Kahvesini içerken, arkadaşlarıyla sosyalleşirken ya da yalnızca kitabını okurken temiz hava solumak isteyen gençler, Ankara’da dumansız mekân arayışına girdi. Gençlerin birbirlerine sigara içilmeyen işletmeleri önermesiyle başlayan arayış, “Dumansız Hava Kahramanları” kampanyasına dönüştü. Dumansız Gençlik Girişimi gönüllüleri, dumansız hava hakkına saygı gösteren işletmeleri belirleyerek özel bir etiketle ödüllendiriyor, dijital haritada görünür kılıyor. Kampanyayı 81 ile yaymayı hedefleyen gençler, bir yandan da sahada tütün mevzuatına aykırı uygulamaları belgeliyor ve yeni yasal düzenlemelerin hazırlık sürecinde söz sahibi olmak istiyor.
Ankara’da özellikle kış bahçelerinde, camlarla çevrili alanlarda ve açılır-kapanır tavanlı mekânlarda karşılaşılan ihlaller, dumansız bir ortamda vakit geçirmek isteyenler için bu arayışı daha da önemli hale getiriyor. Gençler, bu kampanyayla sadece sigara içilmeyen bir masa bulmaya çalışmıyor, temiz havanın bir ayrıcalık değil, herkesin sahip olması gereken bir hak olduğunu hatırlatıyor. Bu nedenle kampanya, yasağa uyan işletmeleri öne çıkarırken diğer işletmelere de örnek olmayı amaçlıyor.
Girişimin çalışmaları mekân önerileriyle de sınırlı kalmıyor. Gönüllüler, tütün ürünlerinin satış noktalarında nasıl sergilendiğini, elektronik sigara gibi yeni nesil ürünlere erişimi ve sosyal medyadaki örtülü pazarlama yöntemlerini de izliyor. Sahadan topladıkları verileri karar alıcılarla paylaşan gençler, tütün kontrolüne ilişkin düzenlemelerin uygulanmasını ve mevzuattaki belirsizliklerin giderilmesini talep ediyor. Bir yandan dumansız mekânları haritalandırırken diğer yandan ihlalleri görünür kılmaya çalışan girişim, gençlerin kendi yaşam alanlarıyla ilgili kararlarda söz sahibi olmasını da hedefliyor.
Dumansız Gençlik Girişimi gönüllüleri, yürüttükleri çalışmaları, sahada karşılaştıkları sorunları ve taleplerini 24 Saat’e anlattı.

“Dumansız hava solumak bir tercih değil, yaşam hakkı”
Dumansız Gençlik Girişimi’nin (DGG) hikâyesi, gençlerin gündelik yaşamda karşılaştığı bir soruna yönelik itirazla başladı. Girişim, dumansız alanlara erişimi bir tercih meselesi olarak değil, sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama hakkının parçası olarak ele alıyor. Gençlik Servisleri Merkezi (GSM) ve İstanbul Nişantaşı Üniversitesi ortaklığında yürütülen, Campaign for Tobacco-Free Kids Vakfı tarafından da desteklenen girişim, Türkiye’nin farklı illerinden 47 gönüllüden oluşuyor.
Gönüllüler, hareketin çıkış noktasını ve hedeflerini şöyle anlattı:
“Dumansız Gençlik Girişimi'nin hikâyesi, aslında bir itirazla ve bir hak arayışıyla başlıyor. Bizler, dumansız hava solumayı lüks veya ‘bir tercih’ olarak değil; sağlıklı, güvenli ve eşit bir geleceğin vazgeçilmez bir yaşam hakkı olarak gören bağımsız bir gençlik inisiyatifiyiz. Sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının korunmasının, bütün toplumun iyi olma hâlini güvence altına aldığına inanıyoruz. Geleceğimizi tütün endüstrisinin kâr hırsına veya ihlallere bırakmak yerine, kararların tam merkezinde yer almak için sesimizi yükselterek bu yola çıktık.
Kimlerden oluştuğumuza gelirsek; bu hareketin ardında bir kurumsal zemin ve bir sivil dayanışma var. Girişimimiz, Gençlik Servisleri Merkezi (GSM) ve İstanbul Nişantaşı Üniversitesi ortaklığında yürütülmektedir. Çalışmalarımız aynı zamanda küresel ölçekte Campaign for Tobacco-Free Kids Vakfı tarafından da desteklenmektedir. Ancak bizim sahadaki asıl gücümüzü ve ruhumuzu yaratan şey genç gönüllülerdir; girişimimiz şu anda Türkiye'de birçok ilden aktif olarak toplamda 47 gönüllüden oluşmaktadır. Bizler sağlık profesyonelleri veya akademisyenler değiliz; bu sorunu adalet, kültür, hak ve sosyal yaşam boyutlarıyla ele alan, sahada omuz omuza çalışan bir nesiliz.”
