Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav, Türkiye'nin AB'ye aday ülke statüsünün Birliğin ülkedeki çalışmalarının çerçevesini belirlediğini söyledi. Hukukun üstünlüğü, insan hakları ve medya özgürlüğü alanlarındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Orav, değerlendirmelerin birkaç hafta içinde yayımlanması beklenen yıllık Türkiye raporuna yansıtılacağını açıkladı.
Ankara'daki AB Delegasyonu'nda gazetecilerle bir araya gelen Orav, Türkiye-AB ilişkilerinden Gümrük Birliği'nin modernizasyonuna, savunma iş birliğinden Ukrayna savaşına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.
AB'den Türkiye'ye hukukun üstünlüğü ve medya özgürlüğü mesajı
Türkiye'nin AB'ye aday ülke statüsünün özel bir sorumluluk getirdiğini belirten Orav, üyelik sürecinde Kopenhag kriterlerinin karşılanmasının önemine dikkat çekti.
Hukukun üstünlüğü, insan hakları ve medya özgürlüğü alanlarındaki gelişmeleri yakından izlediklerini ifade eden Orav, elde edilen bilgilerin toplandığını, analiz edildiğini ve yıllık ülke raporlarına yansıtıldığını söyledi.
Orav, “Bir ülke Avrupa Birliği'ne katılmak istiyorsa AB değerlerine ve AB kurallarına saygı gösterilmeli” dedi.
Türkiye'deki gelişmeler hakkında her gün kamuoyuna açıklama yapmadıklarını belirten Orav, değerlendirmelerin sistematik biçimde raporlandığını kaydetti.
Türkiye raporu birkaç hafta içinde yayımlanacak
AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Orav, Türkiye'deki siyasi ve toplumsal gelişmelerin yanı sıra temel hak ve özgürlükler alanındaki durumun da yıllık raporda değerlendirileceğini bildirdi.
Orav, bir sonraki Türkiye raporunun birkaç hafta içinde yayımlanmasının beklendiğini belirterek, raporun Türkiye'nin AB'ye üyelik yolundaki ilerleme potansiyeline ilişkin değerlendirmeleri içereceğini ifade etti.
LGBTİ+ hakları, sivil toplum faaliyetleri ve medya özgürlüğü konularına ilişkin soruları da yanıtlayan Orav, AB'nin ülkelerin iç sorunlarını doğrudan çözen bir aktör olmadığını ancak tavsiyelerde bulunabildiğini söyledi.
Zor konuların Türk makamlarıyla diplomatik temaslarda da ele alındığını belirten Orav, bu görüşmelerin kapalı kapılar ardında sürdürüldüğünü dile getirdi.
Orav: “AB'nin genişleme politikası geri döndü”
Türkiye'nin AB üyelik perspektifine ilişkin soruyu yanıtlayan Orav, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı savaşın ardından AB'nin genişleme politikasının yeniden önem kazandığını söyledi.
Türkiye ile üyelik müzakerelerinin dondurulmuş durumda olduğunu belirten Orav, buna karşın iki taraf arasındaki ilişkilerin önemli bir potansiyel taşıdığını ifade etti.
Orav, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği açısından her iki taraftaki siyasetçilerin doğru kararlar almasının önemine dikkat çekti.
Türkiye ile AB'nin güvenlik, ticaret ve bağlantısallık alanlarında birbirine ihtiyaç duyduğunu kaydeden Orav, Türkiye'nin jeopolitik konumunun bu ilişkilerde önemli bir rol oynadığını vurguladı.
Türkiye ile AB arasındaki ticaret hacmi 218 milyar euroya ulaştı
Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ilişkileri değerlendiren Orav, Gümrük Birliği'ni önemli bir başarı olarak nitelendirdi.
İki taraf arasındaki ticaret hacminin geçen yıl 218 milyar euroya ulaştığını belirten Orav, mevcut ticari ilişkilerin daha ileri taşınabileceğini söyledi.
Gümrük Birliği'nin modernizasyonu için bazı adımların atılması gerektiğini ifade eden Orav, ticari engellerin kaldırılmasını öncelikli konular arasında gösterdi. Altı ticari sorunun gündemde olduğunu belirten Orav, bunlardan birinin Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın Brüksel ziyareti sırasında çözüldüğünü söyledi.
