Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde Adana Müze Müdürlüğü tarafından Yumurtalık ilçesinde sürdürülen arkeolojik kurtarma kazıları, antik liman kentinin yaklaşık 33 dönümlük nekropol alanında yoğunlaştırıldı. Ceyhan Nehri'nin doğusunda yer alan sahada yapılan ilk tespitlerde yaklaşık 30 mezarın bulunduğu belirlenirken, titiz çalışmalar sonucu 10 mezar tamamen açığa çıkarıldı.
![]()
Merdivenli kaya mezarlar, rozet motifleri ve pişmiş toprak lahitler
Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faris Demir'in bilimsel danışmanlığında ve stajyer arkeoloji öğrencilerinin katılımıyla yürütülen kazılarda; koridorlu ve merdivenli kaya oyma mezarlar ile sandık tipi mezarlar gün ışığına kavuşturuldu.
Alanda mezarların yanı sıra pişmiş topraktan yapılmış lahitler, antik defin geleneklerini yansıtan gözyaşı şişeleri ve çeşitli seramik kap parçaları bulundu. Eserler, restorasyon ve konservasyon işlemlerinin ardından sergilenmek üzere Adana Müzesi'ne nakledildi.

Doç. Dr. Faris Demir: "Makedon askerlerine ait olma ihtimali bulunuyor"
Nekropolün Milattan Önce 323-31 yıllarını kapsayan Helenistik Dönem'de kurulduğunu ve Roma Dönemi'nde de defin alanı olarak kullanılmaya devam ettiğini belirten Doç. Dr. Faris Demir, bulgulara ilişkin şu bilgileri verdi:
"Mezarların Orta Çağ'dan günümüze kadar belirli tahribatlara uğradığını görmekteyiz. Sandık mezarların kenarları kireç harçla sıvanmış, bazılarında bu harcın üzeri zarif rozet motifleriyle süslenmiş. Kaya mezarlarda ise cenazenin yerleştirildiği kaya içine oyulmuş özel platformlar bulunuyor.
Aigeai Antik Kenti, Büyük İskender'in MÖ 333 yılındaki İssos Savaşı öncesi hazırlıklarını yaptığı stratejik bir bölgedir ve kentin İskender'in anısına bizzat Makedon askerler tarafından kurulduğu bilinmektedir. Bu doğrultuda ortaya çıkardığımız Helenistik Dönem mezarlarının bir kısmının Makedon askerlere ait olma ihtimali oldukça güçlüdür."
Eylül ayı başında tamamlanması planlanan ilk etap kurtarma kazılarının ardından hazırlanacak koruma ve restorasyon projeleriyle, nekropol alanının açık hava ören yeri olarak kültür turizmine kazandırılması hedefleniyor.


