Fransa'nın Strazburg şehrindeki Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nde (AKPM), “Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin karşı karşıya olduğu baskılar” başlıklı rapor ile önerge görüşüldü.

Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) ve mahkeme çalışanlarına yönelik baskıların ele alındığı rapor ve önerge, üyelerin tamamının desteğiyle kabul edildi.

Önergede, uluslararası hakim ve savcıların, uluslararası anlaşmalar kapsamında üstlendikleri görevleri yerine getirdikleri gerekçesiyle yaptırımlarla karşılaşmamaları gerektiği vurgulandı. Ayrıca taraf devletlere, baskı ya da yaptırım tehdidiyle karşılaşan UCM hakimleri, savcıları ve personelinin güvenliğinin etkili biçimde sağlanması çağrısında bulunuldu.

Raporun hazırlığını yapan Hollandalı raportör Tekke Panman, AKPM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında uluslararası toplumun UCM'ye yöneltilen tehditler karşısında adım atması gerektiğini belirtti.

Panman, bazı devletlerin mahkemenin faaliyetlerine dışarıdan müdahale ettiğini ifade ederek, "UCM'yi desteklemeli ve güçlendirmeliyiz" dedi.

UCM Birinci Başkan Yardımcısı İtalyan Yargıç Rosario Salvatore Aitala ise mahkemenin milyonlarca insanın vicdanını temsil etmesi nedeniyle saldırıların hedefi olduğunu dile getirdi.

İtalyan Yargınç, "son yıllarda, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin büyük baskılara maruz kaldığını" belirtti.

Göka: "Soykırım, Gazze'yle sınırlı değil"

AK Parti Konya Milletvekili Meryem Göka da şunları söyledi:

"Savaş suçları hakkında tutuklama emirleri çıkmasına rağmen (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda hala söz alabilirken, uluslararası hukuk nasıl inandırıcı olmaya devam edebilir?"

"İsrail'in yayılmacı gündeminin bölgesel barışı tehdit ettiğini" ifade eden Göka, "Bu soykırım yalnızca Gazze'yle sınırlı değil. Lübnan'daki saldırılar bölgesel sonuçlara neden oluyor" diye konuştu.

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, 1945 yılında kurulan Nürnberg Mahkemelerinden itibaren “kimsenin hukukun üzerinde olmadığı ve mağdurların unutulmaması gerektiği” ilkesinin öne çıktığını ifade etti.

UCM hakimleri ve savcılarının kendilerine verilen görevleri yerine getirmeleri nedeniyle tehdit edilmesinin bu temel ilkeyi sınadığını belirten Bankoğlu, Ukrayna, Gazze ya da dünyanın herhangi bir bölgesindeki mağdurların eşit adalet hakkına sahip olduğunu söyledi.

Mağdurların yaşadığı acıların karşılığının aynı şekilde aranması gerektiğini dile getiren Bankoğlu, hakimlerin güvenliğinin sağlanması ve ilgili kurumların görevlerini bağımsız biçimde sürdürebilmesi için gerekli önlemlerin alınmasını istedi.

Kanat: "Değerlere uyulmazsa ortak değerlerimizi tehlikeye atacağız"

AK Parti İstanbul Milletvekili Sena Nur Çelik Kanat, UCM'nin bağımsızlığının korunmasının önemine işaret ederek, "Bu ilkeye uyulmazsa, uluslararası sistemi ve ortak değerlerimizi tehlikeye atma riskiyle karşı karşıyayız" değerlendirmesinde bulundu.

Çelik Kanat, hakim ve savcıların yanı sıra ailelerinin de herhangi bir tehdit altında bırakılmaması gerektiğini belirtti. UCM'nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında verdiği tutuklama emirlerinin ardından bazı mahkeme hakim ve savcılarına ABD tarafından yaptırım uygulandığını hatırlattı.

Rusya’dan S-400 açıklaması: Türkiye ile üçüncü ülkeye konuşlandırma görüşmeleri sürüyor
Rusya’dan S-400 açıklaması: Türkiye ile üçüncü ülkeye konuşlandırma görüşmeleri sürüyor
İçeriği Görüntüle

Ayrıca, Kanat, ABD'li bir grup senatörün UCM'nin o dönemdeki Başsavcısı Kerim Han'a gönderdiği mektupta yer alan "İsrail'i hedef alırsanız, biz de sizi hedef alırız" sözlerini de aktardı.

Filistin konusunda yürütülen soruşturmaların önüne geçmek amacıyla tehditlerde bulunulduğuna yönelik iddialara değinen Çelik Kanat, UCM'ye yönelik baskıların kaynakları arasında İsrail'in de bulunduğunu belirtti. Çelik Kanat, "Mahkemenin misilleme korkusu olmaksızın suçluları tespit edebilmesi için bu (tutuklama) emirlerine tüm ülkelerin uyması gerekiyor" dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