Akademisyen, gazeteci ve eski Kültür Bakanı Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, 21 Ekim 1999’da evinin önünde aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetmesinin 27’nci yılında anıldı. Ankara’da Kışlalı’nın evinin önünde düzenlenen törene YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti Milletvekilleri Umut Akdoğan, Aliye Timisi Ersever, Aliye Coşar, Fethi Açıkel, Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu, YENİ Parti Ankara İl Başkanı İbrahim Karaca, Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin, Çankaya Belediye Başkan Vekili Haldun Güler, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt, gazeteciler Işık Kansu ve Mustafa Balbay katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törende Kışlalı’nın kızı Nilhan Nur Kışlalı, Çankaya Belediye Başkan Vekili Haldun Güler ve Özgür Özel konuşma yaptı. Törende Cumhuriyet, demokrasi, laiklik ve Atatürkçülük vurgusu öne çıktı.

Ekran Resmi 2026 10 21 15.42.54

Nilhan Nur Kışlalı: “Bu ülke ağır bedellerin ülkesi”

Anma programında ilk konuşmayı Ahmet Taner Kışlalı’nın kızı Nilhan Nur Kışlalı yaptı. Babası öldürüldüğünde henüz 29 günlük olduğunu belirten Kışlalı, babasını tanıma fırsatı bulamadığını ancak yokluğuyla geçen bir hayat yaşadığını söyledi.

Her yıl 21 Ekim’de babasının anıldığını ifade eden Nilhan Nur Kışlalı, ailesinin bu kaybın acısıyla her gün yaşadığını dile getirdi. Kışlalı, geride kalan ailelerin ve çocukların yaşadığı kayıpların yalnızca bir anma günüyle sınırlı olmadığını vurguladı:

"Bu ülke ne yazık ki ağır bedellerin ülkesi. Bu ülke ne yazık ki ağır sınavların ülkesi. Aslında yıllardır bu anmalarda ben konuşma yapmıyordum. Dün geceye kadar da bugün konuşmak gibi bir niyetim yoktu. Dün gece babalarını kısa süre önce kaybetmiş üç arkadaşımla bir aradaydım. Onların acılarını dinlerken 27 yıldır kimi zaman içime gömdüğüm, kimi zaman gömemediğim bütün duyguların bir anda yüzeye çıktığını hissettim. Babam öldürüldüğünde ben yalnızca 29 günlüktüm. Onu hatırlamıyorum ama onun yokluğunu bilmediğim bir hayatım da olmadı. 27 yıldır her 21 Ekim’de babamı anıyoruz. Türkiye onun adını yılda bir kez, bir gün anıyor fakat biz yokluğuyla her gün yaşıyoruz. ‘Zamanla geçer, zamanla azalır’ denir oysa bazı acılar ne geçiyor ne de azalıyor. İnsan sadece büyüyor ve o acıyla yaşamayı öğreniyor. Bunu en iyi böyle bir kaybı yaşamış olanlar bilir. İnsanlar acımıza ortak olmak istediklerinde, çoğu zaman hemen bir teselli ekleme ihtiyacı hissediyorlar. ‘Ne güzel bir isim bıraktı. Çok şanslısınız. Çok özel bir insandı. O artık ölümsüz.’ Elbette bunların hepsini biz de biliyoruz. Babamın bıraktığı isimle, düşünceleriyle, mirasıyla gurur duyuyoruz. Ama bazen sanki yaşadığımız bu kaybın mutlaka bir karşılığı, bir ödülü olmak zorundaymış gibi konuşuyoruz. Sanki o ödül olmadan bu acının ağırlığını kabul etmek mümkün değilmiş gibi. Bunu yalnızca başkaları yapmıyor. Biz de 27 yıldır kendimize aynı şeyleri söylüyoruz. Her defasında ne kadar şanslı olduğumuzu hatırlatma ihtiyacı duyuyoruz. Çünkü bütün bunları bir kenara bıraktığınızda geriye çok yalın, çok ağır bir gerçek kalıyor: Bir insan öldürüldü, bir aile hayatının geri kalanını o yoklukla yaşamak zorunda bırakıldı, bir çocuk babasını tanıma şansı bile bulamadı. Hiçbir büyük isim, hiçbir gurur bu gerçeği değiştirmiyor.

Ahmet Taner Kışlalı, ölümünün 27’nci yılında evinin önünde düzenlenen törenle anıldı

“Yaşananları bileceğiz, hatırlayacağız ama alışmayacağız”

Nilhan Nur Kışlalı, konuşmasında geçmişte yaşanan siyasi cinayetlerin ve adaletsizliklerin toplumsal hafızada tutulması gerektiğini belirtti.

