Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 2026 yılı için yapacağı ilk toplantıya günler kala, komisyon yapısında değişiklik önerileri tartışılmaya devam ediyor. Çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, komisyona dair kritik değerlendirmelerde bulunarak yapılacak yapısal değişikliklerin “sembolik” olacağını söyledi.

“Komisyonun yapısı değil, hangi kurallarla karar aldığı önemli”

Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Çelik, ANKA’ya yaptığı açıklamada, asgari ücret komisyonuna dair temel sorunun temsil oranı değil, karar alma ilkelerinin belirsizliği olduğunu vurguladı:

SON DAKİKA: Akaryakıtta dev zam pompaya yansıdı! 25 Temmuz güncel benzin, LPG ve motorin fiyatları ne kadar oldu?
SON DAKİKA: Akaryakıtta dev zam pompaya yansıdı! 25 Temmuz güncel benzin, LPG ve motorin fiyatları ne kadar oldu?
İçeriği Görüntüle

“Şimdiye kadar komisyon herhangi bir ilke ya da kurala göre karar almamıştır. Son yıllarda hükümet ne istiyorsa o asgari ücret olmuştur. Komisyon üyeleri asgari ücreti televizyondan öğrenmiştir.”

“Hükümet temsilcisinin 5’ten 1’e düşmesi göz boyama”

TÜRK-İŞ’in bu yıl komisyona katılmayacağını açıklamasının ardından, hükümetin komisyon temsilci sayısını azaltmayı önerdiği iddialarını değerlendiren Çelik, bu değişikliğin çözüm üretmeyeceğini belirtti:

“Hükümetin temsilcisinin beşten bire düşmesi sembolik bir adımdır, göz boyamadan öteye gitmez. Komisyonda taraflar zaten blok halinde hareket ediyor.”

Asgari ücret komisyonu 12 Aralık’ta toplanıyor

Komisyon, 2026’da geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere 12 Aralık Cuma günü saat 14.00’te Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda toplanacak. Ancak toplantı öncesi, komisyonun etkinliği ve bağımsızlığına ilişkin tartışmalar büyüyor.

“Komisyon fiilen lağvedildi, müzakere yapılmıyor”

Çelik, komisyonun uzun süredir işlevini yitirdiğini savunarak şunları söyledi:

“Komisyon artık bir mizansene dönüştü. Eskiden müzakereler yapılır, TÜİK geçim maliyetine ilişkin hesaplar sunardı. Artık bunların hiçbiri yok. Fiilen bir komisyon varmış gibi davranılıyor.”

“Bastırılmış enflasyonla asgari ücret hesaplanamaz”

Kamuoyunda dolaşan yeni yıl ücret beklentilerinin “ölümü gösterip sıtmaya razı etmek” olduğunu belirten Çelik, resmi enflasyonun tek kriter olarak kullanılmasının yanlış olduğunu ifade etti:

“Asgari ücret bir geçim ücretidir. Enflasyon doğru olsa bile sadece enflasyona endeksli bir asgari ücret belirlemek yanlıştır. Bir işçinin yaşam maliyeti 35-40 bin TL, dört kişilik ailenin yoksulluk sınırı ise 90 bin TL’nin üzerindedir.”

“Asgari ücret, kişi başı GSYH’nın altında olmamalı”

Çelik, asgari ücrette temel ölçütün ekonomik büyüme ve kişi başına düşen gelir olması gerektiğini belirtti:

“2026 yılı için kişi başı GSYH tahmini aylık 75 bin TL. Bunun yüzde 60’ı esas alınırsa asgari ücretin net tabanı 38 bin TL’dir. Yüzde 65–70 oranı esas alınırsa asgari ücret 45–50 bin TL bandına çıkar.”

Bu kriterin kanuni düzenlemeyle güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

“Asgari ücretteki erişim, ücretlilerin yoksullaştığını gösteriyor”

Prof. Dr. Çelik, asgari ücretin milli gelirdeki payının azalmasının, Türkiye’de bölüşüm ilişkilerinin kötüleştiğini belirtti:

“Asgari ücret artık ortalama ücret haline geldi. Hem enflasyon hem de milli gelir açısından geriliyorsa bu, ücretli çalışanların yoksullaştığı anlamına gelir.”

Kaynak: ANKA