Girişimin öncelikli hedefleri arasında çocukları ve gençleri hedef alan tütün pazarlama stratejilerine karşı mücadele etmek, elektronik sigara gibi yeni nesil ürünlerin gençler arasında normalleştirilmesini engellemek ve 4207 sayılı Kanun’un uygulanmasını güçlendirmek bulunuyor. Gönüllüler, gençlerin yalnızca sorunları dile getiren değil, çözümün ve politikaların oluşturulmasında da söz sahibi olan bir güç olması gerektiğini savunuyor.

Sahadan veri topluyor, ihlalleri belgeliyorlar
DGG gönüllüleri, çalışmalarını gençlik öncülüğünde izleme yöntemiyle yürütüyor. Sahada veri topluyor, gözlemlerini belgeliyor, elde ettikleri bulgular doğrultusunda çözüm önerileri geliştiriyor ve bunları karar alıcılara ulaştırıyor.
Gönüllüler, çalışma yöntemlerini şöyle açıkladı:
“Bizim sahadaki en büyük gücümüz, sorunları sadece konuşan değil; bizzat sahaya inip ‘gençlik öncülüğünde izleme’ metodolojisiyle kanıt toplayan, belgeleyen ve veriye dayalı konuşan dinamik bir hareket olmamızdır. Çalışmalarımızı tamamen sahadan veri toplamak, bu veriler ışığında çözüm önerileri geliştirmek ve bunları karar alıcılara ulaştırmak üzerine kurduk. İstiyoruz ki gençler sadece yaşadıkları sorunları dile getiren pasif şikayetçiler olmasın, aksine çözümün ve politikaların şekillenmesinde doğrudan söz sahibi olsunlar.”

Okul çevrelerindeki satış noktaları mercek altında: Tütün ürünlerinin yüzde 93’sı mevzuata aykırı biçimde açıkça sergileniyor
Saha araştırmalarında okul çevrelerindeki satış noktalarına odaklanan gönüllüler, tütün ürünlerinin çocukların ilgisini çekebilecek ürünlerle yan yana satışa sunulmasını ve mevzuata aykırı biçimde sergilenmesini de izliyor. DGG’nin paylaştığı verilere göre, Türkiye’nin farklı kentlerindeki okul çevrelerinde yapılan gözlemlerde tütün ürünlerinin yüzde 93,6’sının mevzuata aykırı biçimde açıkça sergilendiği, işletmelerin yüzde 60,5’inde ise bu ürünlerin oyuncak ve şekerlemelerin hemen yanında satışa sunulduğu tespit edildi.

Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri de incelemeye alındı
Gönüllüler, satışı yasa dışı olmasına rağmen gençlerin erişebildiğini belirttikleri elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerini de incelemeye aldı. Kontrollü satın alma çalışmalarında perakende noktalarında ısıtılmış tütün ürünlerinin yüzde 92, elektronik sigaraların ise yüzde 60 oranında engel olmaksızın satıldığını ortaya koyduklarını bildirdi. Sınır illerinde yapılan çalışmalarda kaçak elektronik sigaraların yüzde 61,5 oranında tezgâhlarda açıkça sergilendiğini belirten gönüllüler, dijital mecralardaki pazarlama yöntemlerini de takip ediyor:
“Bir diğer büyük odak noktamız, satışı yasadışı olmasına rağmen gençler arasında bir salgın gibi yayılan elektronik sigaralar ve ısıtılmış tütün ürünleridir. Yaptığımız kontrollü satın alma çalışmalarıyla, perakende noktalarında ısıtılmış tütün ürünlerinin yüzde 92, elektronik sigaraların ise yüzde 60 oranında hiçbir engel tanınmaksızın satıldığını ortaya koyduk. Sınır illerimizde de durum farksız; kaçak e-sigaraların yüzde 61,5 oranında tezgahlarda açıkça sergilendiğini raporladık. Bu kanıt toplama sürecini sadece sokakta değil; Instagram, TikTok ve Youtube gibi dijital mecralarda da sürdürüyor, endüstrinin e-sigaraları gençlere nasıl cazip hale getirdiğini adım adım izleyerek bu manipülasyonu ifşa etmeye devam ediyoruz.”
Gençlerin mekân önerisinden kampanyaya
DGG’nin “Dumansız Hava Kahramanları” kampanyası, gönüllülerin kendi aralarında dumansız işletmeleri birbirlerine önermesinden doğdu. Gençler, hem dumansız bir ortamda vakit geçirmek hem de bu uygulamayı benimseyen işletmelere müşteri olarak destek olmak istediklerini belirtti. Bu önerileri daha geniş kitlelere ulaştırma düşüncesiyle kampanyayı hayata geçirdiler.
