Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte şarj istasyonlarına duyulan ihtiyaç da artıyor. Araç sayısındaki yükseliş, elektrik dağıtım şebekesinden çekilen enerjinin miktarını artırırken mevcut altyapının bu talebi karşılayıp karşılayamayacağı sorusunu gündeme getiriyor. Özellikle araçların aynı saatlerde şarj edilmesi, akşam saatlerinde tüketimin yoğunlaştığı dönemlerde dağıtım şebekesi üzerindeki yükü artırabiliyor.
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Ankara Şube Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Pektaş, elektrikli araç şarj altyapısının mevcut durumunu ve Ankara'da ihtiyaç duyulan yatırımları 24 Saat'e değerlendirdi. Şarj istasyonlarının kayıt altına alınması ve projelendirilmesi gerektiğini belirten Pektaş, apartman ve sitelerde kurulum öncesinde teknik inceleme yapılmasının önemini vurguladı. Pektaş ayrıca şebeke üzerindeki yükün azaltılması, denetim süreçlerinin güçlendirilmesi ve elektrikli araç dönüşümüne yönelik kapsamlı bir yönetmelik hazırlanması gerektiğini ifade etti.
"ELEKTRİKLİ ARAÇ SAYISI ARTTIKÇA ŞEBEKEYE BİNEN YÜK ARTIYOR"
Elektrikli araç kullanımının yaygınlaşması, Ankara'nın mevcut altyapısında ne tür ihtiyaçlar ortaya çıkarıyor?
Ramazan Pektaş: Dünyada olduğu gibi ülkemizde de trafiğe çıkan elektrikli araçların sayısı her geçen gün artıyor. Buna paralel olarak şarj istasyonlarının ve şarj ünitelerinin sayısı da yükseliyor. Elektrikli araçlar, enerjilerini aracın tabanına yerleştirilen ve elektrik enerjisiyle şarj edilebilen batarya bloklarından alıyor. Bataryanın doluluk seviyesi belirli bir düzeye indiğinde aracın yeniden şarj edilmesi gerekiyor. Kullanım sıklığına bağlı olarak araçlar ortalama günde bir kez şarj ediliyor. Araç sayısındaki artış, şarj istasyonlarına ve şarj ünitelerine duyulan ihtiyacı da beraberinde getiriyor. Şarj istasyonlarının yaygınlaşmasıyla birlikte şebekeden çekilen elektrik enerjisine yönelik talep de artıyor.
Enerji talebinin ve şebeke altyapısının planlandığı dönemde elektrikli araçlar henüz gündemde değildi. Bu nedenle söz konusu araçlardan kaynaklanacak ilave enerji ihtiyacı da planlamalara dahil edilmedi. Bugün ortaya çıkan bu talep, mevcut şebeke altyapısına ek yük getiriyor. Her sistemde olduğu gibi elektrik şebekesi de belirli bir talep artışı öngörülerek ve tolerans payı bırakılarak tasarlandı. Ancak elektrikli araçların oluşturduğu ilave enerji ihtiyacı, mevcut tolerans sınırlarına yaklaştı ve bazı bölgelerde bu sınırları aştı. Bu nedenle altyapının yeni ihtiyaçlar doğrultusunda güçlendirilmesi gerekiyor.
Temel ihtiyaç altyapının güçlendirilmesi olsa da şarj istasyonlarının enerji kalitesi kriterlerine uygunluğu da önem taşıyor. Bu kriterleri karşılamayan istasyonlar, şebekeye yaydıkları harmonikler nedeniyle enerji kalitesini olumsuz etkileyebilir. Gerekli iyileştirmelerin yapılabilmesi için şarj istasyonlarının ve şarj ünitelerinin kayıt altına alınması, ayrıca projelendirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde mevcut altyapının durumunu doğru değerlendirmek ve gelecekteki enerji ihtiyacına yönelik yeni planlamalar yapmak teknik açıdan mümkün olmayacaktır.
AYNI SAATTE ŞARJ EDİLEN ARAÇLAR KESİNTİ RİSKİ OLUŞTURABİLİR
Elektrikli araçların aynı saatlerde şarj edilmesi, dağıtım şebekesini teknik açıdan nasıl etkiliyor?
