Gün ortasında güneşin altında yürürken soluklanacak bir gölge, çantada unutulmamış bir şişe su ya da başı koruyan bir şapka… Eskiden küçük birer detay olan serinletici yöntemler, bugün hayati önlemler hâline geldi. Çünkü sıcak hava artık sadece mevsimsel bir rahatsızlık değil, doğrudan halk sağlığını tehdit eden bir mesele.

Her yaz biraz daha ısınıyoruz. Giderek daha uzun süren sıcak hava dalgaları, özellikle çocuklar, yaşlılar, açık alanda çalışanlar ve kronik hastalığı olan bireyler için görünenden çok daha büyük riskler taşıyor. Vücut bu aşırı sıcaklara karşı alarm durumuna geçiyor: Terleme, sıvı kaybı, tansiyon değişiklikleri, bayılma, baş ağrısı, kas krampları… Üstelik bu tabloya bir de ekonomik eşitsizlikler eklendiğinde –örneğin serinleyebileceği bir alanı olmayanlar ya da suya kolay ulaşamayanlar düşünüldüğünde– tablo daha da ağırlaşıyor.

Peki bu sıcaklarla nasıl başa çıkacağız? En çok kimler risk altında? Evde, sokakta, işte ve yolda nelere dikkat etmek gerekiyor? Tüm bu soruları Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Deniz Odabaş’a sorduk.

Prof. Dr. Odabaş Risk Gruplarını Açıkladı: “Bazı Bedenler Daha Hassas”

Yüksek sıcaklıkların herkesi etkilediğini ancak bazı bireylerin bu etkiye karşı çok daha savunmasız olduğunu belirten Prof. Dr. Deniz Odabaş, risk gruplarını şöyle sıralıyor:

“Kalp, yüksek tansiyon, şeker, astım, KOAH gibi solunum sistemi hastalıkları ya da kanser gibi kronik hastalıklara sahip olanlar; 65 yaş ve üzeri bireyler; dışarıda uzun saatler boyunca çalışanlar (tarım, inşaat, yol yapımı gibi alanlarda); yenidoğanlar ve beş yaş altı çocuklar; gebe ve emziren kadınlar; engelli bireyler; obez bireyler; evsizler ve yoksullar yüksek sıcaklıklardan daha fazla etkilenir.”

İstanbul’da Ölüm Riski Yüzde 20 Artıyor

Sıcak hava dalgalarının halk sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin somut verileri de paylaşan Prof. Odabaş, Aralık 2024’te yayımlanan önemli bir çalışmaya işaret ederek şunları kaydetti:

“Yılmaz ve arkadaşlarının Environment, Development and Sustainability dergisinde yayımladığı araştırmaya göre, 30 derecenin üzerindeki sıcak hava dalgaları İstanbul’da 65 yaş üzerindeki bireylerde ölüm riskini yaklaşık yüzde 20 oranında artırıyor.”

Araştırma: Şiddete maruz kalan çocuklarda akademik başarı düşüyor, şiddet eğilimi artıyor
Araştırma: Şiddete maruz kalan çocuklarda akademik başarı düşüyor, şiddet eğilimi artıyor
İçeriği Görüntüle

Sağlık Bakanlığı’nın da Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile iş birliği içinde verileri izlediğini belirten Odabaş, sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkması durumunda kamuoyuna çeşitli uyarılar yapıldığını hatırlatarak şunları kaydetti;

"Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından geçen hafta yapılan uyarıda özellikle risk grubunda bulunan bireylere, öğle saatlerinde dışarıda bulunulmaması gerektiği, dışarı çıkmak zorunda olanlara, geniş şapka kullanmaları, güneş gözlüğü takmaları, açık renkli kıyafetler giymeleri ve güneş kremi kullanmaları yönünde önerilerde bulunuldu.

Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü yaptığı uyarıda sıcak havalarda vücutta sıvı kaybının arttığına dikkat çekilerek, "Bu dönemlerde bol su tüketilmesi, yetişkin bireylerin günlük 2,5-3 litre (10-12 bardak) su içmesinin yanı sıra sıcak havalarda besin zehirlenmeleri ve ishal vakalarında artış olması nedeniyle "Açıkta satılan yiyecekler tüketilmemesi" yönünde önerilerde bulunmuştur. Toplu tüketilen yiyeceklerde dikkatli olunması, mümkünse evde pişirilen ve saklama koşulları bilinen gıdaların tercih edilmesi, özellikle dışarıda satılan ve açık havada bozulma ihtimali olan çiğ tüketilen besinlerden de bu dönemde kaçınılması", ishal, bulantı, kusma, ateş gibi belirtiler görülmesi durumunda zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna, özellikle aile sağlığı merkezlerine başvurulması gerektiği hatırlatılmıştır.”

Halk Sağlığı İçin Basit Ama Etkili Önlemler

Çocukların, bebeklerin, engelli bireylerin ve yaşlıların susuzluk hissini ifade edememeleri ya da fark edememeleri nedeniyle çok daha fazla risk altında olduklarını vurgulayan Prof. Dr. Odabaş, sıcak havalarda vücudun ısı dengesini sağlamak için gösterdiği fizyolojik tepkileri şöyle açıkladı:

“Dış ortam sıcaklığı vücut sıcaklığının üzerine çıktığında vücut serinlemek için terler. Ancak nem oranı yüksek olduğunda bu ter buharlaşamaz ve vücut daha fazla zorlanır. Su ve tuz kaybı yaşanır. Kalp ya da böbrek hastalıkları olan bireyler kullandıkları ilaçlar nedeniyle su-tuz dengesini koruyamaz. Bu da baş dönmesi, bitkinlik, şuur kaybı gibi ciddi semptomlara yol açabilir.”

Toplumun Sık Yaptığı Hatalar

Aşırı sıcaklarla başa çıkmak için doğru bilinen yanlışlara da değinen Odabaş, özellikle şu hatalara dikkat çekiyor:

  • "Vantilatör kullanımı 35°C üzerindeki ortamlarda etkili değildir.

  • Susamadan su içilmeli, vücut sıvı kaybı önlenmelidir.

  • Sentetik olmayan, açık renkli ve bol kıyafetler tercih edilmelidir.

  • Baş, mutlaka bir şapka ya da kep ile korunmalıdır."

Ayrıca Türkiye Beslenme Rehberi 2022’ye göre sıvı ihtiyacının öncelikle suyla karşılanması gerektiğini belirtiyor. Su içmekte zorlanan bireyler için nane, limon ya da çubuk tarçınla aromalandırılmış alternatifler öneriyor.

“Günün En Sıcak Saatlerinde Dışarı Çıkmayın”

Prof. Dr. Odabaş’ın özellikle vurguladığı sıcaktan korunma önerileri şöyle:

  • 12.00–14.00 saatleri arasında dışarı çıkmaktan kaçının.

  • Gölgede kalın, serin alanlarda zaman geçirin.

  • Park halindeki araçlarda çocuk ya da hayvan bırakmayın.

  • Evin içindeki ısıyı azaltmak için panjur veya kepenk kullanın.

  • Elektrikli aletleri mümkün olduğunca az çalıştırın.

  • Yazın oda ısısı 22–24°C'yi geçmemelidir.

  • Ilık duş alın, hafif nevresimler tercih edin.

  • Şekerli, alkollü ve kafeinli içeceklerden uzak durun.

Muhabir: Nur Yıldız