Gönüllüler, kampanyanın amacını şu sözlerle anlattı:
“Tütün kontrolü alanındaki kamuoyu tartışmalarında genellikle yasak ihlalleri, denetimler ve karşılaşılan sorunlar öne çıkıyor. Oysa kuralları iyi uygulayan, müşterilerine dumansız bir ortam sunan işletmelerin de görünür olması gerekiyor. Biz bu kampanyayla, dumansız hava hakkına saygı gösteren işletmeleri ödüllendirerek iyi uygulamaları teşvik etmek, diğer işletmelere örnek oluşturmak ve yurttaşların dumansız ortamda vakit geçirebilecekleri mekânları tanımalarını sağlamak istiyoruz. Etiket uygulamasının hem işletmelerin yaklaşımını güçlendirmesini hem de yurttaşların mekân tercihlerini etkilemesini bekliyoruz.”
Gönüllüler, kampanyanın resmî bir sertifikasyon süreci olmadığını, iyi uygulamaları görünür kılmayı ve gençler arasında tavsiye kültürünü güçlendirmeyi amaçlayan bir çalışma olduğunu belirtti. “Dumansız Hava Kahramanı” etiketi, işletmelerin camlarına ya da girişlerine asılabilecek şekilde hazırlanıyor. Böylece yurttaşların bir mekâna girmeden önce işletmenin dumansız hava hakkına saygı gösterdiğini kolayca fark etmesi hedefleniyor.
İşletmeler nasıl belirleniyor?
Kampanyaya katılacak mekânlar, gençlerin doldurduğu “Dumansız Hava Kahramanları Mekân Gözlem Formu” aracılığıyla tespit ediliyor. İşletmelerin kapalı alanlarında geleneksel sigara ve elektronik sigara gibi yeni nesil ürünlerin kullanılmasına izin verilmemesi gerekiyor. Açık alanı bulunan işletmelerde ise alanın fiziksel niteliği ve yürürlükteki mevzuat dikkate alınıyor. Tütün kullanımına ayrılmış bölgelerin mevzuata uygun olması ve dumansız alanları etkilememesi bekleniyor.
Gönüllüler, değerlendirme sürecini yalnızca işletme sahiplerinin beyanına dayandırmıyor. Mekânlarda küllük veya kül tablası bulunup bulunmadığı, tütün ürünü kullanımına ilişkin işaretler ve ortamın hava kalitesi gibi unsurlar inceleniyor. Gözlemler farklı zaman dilimlerinde tekrarlanıyor; işletme sahipleriyle görüşülüyor ve mekânları kullanan kişilerin geri bildirimleri de değerlendiriliyor.
Gönüllüler, “Bir mekânın kâğıt üzerinde değil, gerçekten dumansız olup olmadığını anlamak için çok yönlü bir ‘Mekân Gözlem’ metodolojisi uyguluyoruz” diyerek değerlendirme sürecinde saha gözlemleri ve yurttaş bildirimlerinin birlikte ele alındığını vurguladı.
Kampanya kapsamında Ankara’da Pastini Makarna, Alice’s House, Lokanta Hatti ve Rumeli İşkembecisi ile röportajlar gerçekleştirildi ve “Dumansız Hava Kahramanı” etiketleri işletmelere takdim edildi. Gönüllüler, başlangıçta işletmelerin kampanyayı tanıma sürecinden geçtiğini, iyi örneklerin görünür hâle gelmesi ve gençlerin bu mekânları tercih etmesiyle ilginin arttığını gözlemlediklerini aktardı.
Ankara’da kış bahçeleri ve açılır-kapanır tavanlara dikkat çektiler
Gönüllüler, Ankara’da dumansız mekân bulmayı zorlaştıran sorunlardan birinin kış bahçeleri ve açılır-kapanır tavanlı alanlarda sigara içme yasağının ihlal edilmesi olduğunu belirtti. Mevzuata göre bir alanın açık alan sayılabilmesi için tavanının tamamen açık olması gerektiğini ifade eden DGG gönüllüleri, açılır-kapanır tavanların bu alanları kendiliğinden açık alan hâline getirmediğine dikkat çekti.
Mekânsal haritalama çalışmalarında gençlerin yoğun kullandığı ve önceki saha araştırmalarından tanınan bölgelerdeki işletmeler Google My Maps üzerinden kaydediliyor. Gizli gözlem çalışmalarında işletmeler farklı zaman dilimlerinde, kimi zaman müşteri olarak ziyaret edilerek, kimi zaman da dışarıdan gözlemlenerek değerlendiriliyor.