Emtia piyasalarında bakır ve altın ayrıştı: Bakır yükseldi, altın geriledi
Emtia piyasalarında bakır ve altın ayrıştı: Bakır yükseldi, altın geriledi
İçeriği Görüntüle

Ülkede yaşanan tutuklamalara, kayyım kararlarına ve hak kayıplarına değinen Kışlalı, adaletsizliğin sıradanlaşmasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Kışlalı, Cumhuriyet’in geleceğine sahip çıkmak için geçmişin bütün gerçekleriyle hatırlanması gerektiğini belirterek, yaşananlara alışmama çağrısı yaptı.

"Babamın da aralarında olduğu aydınlara yönelik pes peşe işlenen suikastların ardından Türkiye’nin artık karanlığı geride bırakacağına, aydınlık bir döneme gireceğine inananlar vardı. Aradan 27 yıl geçti, biz ise bugün giderek kararan ülkemizde çoğalarak aydınlığı aramaya devam ediyoruz. Bu arayıştan uzaklaşmak da mümkün değil. Dünyanın en uzak köşesine de gitseniz ülkenizin yaşadıklarından kaçamıyorsunuz. Çünkü insan evi yanarken ‘Ben başka yerdeyim’ diyemiyor. İşte bu yüzden bugün burada, babamın öldürüldüğü bu evin önünde yalnızca onu anmak için toplandığımızı düşünmüyorum. Biz burada unutmamak için de toplanıyoruz. Çünkü geçmişi unutmak yalnızca kaybettiklerimizi unutmak değildir, aynı zamanda yaşananların yeniden yaşanmasına sessiz kalmaktır. Geçmişi bilmeyen geleceğine yön veremez. Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in geleceğine sahip çıkacaksak geçmişimizi de bütün gerçeklikleriyle hatırlamak zorundayız. Yaşananları bileceğiz, hatırlayacağız ve en önemlisi alışmayacağız. Her gün arda ardına gelen tutuklama haberlerine alışmayacağız. Kayyım kararlarına alışmayacağız. Her gün elimizden birer birer alınan haklarımıza alışmayacağız. Haksızlığın sıradanlaşmasına, adaletsizliğin hayatımızın olağan bir parçası haline gelmesine izin vermeyeceğiz. Her yeni haksızlığı, ilk defa yaşanıyormuş gibi aynı ciddiyetle, aynı vicdanla karşılayacağız. Çünkü bu ülkenin en büyük kayıplarından biri, yaşadığı adaletsizliklere artık şaşırmamaya başlamasıdır. Biz bu ülkenin geçmişinin, bugününün ve geleceğinin yalnızca gücü elinde tutanlar tarafından yazılmasına izin vermeyeceğiz."

Haldun Güler: “Kışlalı’nın mirasını yaşatmaya devam edeceğiz”

Çankaya Belediye Başkan Vekili Haldun Güler, konuşmasında Ahmet Taner Kışlalı’nın akademik çalışmaları, kitapları, yazıları ve kamu görevleriyle Türkiye’nin düşünce hayatında önemli izler bıraktığını ifade etti.

Kışlalı’nın Cumhuriyet, demokrasi ve laiklik ilkelerine bağlılığına dikkat çeken Güler, onun düşünsel mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini vurguladı.

Çankaya Belediyesi olarak kültür, sanat ve eğitim alanındaki çalışmalarla özgür düşünen ve sorgulayan kuşakların yetişmesine katkı sunmayı sürdüreceklerini belirten Güler, Kışlalı’yı saygıyla andı:

“Sözlerimin başında, hukuksuz biçimde tutuklu bulunduğu için bugün aramızda olamayan Çankaya Belediye Başkanımız Sayın Hüseyin Can Güner’in de Ahmet Taner Kışlalı’yı saygı ve özlemle andığını belirtiyor, Kışlalı ailesine ve sizlere selamlarını iletiyorum. Ahmet Taner Kışlalı; yetiştirdiği öğrencilerle, kaleme aldığı yazıları, ufuk açan kitapları ve üstlendiği kamusal görevlerle ülkemizin düşünce hayatında derin izler bıraktı. Bilgisini toplumla paylaştı, doğrularını cesaretle savundu. Cumhuriyet’e, demokrasiye ve laikliğe duyduğu inançtan hiçbir zaman vazgeçmedi. Onun düşüncesinde Cumhuriyet, her kuşağın emek vererek geliştireceği ortak bir sorumluluktu. Atatürk’ün açtığı yolda yürümek; akla ve bilime güvenmeyi, özgür düşünceyi savunmayı, geleceği cesaretle kurmayı gerektiriyordu. Kışlalı’yı aramızdan alanlar, düşüncelerini de susturabileceklerini sandılar. Oysa bugün burada buluşmamız, onun bıraktığı mirasın yaşamaya devam ettiğini gösteriyor. Bu mirası gençlerle buluşturmak, sorgulayan ve özgürce düşünen kuşaklar yetişmesine katkı sunmak hepimizin görevidir. Çankaya Belediyesi olarak kültürle, sanatla ve eğitimle bu sorumluluğu yerine getirmek için çalışmayı sürdüreceğiz. Her çocuğun eşit fırsatlara sahip olduğu, herkesin düşüncesini özgürce ifade edebildiği bir Türkiye umudunu büyüteceğiz. Yaşamını Cumhuriyet’in aydınlanma değerlerine adamış Ahmet Taner Kışlalı’yı, saygıyla anıyorum."