Gümrük Birliği'nin modernizasyonu için Rusya yaptırımları vurgusu
Orav, Gümrük Birliği'nin modernizasyonu konusunda ilerleme sağlanabilmesi için ticari engellerin yanı sıra Rusya'ya yönelik AB yaptırımlarıyla ilgili uyum konularının da ele alınması gerektiğini belirtti.
Türk hükümetiyle bu konuda iş birliği yürüttüklerini ifade eden Orav, yapılması gereken bazı çalışmalar bulunduğunu ancak ilerleme sağlanabileceğini düşündüğünü söyledi.
Rusya'ya yönelik yaptırımların AB açısından önem taşıdığını vurgulayan Orav, bu alandaki iş birliğinin Türkiye-AB ticari ilişkilerinin geleceği bakımından da gündemde olduğunu kaydetti.
Made in Europe tartışması: “Hiçbir şey kesinleşmiş değil”
AB'nin Avrupa'da üretilen ürünlere öncelik verilmesini öngören Made in Europe yaklaşımı kapsamında Türkiye'nin dışarıda bırakılacağı yönündeki değerlendirmelere ilişkin konuşan Orav, henüz nihai bir hukuki düzenlemenin hazırlanmadığını söyledi.
Müzakerelerin devam ettiğini belirten Orav, Türkiye'nin görüşlerinin Brüksel'deki yetkililere iletildiğini ifade etti.
Türkiye'deki siyasetçilerin, muhalefetin ve iş dünyasının konuyu gündeme getirdiğini kaydeden Orav, “Önemli olan, Türkiye'nin pozisyonunun Brüksel'den çok iyi duyuluyor olması” dedi.
Orav, düzenlemeye ilişkin nihai kararın henüz verilmediğini vurgulayarak, “Hiçbir şey kesinleşmiş değil” ifadelerini kullandı.
SAFE Savunma Mekanizması: Türkiye ortak projelere katılabilir
AB'nin savunma finansman mekanizması SAFE hakkında da değerlendirmelerde bulunan Orav, Türkiye'nin AB kredilerini doğrudan kullanamayacağını ancak AB üyesi ülkelerle ortak tedarik süreçlerine katılabileceğini belirtti.
Orav, bazı durumlarda yüzde 15'e, bazı durumlarda yüzde 35'e kadar finansmandan yararlanılabileceğini söyledi.
AB üyesi ülkelerin savunma bütçelerindeki artışa dikkat çeken Orav, SAFE kapsamında finansman sağlayan ülkelerin Türkiye ile ortak askeri ve savunma projeleri yürütmesinin önünde genel bir engel bulunmadığını ifade etti.
Türkiye'nin bu fırsatları aktif biçimde kullandığını belirten Orav, savunma alanındaki iş birliği olanaklarına işaret etti.
Orav: “Ukrayna Savaşı AB için en büyük güvenlik tehdidi”
Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşı AB'nin karşı karşıya olduğu en büyük güvenlik tehditlerinden biri olarak değil, en büyük güvenlik tehdidi olarak nitelendiren Orav, savaşın Avrupa'nın güvenliği üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Türkiye'nin Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakerelerde oynadığı rolü takdir ettiklerini belirten Orav, Karadeniz'deki deniz ulaşımı ve enerji fiyatları gibi başlıkların Türkiye açısından da önem taşıdığını söyledi.
Orav, barışın adil ve kalıcı olması gerektiğini vurgulayarak Türkiye'nin diplomatik girişimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye-AB ilişkilerinde güvenlik, ticaret ve bağlantısallık öne çıkıyor
Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin geleceğine ilişkin genel değerlendirmesinde Orav, iki tarafın karşılıklı ihtiyaçlarına dikkat çekti.
Güvenlik, ticaret ve bağlantısallığı ilişkilerin üç temel unsuru olarak sıralayan Orav, Türkiye'nin coğrafi konumunun Avrupa açısından stratejik önem taşıdığını belirtti.
Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecine de değinen Orav, sınırın açılmasının bölge ülkeleri için yeni ticaret ve ulaşım olanakları yaratabileceğini ifade etti.