Gönüllüler, şimdiye kadarki gözlemlerinde ihlallerin özellikle gençlerin yaşam alanlarına yakın kafe, bar ve restoranlarda, bilhassa masa oyunlarının oynandığı kafelerde yoğunlaştığını gördüklerini belirtti.
Denetimlerin etkinliğini azaltan sorunlara da değinen gönüllüler, işletmelerin denetim ekiplerinin geldiğini fark ederek küllükleri kaldırabildiğini, ortamı havalandırabildiğini veya ihlalleri geçici olarak gizleyebildiğini kaydetti. Mevzuattaki açık ve kapalı alan tanımlarının daha anlaşılır hâle getirilmesi ve yaptırımların caydırıcılığının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Dumansız mekânı 30 saniyede bulmak istiyoruz”
DGG gönüllüleri, kampanyayı dijital ortamda daha erişilebilir hâle getirmek için internet sitesi, sosyal medya hesapları ve Google Haritalar üzerinden kullanılabilecek bir sistem üzerinde çalışıyor. Hazırlanması planlanan özel harita sayesinde dumansız bir mekân arayan kişilerin çevrelerindeki işletmeleri yaklaşık 30 saniye içinde bulabilmesi amaçlanıyor.
Gönüllüler, kampanyanın yalnızca kendi gözlemleriyle sınırlı kalmamasını, yurttaşların geri bildirimlerinin daha belirleyici olduğu ve herkesin katılımına açık bir sisteme dönüşmesini istediklerini belirtti. Kampanyanın sonuçları kapsamlı biçimde kamuoyuyla paylaşılmadan önce Kars, Muğla, Gaziantep ve İstanbul’un Beylikdüzü ilçesinden de işletme önerileri aldıklarını aktaran gönüllüler, bu geri dönüşlerin dumansız mekânlara yönelik ihtiyacı ortaya koyduğunu ifade etti.
Yurttaşların mekân tercihleri üzerindeki etkiyi henüz sayısal olarak ölçmediklerini belirten gönüllüler, aldıkları başvuruların ve gözlemledikleri davranış değişikliklerinin kampanyanın olumlu karşılık bulduğuna işaret ettiğini söyledi.
Yeni yasa hazırlık sürecinde söz sahibi olmak istiyorlar
DGG gönüllüleri, saha çalışmalarından elde ettikleri bulguları Sağlık Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu başta olmak üzere çeşitli kurumların ilgili bürokratlarıyla paylaştıklarını belirtti. Gönüllüler, bakanlıkların yürüttüğü yasal düzenleme çalışmalarına katkı sunmak ve taslakların hazırlanma sürecinde görüşlerinin dikkate alınmasını istiyor. Milletvekilleriyle görüşerek sahada karşılaştıkları sorunları, çözüm önerilerini ve mevzuatta yapılmasını gerekli gördükleri değişiklikleri aktarmayı da hedefliyorlar.
“En temel talebimiz, dumansız havanın bir hak olarak tanımlanması"
Gönüllülerin öncelikli talepleri arasında dumansız havanın bir hak olarak tanımlanması, bu hakkın kanun metninde açıkça yer alması, kapalı ve açık alan tanımlarının anlaşılır hâle getirilmesi ve elektronik sigara ile ısıtılmış tütün ürünlerinin kullanımının da açıkça yasak kapsamına alınması bulunuyor.
DGG gönüllüleri, “En temel talebimiz, dumansız havanın bir hak olarak tanımlanması ve bu hakkın kanun metninde açıkça yer alması” diyerek saha bulgularının yeni yasal düzenlemelere yansımasını beklediklerini belirtti.
![]()
Hedef 81 il
“Dumansız Hava Kahramanları” kampanyasını Ankara ve İstanbul’daki ilk çalışmaların ötesine taşımak isteyen gönüllüler, uygulamayı 81 ile yaygınlaştırmayı hedefliyor. Şu ana kadar beş farklı ilden daha mekân önerileri aldıklarını belirten DGG gönüllüleri, farklı illerdeki işletmeleri gözlemleyerek kampanyaya uygun mekânları belirlemeyi sürdürüyor.
Gönüllüler, işletmeleri dumansız alan oluşturmaya teşvik etmenin yanı sıra yurttaşların da bu hakkı sahiplenmesini istiyor. İşletme sahiplerine dumansız hava hakkına saygı gösterme ve uygulamalarını görünür kılma çağrısı yapan girişim, yurttaşları da dumansız mekânları tercih etmeye ve ihlalleri bildirmeye davet ediyor.
DGG gönüllüleri, hedeflerini “Önceliğimiz gençlerin yaşam alanlarının dumansız hâle gelmesi; nihai hedefimiz ise herkesin rahatça nefes alabildiği bir Türkiye” sözleriyle özetledi.




