Artvin, yeni bir maden projesi gerilimiyle karşı karşıya. Arhavi ve Hopa ilçelerindeki toplam 10 köyü içine alan maden sahası ihalesi, toprağını ve su kaynaklarını korumak isteyen bölge halkını sokağa döktü. Projenin hayata geçirilmesi durumunda toprağın, havanın ve temiz su kaynaklarının zehirleneceğini ifade eden yurttaşlar, doğanın yıkıma uğrayacağı gerekçesiyle tek ses olarak ihalenin iptalini talep ediyor.

HES ve orman kıyımlarından sonra şimdi de maden tehdidi
Maden projesinin kapsadığı alanın büyüklüğü ve yaratacağı çevre tahribatı bölgede geniş çaplı bir endişe dalgası yaratmış durumda. ANKA Haber Ajansı’ndan Uğur İstanbullu'ya konuşan Arhavililer, bölgenin daha önce HES projeleriyle susuz bırakıldığını ve orman kıyımlarıyla doğanın tahrip edildiğini hatırlattı. Maden faaliyetleriyle birlikte tarım alanlarının ve doğal yaşamın geri dönülmez biçimde zarar göreceğini kaydeden yurttaşlar, Arhavi’de yaşamın ciddi bir tehdit altına gireceğini vurguladı.
Yöre halkı tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
"Güzelliğimizi mahvettiler, daha da mahvolmasını istemiyoruz. Bu güzel vatanı neden yok etmek istiyorlar anlamıyoruz. Gurbette yaşayanlar bile memleketine sahip çıkmak için geri geliyor. Erzincan ve Giresun’daki örnekleri gördük, aynı şeylerin burada yaşanmasını istemiyoruz."
"Dedelerimizden kalan mirası korumak istiyoruz"
Bölgede planlanan maden çalışmasına karşı torunlarının geleceği için mücadele ettiklerini belirten bir Arhavili yurttaş, "Memleketimizi bırakmak istemiyoruz. Madene hayır diyoruz. Torunlarımız için mücadele ediyoruz. Plargete’de kesinlikle maden istemiyoruz, sokmayacağız. Gelmeye de kalkmasınlar" ifadelerini kullandı.
Köyünde kalıp tarımsal üretime devam etmek istediğini söyleyen bir başka vatandaş ise "Köyümüzde yaşamak, çayımızı, fındığımızı üretmek istiyoruz. Dedelerimizden kalan mirası aynı şekilde sürdürmek istiyoruz. Maden faaliyetlerini kesinlikle istemiyoruz" derken, Emine Topal isimli vatandaş ise tepkisini, "Maden de HES de istemiyoruz. Betonlaşmaya karşıyız. Doğamızı zehirleyecek hiçbir faaliyeti kabul etmiyoruz" sözleriyle aktardı.
Zonguldak Ereğli’den bölgeye destek vermek için gelen bir yurttaş da, "Arhavi çok güzel bir yer. Bu doğada maden yapılmasını istemiyoruz. Maden demek yıkım demek. Bu nedenle madene karşıyız" diye konuştu.
Demir Akın: "Temiz Suyun üzerine siyanür eklenmek isteniyor"
Hopalı Demir Akın, maden projesini sert sözlerle eleştirerek yürütülen faaliyetlerin bir sömürü düzeninin parçası olduğunu savundu. Akın, vadilerin ve su kaynaklarının hayati önemine değindiği konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Olağanüstü bir sömürü düzeni işlemeye devam ediyor. Bu sadece Arhavi’de değil, Artvin’de ve tüm Türkiye’de yaşanıyor. Sermaye, ülkenin en değerli varlıkları olan madenlere yöneliyor. Oysa bu bölgede, örneğin Kamilet Vadisi’nde akan suyun değeri ölçülemez. Büyük şehirlerde insanların içebileceği temiz suyun üzerine siyanür eklenmek isteniyor. Bu resmen cinayettir. Buna asla izin vermeyeceğiz."
Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu: "Bölge Eğimli ve Heyelana Hassas"
Maden projesinin teknik ve coğrafi risklerine dikkat çeken Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu ise sürecin arka planını ve neden karşı olduklarını bilimsel gerekçelerle ortaya koydu. Doç. Dr. Kurdoğlu, bölgedeki ortak direnişe vurgu yaparak şunları söyledi:
"Arhavi’deki maden süreci oldukça eskiye dayanıyor. MTA’nın yaptığı çalışmaların ardından saha ihaleye açıldı. İhalenin ardından arama ve işletme ruhsatı süreçleri gelecek. Arhavi’de 9, Hopa’da 1 köy olmak üzere toplam 10 köy ihale kapsamında. Bölge halkı Arhavi, Hopa, Kemalpaşa, Rize, Pazar ve Fındıklı’dan destekle direniyor. Bu kadar eğimli ve heyelana hassas bir bölgede madencilik ciddi zararlara yol açacaktır. Başından beri buna karşıyız. Yetkililer ‘yapılmayacak’ diyor."