Özgür Özel’den Cumhuriyet Gazetesi ve ADD vurgusu

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, konuşmasında Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ile Cumhuriyet gazetesinin Cumhuriyet değerlerinin korunması ve Atatürkçü düşüncenin yaşatılması açısından üstlendiği role değindi.

Kışlalı’nın yaşamı boyunca savunduğu düşüncelerin önemine dikkat çeken Özel, bu iki kurumun yıllar boyunca sürdürdüğü mücadeleyi takdir ettiğini belirtti. Özel, Cumhuriyet’in temel değerlerine sahip çıkılması ve Atatürk’ün hedeflerinin ülkeyi yönetme ilkeleri arasında yer alması gerektiğini ifade etti:

"Bugünlerde hep çok konuşuyoruz, ‘Tarihin doğru tarafında durmak önemli’ diye. Ahmet Taner Kışlalı nerede durduysa bugün o iki koca kurumun bütün Cumhuriyet’i ayakta tutma, Atatürkçülerin bir arada durması, Cumhuriyet’i Cumhuriyet yapan değerlere sahip çıkmak ve önümüzdeki süreçte yeniden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hedeflerini önümüze koyduğu hedefleri ülkeyi yönetme ilkeleri olarak belirleyecek olan bir iktidarın hep beraber kurulma noktasında, Cumhuriyet gazetesinin ve ADD’nin o günden bugüne nasıl ayakta durduklarını, nasıl bir mücadele verdiklerini bugün de bu anlamlı anmada varlıklarıyla ve altını çizdikleri önemli ve hepimiz açısından hiç unutmamamız gereken gerçeklerle onlarla birlikte olduğumuz için büyük memnuniyet duyuyorum. ADD’nin ve Cumhuriyet gazetesinin kurucularından bugüne kadar onu ayakta tutan ve bize tüm mücadelelerimizde hem güç veren hem hep doğru yönü gösteren birer pusula işlevi gören bu iki köklü, kurumu saygıyla selamlıyorum."

“Siyasette aşağıdan yukarıya rıza üretmek önemli”

Ahmet Taner Kışlalı’nın siyaset hayatına katılma sürecini anlatan Özel, eski başbakanlardan Bülent Ecevit’in Kışlalı’yı milletvekilliğine davet etmesini ve ardından 37 yaşında Kültür Bakanı olarak görevlendirmesini hatırlattı.

Özel, bu süreçte parti örgütünün görüşünün alınmasına dikkat çekerek siyasetin yalnızca yukarıdan verilen kararlarla değil, tabanın rızası ve katılımıyla yürütülmesinin önemini vurguladı:

"Buraya gelirken 1970’lerde girdiği iki yerel, ikisi genel seçimde partisini birinci parti yapmış Ecevit‘in yazılarından fark ettiği, tanıdığı, tanıştığı birisini, 37 yaşında Kültür Bakanı yapmak üzere milletvekilliğine davet edişini, onu İzmir gibi partinin en güçlü olduğu yerden aday yapacakken İzmir il yönetiminin iradesini onlara, ‘Ahmet Taner Kışlalı’yı size yolluyorum, sahip çıkın’ diye telefon açmak yerine, ‘Böyle yapsak nasıl görürsünüz’ diye sorup örgütün görüşünü alıp ondan sonra Ahmet Taner Kışlalı gibi bir değeri önce milletvekili, sonra 37 yaşında Bakan yapışını hatırlayarak önümdeki notlardan bunları okuyarak buraya doğru geldim. Bu açıdan siyasetin yukarıdan aşağıya bastırarak, dayatarak kendi kararları, kendi pazarlıklarıyla değil aşağıdan yukarıya rıza üreterek yapıldığında ancak böyle büyük başarıların elde edilebildiğini herhalde hatırlamak, özümsemek önemli."

