Ankara'da Libya askeri heyetini taşıyan uçağın düşmesine ilişkin soruşturmada görevlendirilen 4 savcı ve 1 başsavcıvekili koordinesindeki ekip, kazanın teknik ve istihbari boyutlarını titizlikle inceliyor. Soruşturma dosyasından sızan bilgiler, Türkiye’nin kazanın "kaza mı yoksa müdahale mi" olduğu sorusuna yanıt aradığını gösteriyor.
Kara kutu Londra'da çözümleniyor
Kazanın en somut verilerini barındıran kara kutu (Flight Data Recorder ve Cockpit Voice Recorder), uçuş verilerinin ve pilot kabinindeki ses kayıtlarının deşifre edilmesi amacıyla İngiltere’nin başkenti Londra’ya gönderildi. Buradan gelecek raporun, uçağın teknik bir arıza mı yaşadığı yoksa bir dış müdahaleye mi maruz kaldığı sorusuna ışık tutması bekleniyor.
TÜBİTAK çalışmalara dahil oldu
Uçağın düşüş anına ilişkin çevredeki tüm kamera kayıtları TÜBİTAK’a teslim edildi. TÜBİTAK uzmanları görüntü iyileştirme teknolojilerini kullanarak uçağın düşüş açısını ve hızını saptayacak. Havada herhangi bir patlama, ateşleme veya dış müdahale emaresi olup olmadığını dijital olarak analiz edecek.
İstihbari Sorgulama: "Dış Bağlantı Bulunmadı"
Heyeti Ankara’ya getiren ve aralarında bir Güney Kıbrıs vatandaşının da bulunduğu mürettebatın istihbari sorgulaması tamamlandı. Yapılan derin araştırmalar sonucunda, mürettebatın herhangi bir terör örgütü veya dış istihbarat birimiyle bağlantısının bulunmadığı öğrenildi. Bu gelişme, sabotaj ihtimalini zayıflatırken "teknik arıza" ihtimalini güçlendiriyor.
Libya’dan bakım kayıtları istendi
Savcılık, diploması kanallarını kullanarak Libya makamlarına resmi bir müzekkere yazdı. Bu kapsamda uçağın kiralandığı şirket ve kiralama süreci, uçağın geçmişe dönük tüm periyodik bakım ve parça değişim kayıtları, son teknik kontrolleri yapan personelin isim listesi talep edildi.
Kaza kırım bölgesinden alınan biyolojik numuneler üzerindeki çalışmalar sonucunda, Orgeneral Al Haddad dahil kazada hayatını kaybedenlerin tamamının DNA profillemesi ve kimliklendirme işlemleri tamamlandı.



