Adalet Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, geçmiş yıllarda sonuçsuz kalan cinayet dosyalarını yeniden gündemine aldı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla çalışmalarına başlayan Başkanlık, raflarda bekleyen ya da takipsizlikle kapanan soruşturmaları uzman kadrosu ve güncel teknolojik imkanlarla mercek altına aldı.
Çalışmaların tamamlandığı 46 dosyada elde edilen somut deliller, ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarının kullanımına sunuldu. Böylece söz konusu dosyalarda bulunan 52 maktulün cinayetlerine ilişkin soru işaretleri giderildi.
Muş'taki dosyada 1988'e uzanan kan davası bağlantısı
Muş'un Hasköy ilçesinde 2011 yılında yaşamını yitiren Felemez K.'ye ilişkin soruşturma da yeniden masaya yatırıldı. Ekiplerin yaptığı araştırma, cinayetin temelinde 1988 yılına kadar uzanan bir kan davasının bulunduğunu gösterdi.
HTS ve PTS kayıtlarıyla daraltılmış baz analizlerinden yararlanılan çalışmada, husumetli ailenin Almanya'dan E.S.'yi tetikçi olarak getirdiği sonucuna ulaşıldı. Cinayet öncesinde bölgede keşif gerçekleştirildiği, saldırının ardından ise E.S.'nin yurt dışına çıktığı anlaşıldı.
Soruşturmanın başka bir aşamasında, şüphelilerin olayın kolluk birimlerine ulaşmasından önce polis merkezine giderek ifade verdikleri ve bu yolla dikkatleri üzerlerinden uzaklaştırmaya çalıştıkları ortaya konuldu.
11 Eylül 2026'da düzenlenen eş zamanlı operasyonun ardından tetikçi E.S. ile birlikte 10 şüpheli yakalandı.
DNA çalışmaları eski cinayet dosyalarını aydınlattı
Daire Başkanlığı, Adli Tıp Kurumu ve kriminal laboratuvarlarla koordineli biçimde yürüttüğü çalışmalarda dijital ve biyolojik materyallerden de yararlandı. Yıllar önce meydana gelen cinayetlerin çözümünde bu deliller önemli rol üstlendi.
Antalya'nın Korkuteli ve Elmalı ilçelerinde 2011 ve 2012 yıllarında yaşanan üç ayrı cinayet kapsamında Havva Y.'nin tırnak altından alınan DNA örnekleri değerlendirildi. Söz konusu örneklerin S.K. ve Y.K. ile örtüşmesi üzerine iki şüpheli hakim karşısına çıkarıldı ve tutuklanmaları kararlaştırıldı.
Diyarbakır'ın Çermik ilçesinde 2016 yılında öldürülen çoban Mehmet Emin K.'nin dosyasında ise olay yerinden alınan 4 sigara izmariti üzerinde "moleküler genetik" çalışması yapıldı. Bu inceleme sonucunda DNA bağlantısı kuruldu ve 5 şüpheli için tutuklama kararı çıktı.
Far parçaları ve kıyafet benzerliği soruşturmayı ilerletti
Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde 7 yaşındaki Medine K.'nin hayatını kaybettiği olayda, kaza mahallinde bulunan 6 küçük far parçası soruşturmanın izlerinden biri haline geldi. Bu parçalar PTS kayıtlarıyla karşılaştırıldı.
Aradan geçen yılların ardından gelen boya ve tamirat ihbarı da eldeki kayıtlarla bir araya getirilince failin kimliğine ulaşıldı.
Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde 2013 yılında ortadan kaybolan Dilek K.'ye ilişkin dosyada ise bölgedeki 144 kayıp kadın soruşturması taramadan geçirildi. Dere yatağında bulunan kemiklerin üzerindeki kıyafetlerle ilgili benzerlik, araştırmanın yönünü belirledi.
Kemiklerden alınan örneklerin Dilek K.'nin annesinden alınan örnekle karşılaştırılması sonucunda yüzde 99,99 oranında DNA uyumu elde edildi. Bu sonuçla kemiklerin Dilek K.'ye ait olduğu kesinlik kazandı ve cinayet soruşturması yeniden başlatıldı.
7 şüpheli için yakalama kararı çıkarıldı
Soruşturmaların kapsamındaki değerlendirmelerde HTS kayıtları ve veri analizlerinin yanı sıra daraltılmış baz çalışmaları da kullanıldı. Adli Tıp Kurumu raporları, hastane muayene kayıtları ve ilaç bilgileri de dosyalara dahil edildi.
Tanık ve bilgi sahibi ifadeleri ile saha araştırmalarından elde edilen diğer bilgi ve belgeler de birlikte ele alındı. Yapılan çalışmaların sonunda 7 şüphelinin kimliği belirlenerek haklarında yakalama kararı çıkarıldı.
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının, ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarıyla eş güdüm içerisinde yıllardır bekleyen diğer dosyalar üzerindeki çalışmalarını da sürdürdüğü bildirildi.