Ramazan Pektaş: Şarj işlemlerinin aynı saatlerde yapılması, özellikle akşam saatlerinde puant yük dönemine denk gelmesi, elektrik tüketiminin belirli zaman dilimlerinde yoğunlaşmasına neden olur. Şebekenin planlanan kapasite sınırlarının aşılması durumunda bölgesel elektrik kesintileri yaşanabilir veya dağıtım sisteminde giderilmesi uzun sürebilecek arızalar meydana gelebilir.
ŞARJ İSTASYONLARI İÇİN PROJE VE ONAY ŞARTI
Şarj istasyonlarının yaygınlaşması için Ankara'da hangi altyapı yatırımlarına ihtiyaç duyuluyor?
Ramazan Pektaş: Altyapı yatırımlarının doğru planlanması ve hayata geçirilmesi için öncelikle şarj istasyonlarının sayısının doğru tespit edilmesi gerekiyor. Bunun için hem ticari işletmelerde hem de sitelerde bulunan şarj istasyonlarının projelendirilmesi, gerekli onay süreçlerinden geçirilmesi ve kayıt altına alınması şart. Projeleri, bu alanda eğitim almış ve yetkilendirilmiş elektrik mühendisleri hazırlamalı. Ticari işletmelerin belediyeden ve elektrik dağıtım kuruluşundan, sitelerin ise elektrik dağıtım kuruluşundan gerekli onayları alması gerekiyor. Bu süreçlere uyulmaması durumunda, ilgili şarj istasyonları veya üniteleri yasal açıdan kaçak olarak değerlendirilebilir.
Bu aşamaların ardından ilgili elektrik dağıtım kuruluşu, mevcut ihtiyaçları ve geleceğe yönelik talep tahminlerini dikkate alarak gerekli çalışmaları yürütmeli. Bu kapsamda trafo kapasitesinin artırılması, elektrik güvenlik sistemlerinin değiştirilmesi veya yeniden ayarlanması ve şebeke hatlarının yetersiz kaldığı güzergâhlarda iyileştirme yapılması gibi adımlardan ihtiyaç duyulanlar hayata geçirilmeli.
APARTMAN VE SİTELERDE ŞARJ ÜNİTESİ KURULUMUNA DİKKAT
Apartman ve sitelere şarj üniteleri kurulurken tesisat güvenliği açısından nelere dikkat edilmeli?
Ramazan Pektaş: Bu konu, elektrikli araç şarj altyapısının güvenli kurulumu açısından en önemli başlıklardan biri. Binanın veya sitenin mevcut kurulu gücünün projeler üzerinden bilindiğini varsayalım. Kurulacak şarj istasyonlarının sayısı ve güçleri belirlenirken bölgedeki diğer enerji talepleri de dikkate alınmalı. Dağıtım trafosundan başlayarak hem şebekenin kapasitesi hem de binaya veya siteye gelen kabloların kesitlerinin yeterliliği kontrol edilmeli.
Bu teknik süreçlerin ve gerekli kapasite hesaplamalarının bina veya site sakinleri tarafından bilinmesi genellikle mümkün değil. Bu nedenle, konuyu bilen ve ihtiyaç halinde gerekli projeleri hazırlayabilecek elektrik mühendislerinden destek alınması önem taşıyor.
Binalarda ve sitelerde dikkat edilmesi gereken en kritik konulardan biri de şarj istasyonlarının veya ünitelerinin kapalı alanlara kurulması. Bu tür alanlara yerleştirilen sistemler, güvenlik açısından önemli riskler barındırabilir. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) olarak kapalı alanlara şarj istasyonu kurulmasını kesinlikle tavsiye etmiyoruz. Kapalı alanlarda kurulan şarj istasyonları, gerekli güvenlik önlemleri alınmadığında ciddi tehlikelere yol açabilir.
"ŞARJ SAATLERİNİN PLANLANMASI ŞEBEKE YÜKÜNÜ AZALTABILIR"
Araçların şarj talebindeki artışın şebeke üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için hangi önlemler alınmalı?