“Konuşması yorgunluğumuzu unutturdu, cesaretimizi kamçıladı”

Özel, Nilhan Nur Kışlalı’nın konuşmasının kendisini derinden etkilediğini belirtti. Kışlalı’nın babasını tanımadan büyümesinin ve ailesinin 27 yıldır yaşadığı kaybın, anma törenlerinde kullanılan bazı teselli ifadelerinin ötesinde bir gerçeği ortaya koyduğunu ifade etti:

"Bu açıdan örneğin Ahmet Taner Kışlalı’nın ismini taşıyan bu mahallenin bir mahalle meclisinde her şeyi tartışmasını, Çankaya’nın ilçe meclisinde bu fikirlerin olgunlaşmasını, Ankara’nın il meclislerinden yukarıya doğru bir siyasetin örülmesinin ve yükselmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha üstlendiğim sorumlulukla burada yaşadım, duydum, gördüm. Ama hiç şüphe yok burada eksik olan, aramızda olması gereken, seçilmiş gencecik bir avukatın şu anda Kırşehir’de bir cezaevinde bulunuyor olmasının hatırlattıklarıyla çok önemli konuşmalar dinledik. Ama ben de duyduğumda fark ettim ki biz babasını tanıyoruz ama kızı, babasını tanımadan büyüdü. Ve bu anmaların klasik söylemlerinin bazen ne kadar onlar açısından boş olabildiğini, çok nazik konuşmasıyla, o niyetle değil ama hepimizin yüzüne bir tokat gibi vurdu. Gerçekten önemli kayıplar, onların ne değerde oldukları, onu birbirimize hatırlatmamız, sonra dönüp aileye teselli vermek için kurduğumuz cümleler, bir yerde çok önemli cümleler olabiliyor ama bambaşka bir boşluğa işaret edebiliyor. Bu boşluğu ne doldurabilir? 29 günlükken babasız kalmış bir kızın bugün de bizim neleri hatırlamamız gerektiğini, nasıl bir mücadele vermemiz gerektiğini, ne kadar kalabalık olmamız gerektiğini, ne kadar kararlı olmamız gerektiğini hatırlatan o nazik ve kıymetli konuşması benim açımdan son derece öğretici oldu. Bir yandan babasını kaybetmiş, yakın zamanda üç arkadaşıyla oturduktan sonra, 27 yıl sonra burada bir konuşma yapmaya karar vermesi ve o yaptığı konuşmanın içeriği hepimiz açısından çok kıymetli. Açıkçası güç verdi, hatırlattı, yorgunluğumuzu unutturdu, kararlılığımızı ve cesaretimizi kamçıladı."

“Atatürk’ün yolunda yürüyen bir iktidarın genel başkanı olarak gelmek istiyorum”

Daha önce farklı görevleri sırasında Ahmet Taner Kışlalı anmalarına katıldığını belirten Özel, bu törene YENİ Parti Genel Başkanı olarak katılmasının kendisi açısından ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.

Kışlalı’nın Atatürkçülük ve Kemalizm üzerine görüşlerini bir öğüt ve vasiyet olarak kabul ettiklerini söyleyen Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Hatırasının önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz. Katıksız Atatürkçülüğü, Kemalizm’e yaptığı vurgular ve bunun ‘mış gibi’ yapılamayacak olmasıyla ilgili bütün düşünce ve görüşlerini kendimize bir kez daha bir nasihat, bir öğüt, bir vasiyet olarak aldığımızı ifade etmek isterim.”

Özel, sözlerini geleceğe ilişkin siyasi hedefini dile getirerek tamamladı. Kışlalı anmasına bir gün Atatürk’ün yolunda yürüyen bir iktidar partisinin genel başkanı olarak katılmayı umduğunu belirten Özel, bu yöndeki sözünü törene katılanlarla paylaştı.

Kışlalı Anıtı’na çiçek bırakıldı

Evinin önünde düzenlenen törenin ardından Özgür Özel; Ahmet Taner Kışlalı’nın eşi Nilüfer Kışlalı, kızı Nilhan Nur Kışlalı, gazeteci Işık Kansu ve ADD Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt ile birlikte Ahmet Taner Kışlalı Parkı’ndaki anıta yürüdü.

Parkta saygı duruşunda bulunulmasının ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kışlalı’nın anıtına çiçek bırakıldı. Tören, Kışlalı’nın düşünsel mirasının ve Cumhuriyet değerlerinin yaşatılmasına yönelik mesajlarla sona erdi.

Kaynak: Haber merkezi