Arnavutluk’ta yolsuzluk iddiaları, artan yaşam maliyetleri ve eğitim harcamalarına karşı aylardır süren protestolar 13 Ekim’den itibaren şiddetlenerek ülke geneline yayıldı. Başkent Tiran başta olmak üzere Dıraç, İşkodra, Lezhë, Vlora, Ergiri ve Görice kentlerinde eylemciler ile çevik kuvvet ekipleri arasında çatışmalar yaşandı. Göstericilerin kamu binalarına ve işletmelere yönelik saldırılarına emniyet güçleri tazyikli su, göz yaşartıcı gaz ve copla müdahale ederken olaylarda onlarca polis yaralandı.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: ABD'nin yaklaşımı dünyadaki sorunları artırabilir
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: ABD'nin yaklaşımı dünyadaki sorunları artırabilir
İçeriği Görüntüle

Eğitim Bakanlığı ateşe verildi

BBC Arnavutluk servisinin bildirdiğine göre protestolar sırasında Eğitim Bakanlığı binasının bir katı ateşe verildi ve çevredeki bazı kamu binalarında yangın çıktı. Eylemler esnasında bacağı kırılmış halde acı içinde taşınan genç bir eylemcinin görüntüleri tepki topladı. Yetkililerin konuya dair özür beyanlarına karşın sokaklardaki hareketlilik yatışmadı.

Yaz aylarında Tiran'da yaklaşık 135 gün boyunca sürdürülen ve Başbakan Edi Rama’nın istifasını talep eden gösterilerde pembe flamingo figürleri eylemlerin sembolü oldu. Hareketin ilk çıkış noktası, Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile bağlantılı olan ve Vlora yakınlarındaki Adriyatik kıyısında planlanan lüks turizm ve konut projesine yönelik çevre itirazlarıydı. Göstericiler projenin bölgedeki flamingoların yaşam alanını tahrip edeceğini savundu. Çevre tartışmasıyla başlayan süreç zamanla hükümetteki üst düzey isimlerin soruşturulması, bir başbakan yardımcısının ülkeyi terk etmesi ve diğerinin istifasının istenmesiyle derinleşen yolsuzluk iddialarına dönüştü.

Gençler ve öğrenciler eylemlerde: "Bu Arnavut gençliğinin sesi"

Üniversite harçları ile kitap masraflarının yüksekliğini protesto eden üniversite öğrencilerinin eylemlerine ortaokul öğrencileri de dahil oldu.

BBC’ye konuşan Livia adlı protestocu, beş aydır süren barışçıl gösterilerin hükümet tarafından "aşağılanma, alay ve küçümsemeyle" karşılandığını dile getirerek bu tutumun protestocuların sesini duyurmasına izin verilmeyeceği mesajını taşıdığını söyledi.

Brunela isimli bir diğer protestocu ise hükümet ve medyanın reaksiyonuna dair endişesini şu sözlerle ifade etti:

"Bu sadece benim sesim değil, Arnavut gençliğinin sesi."

Rama muhalefeti ve dış müdahaleyi suçladı, istifayı reddetti

Pembe flamingo sembolünü kullanan protestocular herhangi bir siyasi partiyle bağları olmadığını belirtirken, eylemlerde hem Başbakan Edi Rama hem de ana muhalefetteki Demokrat Parti lideri Sali Berisha hakkında tutuklama sloganları atıldı.

Zarar gören kamu binalarını inceleyen Başbakan Edi Rama, muhalefeti şiddeti kışkırtmakla itham etti. Berisha’nın geçmişte de ülkeyi kaosa sürüklediğini savunan Rama, muhalefetin ilerlemeyi engellemek için yeniden şiddet yöntemlerine sarıldığını öne sürdü. İstifa etmeyeceğini duyuran Başbakan Rama, "hükümetin protestocuları dinleyeceğini, meşru kaygıları gidereceğini ve ülkenin ilerlemesini sağlayacağını" açıkladı.

Olayların tırmanmasının ardından Arnavutluk medyasında yabancı istihbarat örgütlerinin olaylara karıştığı ve Sırbistan’ın Arnavutluk’un Avrupa Birliği üyelik sürecini engellemek istediği iddiaları gündeme taşındı. Başbakan Rama da yabancı güçlerin ülke istikrarını hedef aldığını savundu; ancak BBC’nin haberinde söz konusu yabancı müdahale ve istihbarat iddialarına dair doğrulanmış bir kanıtın bulunmadığı kaydedildi.

Kaynak: Haber Merkezi