Ramazan Pektaş: Bu konuda teknik açıdan basit, ancak uygulamada bazı zorluklar barındıran yöntemlerden söz edebiliriz. İlk olarak, puant saatlerde, yani elektrik tüketiminin en yoğun olduğu zaman dilimlerinde şarj yapmaktan kaçınılmalı. İkinci olarak, komşular şarj saatlerini önceden planlayarak eş güdümlü hareket etmeli. Üçüncü olarak, izinsiz şarj istasyonu kurulumundan kaçınılmalı. Son olarak, yavaş şarj sağlayan küçük AC şarj cihazları; uygun olmayan kablo kesitleriyle, uygun devre kesiciler ve koruma sistemleri olmadan kesinlikle kullanılmamalı.
EMO'DAN DENETİM SÜREÇLERİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ ÇAĞRISI
Şarj altyapısının planlanmasında yerel yönetimlere ve dağıtım şirketlerine hangi sorumluluklar düşüyor?
Ramazan Pektaş: Yerel yönetimler ruhsatlandırma süreçlerinde rol alırken elektrik dağıtım kuruluşları, projelendirme sonrasında talebe uygun şebeke hazırlığı, teknik kontroller ve enerjilendirme işlemlerini yürütüyor.
Ancak burada bir konuyu özellikle belirtmek isterim. Uzun yıllardır, özellikle özelleştirmelerin ardından, kamunun elektrik dağıtım şebekesi ve iç tesisatlar üzerindeki denetimi ortadan kalktı. Başka bir ifadeyle, denetim süreçlerinde kamu etkinliğini yitirdi. Kamu kurumu niteliğindeki meslek odalarının da bu süreçlerin dışında bırakılmasıyla alan, ticari kuruluşların denetimden uzak uygulamalarına terk edildi.
Meslek odalarının, kendi üyelerinin yaptığı işleri dahi denetleyemediği bir noktaya gelinmesini mühendislik anlayışı açısından son derece yanlış buluyoruz. Bu yaklaşımın derhal terk edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
"ELEKTRİKLİ ARAÇLAR İÇİN ORTAK YÖNETMELİK HAZIRLANMALI"
Türkiye'nin elektrikli araç dönüşümünü desteklemek için önümüzdeki beş yılda hangi altyapı adımlarına öncelik verilmeli?
Ramazan Pektaş: Öncelikle, elektrikli araç şarj istasyonlarına ilişkin tüm uygulamaları kapsayan, ticari kaygılardan uzak ve teknik riskleri dikkate alan bir yönetmelik acilen çıkarılmalı. Bu yönetmelik, ülke genelinde aynı standartlarla uygulanmalı. Hâlen devam eden düzensiz ve izinsiz şarj istasyonu kurulumları da geriye dönük çalışmalarla tespit edilerek kayıt altına alınmalı. Şarj istasyonlarının uyması gereken teknik standartlar, kurulum koşulları ve olası riskler açıkça belirlenmeli. Bu süreçlere yetkili kamu kurumlarının, meslek odalarının, elektrik dağıtım kuruluşlarının ve tüketici hakları alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının katılımını sağlayacak mekanizmalar oluşturulmalı.
Toplumda elektrikli araçlar ve şarj altyapısı hakkında oluşan algılara ve yönlendirmelere karşı doğru bilgiye erişim yolları da güçlendirilmeli. Bu kapsamda meslek odalarının görüşleri dikkate alınmalı ve teknik değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaşmalarına imkân tanınmalı.
Günümüzde bu alandaki en önemli tartışma konularından biri elektrikli araç yangınları. Ancak bu meselenin toplumda yeterince tartışılmasına olanak tanınmıyor. Yakın gelecekte elektrikli araç sayısındaki artışın sürmesiyle araç yangınlarının sayısında da yükseliş görülebilir. Bunun yanı sıra mevcut araçların hurdaya ayrılması veya bataryaların değişim dönemlerinin gelmesiyle ortaya çıkacak atık bataryalar ciddi çevresel riskler taşıyor. Buna karşın hem yangın riski hem de batarya atıklarının yönetimi konusunda kapsamlı bir hazırlık bulunmuyor.





