Ahmet Ümit’in daha önce büyük ilgi gören 'Kayıp Tanrılar Ülkesi' romanıyla edebiyat dünyasına kazandırdığı başkomiser Yıldız Karasu ile yardımcısı Tobias Becker, yazarın yeni kurgusunda bir kez daha başrolde yer alıyor. Berlin Emniyeti Cinayet Masası bünyesinde görev yapan ikili, INTERPOL adına yürüttükleri özel bir görev vesilesiyle bulundukları Roma’da kendilerini Aydın Afrodisias antik kentinden İtalya’nın başkentine uzanan çok katmanlı bir suç ağının içinde buluyor.

Romanın merkezindeki olaylar zinciri, Roma’nın kuruluş yıl dönümü olarak kutlanan 21 Nisan tarihinde Tiber Nehri’nde sürüklenen siyah bir kayığın içinde iki erkek cesedinin bulunmasıyla başlıyor. Tüm vücut kıllarından arındırılmış, tenleri gül kokulu pudrayla kaplanmış ve cenin pozisyonunda yüz yüze yatırılmış kurbanlar, kentin efsanevi kurucuları Romulus ve Remus’u temsil eden bir mizansenle kurgulanıyor. Bu teatral başlangıç, ardı ardına işlenecek sembolik cinayetlerin ilk halkasını oluşturuyor.

Altın Koza’da Edebiyat Uyarlaması finalistleri belli oldu: 6 senaryo finale kaldı
Altın Koza’da Edebiyat Uyarlaması finalistleri belli oldu: 6 senaryo finale kaldı
İçeriği Görüntüle

Tarihi kentin gölgeli sokaklarında felsefi bir suç çetesinin peşine düşen dedektifler, cinayetlerin arka planını aydınlatmaya çalışırken aynı zamanda Roma İmparatorluğu’nun kuruluşundaki tarihi kırılma anlarıyla ve Afrodisias’ın kadim arkeolojik sırlarıyla yüzleşiyor.

İnsanoğlunun uygarlık serüvenini ve toplumsal çürümüşlüğü sorgulayan roman, arka kapakta yer alan "İnsanlığın aptallaşma seviyesini küçümseme Carlo. O kadar da akıllı bir mahluk değiliz biz. Yazıyı bulmamızın üzerinden sadece beş bin yıl geçti. Daha uygarlığın şafağında bile değiliz" ifadeleriyle felsefi derinliğini ortaya koyuyor.

Edebiyatseverlerin merakla beklediği "Roma’nın Beş Günü", 1 Ekim tarihinden itibaren Yapı Kredi Yayınları kitapçıları dahil olmak üzere tüm kitapçılarda ve dijital satış platformlarında satışa sunulacak.

Muhabir: Ahmet Çağatay Bayraktar