalp, “Tarihimiz, ülkemizin terörle mücadelesine dayanır. 1960’tan bu yana birçok kişi veya organizasyon, farklı ideolojileri kullanarak ülkemizin bütünlüğünü bozmak istemiştir. Biz de onlara karşı mukavemet göstermek suretiyle, devletimizin bekası için silahlı mücadelede bulunmuş kişileriz. Bu mücadelemiz esnasında kimimiz şehit, kimimiz gazi olduk; ancak asla vatanımızı bölmelerine müsaade etmedik.
Son zamanlarda ise ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin tekrar başlaması sebebiyle, ulvi makamlarımızın yine bazı güruhlar tarafından istismar edildiğini gördük. Biz de ‘yeter’ dedik. Terörle mücadelede gerçekten bedel ödemiş kişilerin sırtından artık kimse geçinemez. Buna asla müsaade etmeyeceğiz. Şehitlik ve Gazilik makamlarının politikleştirilerek daha fazla istismar edilmesini istemiyoruz. Bunlar, siyasete alet edilecek makamlar değiller” dedi.
“Mücadelemizi gelecek nesillere aktarmak istiyoruz”
Açılış konuşmasında şehitlik ve gaziliğin, dinî inançtan ordu-millet geleneğine uzanan köklü bir değer olduğunu vurgulayan Özalp, bu mertebenin siyasetin üstünde bir yerde tutulması gerektiğini belirtti. Ayrıca devlet hizmetindeyken kaza sonucu hayatını kaybedenlerle terörle mücadelede şehit olanların aynı kefeye konmasının doğru olmadığını söyleyerek, düzenlemelerin hakikî kahramanlık gösterenlerin lehine yeniden ele alınması çağrısında bulundu.
Özalp, “Siyaset üstü bir anlayış ile tüm ulusumuz ve devletimiz uğruna bu bedeli ödediğimizi, bu değerin azaltılmaması ve azımsanmaması gerektiğini vurgulamak, toplumumuzda şehitlik ve gaziliğin değerinin düşürülmesinin, ordumuzun personelinin de inancını ve adanmışlığını etkileyeceğini öngörerek asla bu değerlerimizin basitleştirilmemesi gerektiğini ortaya koymak istiyoruz” dedi.
Özalp, “Terörsüz Türkiye” idealinin yalnızca gazilerin değil, bütün milletin ortak hedefi olduğunu ifade ederek, bu uğurda verilen mücadelenin gelecek nesillere aktarılması gerektiğinin altını çizdi. Şehitlik ve gazilik mertebelerinin yalnızca hatırlanacak değil, aynı zamanda korunup geleceğe taşınacak toplumsal bir miras olduğuna işaret etti.

“Mücadelemizi eşitlik hakkımızı alana kadar sürdüreceğiz”
Ardından konuşan Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Lokman Aylar, dernek açılışı için bir arada bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirtti. Aylar, “Vatan toprakları için kendilerini feda eden bu vatanın gerçek sahiplerini saygıyla selamlıyorum. Bu dernek, ülkemiz için bedel ödemiş şehit ailelerimizin, kahraman ailelerimizin bir araya geldiği bir sivil toplum kuruluşudur. Bu vatanın asıl sahipleri biziz. Gazi demek, bayrak demektir. Bu bayrağa sahip çıkmak milletin borcudur. Mücadelemizi eşitlik hakkımızı alana kadar sürdüreceğiz” sözlerini aktardı.

"Şehit ve gazilerimiz kırmızı çizgimizdir”
MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul ise MHP lideri Devlet Bahçeli’nin selamlarını ileterek başladığı konuşmasında, “Vatanın bölünmemesi için, Türk milletinin birliği için hayatlarını hiç çekinmeden feda eden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Bugün burada nefes alıyorsak o şehitlerimizi yetiştiren ailelerimiz sayesindedir. Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli her zaman ‘Şehitlerimiz ve gazilerimiz başımızın üstündedir’ der. Biz de bu terbiyeyle yetiştik. Şehitlerimiz, gazilerimiz ve aileleri bizim kırmızı çizgimizdir” diye konuştu.






