Ankara Ekonomi Zirvesi, kentin ekonomi yönetimini üst düzey kurumsal temsilcilerle bir araya getirdi. BTK ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvenin açılış oturumunda Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, ASO Başkanı Seyit Ardıç ve ATB Yönetim Kurulu Başkanı Faik Yavuz stratejik vizyon raporlarını ve çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da zirveye yazılı bir tebrik ve teşekkür mesajı iletti.
Baran: "Ankara 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti olarak yeni bir hikaye yazmalı"
ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Ankara'nın organize sanayi bölgeleri, teknokentleri, AR-GE ve tasarım merkezleriyle geleceğin ekonomisini inşa ettiğini vurguladı. Kentin lojistik ve ulaştırma ağlarının merkezinde yer aldığını ifade eden Baran, küresel görünürlük ve turizm başlıklarında şu değerlendirmelerde bulundu:
"Yüksek hızlı tren ağlarının, otoyolların ve dünyaya açılan kapımız olan Esenboğa Havalimanı'nın kesişim noktasında, güçlü bir lojistik üs konumundayız. Yakın zamanda hayata geçecek Esenboğa metro projesi, ulaşımdaki gücümüzü daha da pekiştirecek. Temmuz ayında gerçekleştirilecek NATO ve eylülde yapılacak Türk Devletleri Teşkilatı Zirveleri vesilesiyle, dünyanın dört bir yanından devlet başkanlarını, heyetleri ve uluslararası basını ağırlayacak Ankara'nın, küresel ölçekte görünürlüğü daha da artacak."
Ankara'nın ihracat potansiyelini artırmak amacıyla kentte mutlaka bir "serbest bölge" kurulması gerektiğine işaret eden Baran, turizm sektörünün canlandırılması ve turistlerin şehirde kalma sürelerinin uzatılması için de öneride bulundu:
"Ankara'nın ekonomik gelişimi için turizm potansiyelini de geliştirmemiz gerekiyor. 2026'da Türk Dünyası Turizm Başkenti unvanını taşıyan Ankara, artık turizmde de yeni bir hikaye yazmalıdır. Bunların yanı sıra yerli ve yabancı turistlerin şehirde daha fazla zaman geçirmesini sağlayacak yeni çekim merkezlerine ihtiyacımız var. Bu noktada, Avrupa’nın birçok ülkesinde başarıyla uygulanan 'Outlet Köyü'nün şehrimizde de kurulmasını öneriyoruz."
Ardıç: "ASO Teknoloji Üssü yıllık ihracata 1,5 milyar dolar katkı sağlayacak"
ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, Ankara’nın sanayi, ticaret ve tarımı birleştiren bir "üretim aklına" sahip olduğunu belirten bir konuşma yaptı. Geliştirdikleri ASO-İLTEK (İllerin Teknolojik Üretim ve Dijital Olgunluk Endeksi) verilerine göre Ankara'nın teknoloji üretme kapasitesi en yüksek il olarak Türkiye birincisi olduğunu açıklayan Ardıç, kentin savunma sanayisindeki ağırlığına dikkati çekti.
Dünyanın en büyük 100 savunma sanayi firmasından 5'inin Ankara'da faaliyet gösterdiğini ve kentin geçen yıl gerçekleştirdiği 18,5 milyar dolarlık ihracatın yüzde 13'ünün yüksek teknolojili ürünlerden oluştuğunu belirten Ardıç, savunma sanayisinde biriken mühendislik birikiminin sivil alanlara kanalize edilmesi gerektiğini ifade etti:
"Savunmada biriken bu teknoloji, sağlıktan yeşil enerjiye, akıllı tarımdan sivil üretimin bütününe akmalıdır. Bunu öncelikle sağlık endüstrisine taşıyacak yetkili bir başkanlık kurulması önerimizi de bu bakış açısıyla değerlendiriyoruz. Dört organize sanayi bölgemizin yer aldığı Temelli Sanayi Havzası’nda, ASO Teknoloji Üssü’nü kuruyoruz. 440 bin metrekaresi kapalı olmak üzere, 1 milyon metrekare alanda konuşlanacak projemizde Ankara’nın gelecek nesil üretim düzenini inşa edeceğiz."
Projenin ekonomik projeksiyonlarını da paylaşan Ardıç, makro hedefleri şu sözlerle aktardı:
"ASO Teknoloji Üssü tam kapasiteye ulaştığında, yıllık ihracatımıza yaklaşık 1,5 milyar dolar katkı sağlamasını, 18 bin nitelikli istihdam oluşturmasını ve 800'den fazla firmaya ev sahipliği yapmasını öngörüyoruz. İkinci projemiz, ASO Ankara Serbest Bölgesi. Ankara Kalkınma Ajansı ile birlikte, mülkiyeti Odamıza ait 4,2 milyon metrekare alanda kuruyoruz. Yaklaşık 200 firma, 40 bin kişilik istihdam ve yıllık yaklaşık 4 milyar dolar ihracat katkısı hedefliyoruz. Bu iki proje ayrı ayrı değil, birbirini tamamlayarak çalışacak, biri teknolojiyi üretecek, diğeri onu küresel pazara taşıyacak."
Yavuz: "Tarımda çalışan nüfusun yaş ortalaması 60’ı buldu, önlem alınmalı"
ATB Yönetim Kurulu Başkanı Faik Yavuz ise Ankara'nın idari kimliğinin ötesinde hububat, bakliyat, yem bitkileri ve hayvancılık alanlarında Türkiye'nin en stratejik tarım merkezlerinden biri olduğunu hatırlattı. Küresel iklim değişikliği ve kuraklık riskinin tarımsal üretim üzerindeki olumsuz etkilerine değinen Yavuz, geleneksel yöntemlerden veri ve yapay zeka destekli hassas tarım uygulamalarına geçilmesinin "İklim değişikliği ve kuraklık riski altında olan Ankara'da suyun kıymetini çok iyi bilmeliyiz. Az su tüketen, susuz tarıma uygun ürünlere yönelmemiz şart" sözleriyle bir zorunluluk olduğunu bildirdi.
Tarım sektöründe yaşanan sosyolojik dönüşüme ve genç nüfusun köylerde tutulamaması problemine karşı acil uyarıda bulunan Yavuz, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Eğer biz kentteki yaşamın bir kısmını, eğitim ve sağlık gibi olanakları köylere götürmezsek, köyde genci tutamayız. Şu an tarımda çalışan nüfusumuzun yaş ortalaması, 59-60'ı buldu. 10 sene sonra üretecek insan bulmakta zorlanacağız, bu duruma karşı acilen tedbir almamız gerekiyor."
Ankara Ekonomi Zirvesi, açılış konuşmalarının ardından eş zamanlı olarak düzenlenen "Ticaret", "Sanayi" ile "Tarım ve Gıda" başlıklı panellerle sektörel sorunları ve çözüm senaryolarını tartışmaya devam ediyor.



